Hasan Bülent KAHRAMAN
Hadiseleri büsbütün yerli yerine oturtmak ve gerçekleri mesela şu "manidar" veya "anlamlı" sözcüklerinin sınırları dışında görebilmek için galiba bir itirafta bulunmak gerekiyor: Türkiye, post-Kemalist döneme hazırlıksız girdi.
Doğrudur, askeri vesayet geniş ölçüde geriletildi; başörtüsü sorunu büyük ölçüde aşıldı; yargı bürokrasisini kırmak için epey yol alındı, Anadolu nüfusunun şehre taşınması için büyük çaba harcandı. Bunların hepsi bir arada, daha 2000'li yıllarda 2. Dünya Savaşı yıllarını yaşayan "devleti" dönüştürmek bakımından çok güçlü girişimlerdi.
Onlara Kürt konusundaki gelişmeleri eklemek gerekir. Türkiye'nin o askeri devleti ayakta tutmak için yumuşak karnı olarak kullandığı bu sorunun çözümü hepsinden önemliydi. Bu sahadaki kazanımların somutlaşması halinde diğerlerinin toplamından daha büyük bir viraj alınacağı bilhassa "onların" malumuydu. Onlar, devletin açık yaralarını kanatmasını bilenler ve o kandan menfaat umanlardır.
Sözünü ettiğim sorunların oluşturduğu o bütün, belli bir devlet anlayışını belli bir bürokrasi anlayışıyla iç içe geçiriyordu. Önemli ölçüde değişen o dokudur.
***
Fakat bütün bu gibi durumlarda olduğu gibi, arkadan gelen dönemin, yani katı bir devlet-bürokrasi hâkimiyeti döneminin peşinden gelen dönemin, sivil olması beklenir. Sancı orada gösterir kendisini. Eğer o sivilleşme somut bir çerçeve içine alınmaz ve sağlam bir dokuya kavuşturulmazsa ilk kımıltıda bu yumuşak zemin çatlar.
Türkiye'de de öyle oldu. Oluyor. Aşılan bürokrasi bu defa başka bir bürokrasiyle ikame edildi. "Paralel devlet" diyor buna Başbakan. Yargı bürokrasisi ilk haliyle dönüştürüldüyse de bugün başka bir müdahale söz konusu. Şunun veya bunun haklı olması gerçeği değiştirmiyor. Ortada devlete karşı operasyon yapan bir devlet var. Merkezi idare buna göz yummayacağına göre bugünkü sorun daha bir süre bu şekilde devam edecek.
Öte yanda büyük kentsel dönüşümün ürettiği sorunlar su yüzüne vurdu. Yolsuzluklar değil sadece sıkıntı. Onun çok ötesinde kentsel dönüşümün bizatihi kendisinden kaynaklanan kısıtlamalar, çelişkiler, çıkmazlar var işin içinde. Bugüne kadar, kentsel plana yansıyan makro taleplerin karşılanması belki kolaydı. İşin içine daha ince beklentiler girince yeni dinamiklerin üretilmesi gerekiyor.
Kürt meselesi yeniden büyük cesametiyle yavaş yavaş beliriyor. Herkes o konuya dönmek için tozun ve dumanın yatışmasını bekliyor. İmralı dahi bu konuda belli bir tutum içine girmek zorunda hissetti kendisini. Fakat bu türden bir sorunun durgunluk yaşaması bile iç sürtüşmeleri, çekişmeleri ve zıtlaşmaları doğuracak kapasitededir. Türkiye'nin öncelikli sorunu dün Kürt meselesiydi. Bugün de Kürt meselesi olmaya devam ediyor.
***
Bu şartlar bir büyük soruyu biçimlendiriyor: bundan sonra ne olacak?
Sıfır noktasında değiliz. Bugün cereyan eden büyük devlet sorununa rağmen iki noktada insan ferahlık duyabilir. Birincisi, bu hamleler pre-modern (modernlik öncesi) bir devlet örgütlenmesinden, bir devlet-toplum ilişkisinden ve onun içine dönük, dışına kapalı yapısından kurtulma faaliyetidir. Yani son on yılda siyasal iktidarı oluşturan büyük doku modernlik öncesi niteliğinden uzaklaşıp modernliğe sıçrıyor.
İkincisi, insanlar bu yoldan siyaset yapıyor. Zaten son on yılın en büyük gerçeği siyasal toplum sınırlarının genişlemesiydi. O sınırlar şimdi büsbütün genleşecek. Geriye bir tek şey kalıyor: hem demokrasinin hem modernliğin büsbütün temellenmesi için sivilleşmenin ve özgürlüğün sınırlarını büyütmek şart. Ön şart.
Feodal yapıdan ön-modern yapıya geçiş sancılıydı. Ön modernlikten modernliğe geçişin de sancıları olacaktır. Bir manada bugüne kadar Türkiye'yi getiren siyasetin, siyasal mekanizmanın ve siyasal dinamiklerin bir tür rehabilitasyonu bu.
Bitmeyen demokrasi maceramızda bir aşama demeyelim mi?...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları





































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2025
18.08.2025
17.07.2025
20.06.2025
13.05.2025
5.05.2025
6.03.2025
26.02.2025
13.02.2025
6.01.2025