Hasan Bülent KAHRAMAN
AB ile olan ilişkilerin geldiği nokta hakkında düşünüyordum birkaç gündür. Daha doğrusu o ilişkilerin Avrupa kavramı içinde nereye oturduğunu, Avrupa'nın bugün ne ifade ettiğini kendi kendime soruyordum.
Ne zamandır aklımda doğrudan Avrupa düşüncesinin oluşumuyla ilgili bir ders vermek var. O nedenle birçok kitap karıştırıyordum. Euro ile birlikte başlayan sıkıntılar, "ortak Avrupa" düşüncesinin imkânları, Avrupa'nın tekil mi çoğul mu bir kültür olduğu, şimdi çok görünür ve etkili hale gelmiş İslam'ın Avrupa bilincinin bugünkü konumunu belirlemekteki işlevi derken şu son öldürüm olayının haberleri ve ardından yazılan yazılar, görüşler dökülmeye başladı. "Avrupa insanının sonu" falan başlıklı makaleler gördüm.
Bir yazı başlığı olarak elbette ilginç ama geçenlerde yitirdiğimiz Jorge Semprun ile Sarkozy'nin gadrine uğrayan, bir zamanlar adı Fransa Cumhurbaşkanlığı için geçenDominique de Villepin'in tam da bu adda, Avrupa İnsanı (Agora Kitaplığı), bir kitapları vardır. Son derecede çarpıcı görüşler ileri sürülür.
Var mıdır böyle bir insan denilirse, evet vardır. Elbette vardır. Ama karmaşıktır. Kolay, basit ve sıradan bir biçimde kavranamaz. Son kertede Yahudi-Hıristiyankültürünün, Hellen uygarlığının, Rönesans'ın ve Fransız Devrimi sonrası ulusçuluk anlayışının içinden oluşturulmuştur bu tarih. Kendi içinde de sayısız dönemeçleri vardır. Örneğin yukarıda Hellen uygarlığından söz ettim. Leonard Barkan'ın çok etkileyici kitabı (Unearthing the Past: Archeology and Aesthetics in the Making of Renaissance Culture) okunduğu zaman görülür ki, bu uygarlık öyle her dönemde, sürekli bir biçimde mevcut ve herkesin baştan benimsediği bir şey değil. Rönesans'ta bu kültür keşfedilmiş. Tekrar unutulmuş veya uyutulmuş. Sonra bir kere daha keşfedilmiş. (Bu tarih de Suzanne Marchand'ın kitabından izlenebilir: Down from Olympus: Archaeology and Philhellenism in Germany, 1750-1970.)
Bu tarihin karılmasında, yapılmasında bir Müslüman "etkisi" yok mudur? Vardır. Fakat bütün Avrupa düşüncesi onu yok saymak, silmek üzerine inşa edilmiştir. İspanya'nın güneyindeki, Endülüs'teki etki, hatta Fransa'nın Poitiers kasabasındaki tarih bu bakımdan bir mağdurlar tarihidir.
Avrupa o kültürden kendine kalanları mirasyedi gibi harcamamıştır, tersine nekes bir tüccar gibi hepsine sahip çıkmıştır ama gizlicesine. O birikimi kendi kültürüne yedirmiştir. İşte John Freely'nin Alaeddin's Lamp isimli kitabı ortada duruyor. Yunan biliminin nasıl Müslümanlık üstünden Batı bilimine intikal ettiğini seller sular gibi anlatıyor. Bunlar zaten bilinen şeyler. Avrupa ise bu bilineni bir bilinmeyene dönüştürüyor. Kendi tarihini kendisiyle başlatıyor. O kadar büyük bir kültür inşa ettiği için de bu "gizli hücreler" kapıları hiç açılmadan öylece duruyor.
Bunları düşünürken Oxford Üniversitesi'nde Arkeoloji okumuş ve şimdi Michigan Üniversitesi sosyoloji bölümünde bir doktora tezi yazıp, ulusalcılıkla arkeoloji ilişkisini irdeleyen bir genç aday ziyaretime gelip benimle bu tarihin Türkiye kısmını konuşmak istedi.
Ona 1930'lardaki ulusalcılıktan, DTCF'nin açılışından, Türk Tarih Tezinden, Mavi Anadolu'culuktan bahsettim. Bir anlamda Batılılaşma tarihimizin yakın durakları. Bütün bunları dinledikten sonra bana heyecanla bir soru sordu: bugün, dedi, Batı/cılık Türkiye için, halk için, toplum için ne ifade ediyor?
Genç arkadaşımız Konya'dan gelmişti ve kendisine anlatılanlarla orada gördükleri arasında bir fark bulmuş, şaşırmıştı. Türkiye'nin "bu derecede muhafazakârlaştığı" konusunda bir bilgisi yoktu. O da ne oluyor sorusunu kendisine soruyordu.
"Muhafazakârlaştığımız" saptamasına katıldığımı söyledim.
Doğrudur, Türkiye her geçen gün biraz daha fazla İslami yaşamla kendisini özdeşleştiriyor. Gece gündüz radyolar, televizyonlar nasıl İslam'a göre yaşayacağımızı anlatıyor bize. Öyle olmadığını söyleyen araştırmalar yayınlansa da"örtünenlerin" sayısında da bir artış vardır; en azından daha fazla görünür bir noktadalar. Ama bunların hepsininkültürel olduğunu, siyasal muhafazakârlığın yanımızdan bile geçmediğini, hele sosyal muhafazakârlığın ise bir hayalden ibaret kaldığını anlattım.
Bütün bunlardan sonra da Avrupa'nın bugünkü Türkiye'de ne ifade ettiğine geçtim. Size de onu cuma günü anlatayım.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları








































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2025
18.08.2025
17.07.2025
20.06.2025
13.05.2025
5.05.2025
6.03.2025
26.02.2025
13.02.2025
6.01.2025