Hasan Bülent KAHRAMAN
Bu işlere aklı erenler Cemaatin/ Hizmet'in ciddi bir hata yaptığını, gücünü iktidara dayanarak oluşturmuş bir hareketin ondan mahrum kaldığında zayıflayıp çökeceğini düşünemeden hareket ettiğini ve gidip sert kayaya başını vurduğunu yazıyorlar. Tabii ki, doğru bir değerlendirme. Ama ben işi biraz daha derinleştirip bu Cemaat- hükümet/ iktidar çatışmasının başka boyutları olduğunu da belirtmek isterim.
Bir kere Cemaat, büyük ölçüde Anadolu sermayesiyle hareket ediyordu. O sermayenin büyümesi, güçlenmesi, gelişmesi ve büyük şehirde kendisine yer edinmesi için çalışıyordu. Onun sağladığı güçten pay alarak kendisi de yerini, varlığını pekiştiriyordu.
Türkiye'deki bütün Müslüman hareketlerin çekirdeğinde bu anlayış yatar. Bugünkü hükümeti de bu büyük hamle doğurmuştur. Fakat o hareketler, bırakın dışında kalan kuvvetlerle olan çelişkisini, kendi içinde bile zaman zaman bu stratejiden kaynaklanan çatlamalar yaşamıştır. Öncelikle, küçük Anadolu sermayesiyle büyük şehre yerleşmiş büyük Anadolu sermayesi arasındaki zıtlaşmadır o.
Ak Parti bu gelişmenin doruk noktasıdır. Bu yönde ileride daha ayrıntılı bazı analizler yapmak istesem de, şuracıkta belirteyim, Anadolu sermayesinin güçlendirilmesi, büyük şehre taşınması ve nihayet küreselleşmesinde Ak Parti nihai rolü oynadı, son noktayı koydu. Bugün Anadolu sermayesinin dışında kalan farklı (küresel diyorum ona) bir sermaye daha oluştu Türkiye'de ve Ak Parti onunla elbette sistemin gerekli kıldığı şekilde temas halinde.
Cemaatin görmediği bu gelişmeydi. Sadece Anadolu sınırları içinde kalarak ve o sermayeyi dünyaya niteliğini değiştirmeden açabileceğini sanarak hareket etti. Veya içine kapalı, kendisine ait, küresel sermaye ve ideolojisinden hiç etkilenmeyen bir sermaye hareketini sonuna kadar sürdüreceğini varsaydı. Bunu temellendirmek maksadıyla da modernleşmenin kendisini bir tarafa bırakıp, modern bir İslam yorumuna sahip çıktı. Halbuki, modernleşme, İslam'ı da kuşatacak bir dinamikle Türkiye'deki Müslüman çevreleri dönüştürüyordu. Bunu da Müslüman/ İslami ideolojinin küreselleşmesi olarak kaydedelim.
Hizmet, pozitivist bir anlayışla ama onunla da sınırlı kalarak hareketi yürütmeyi yeterli görürken, bunun aracı (haydi, şatafatlı kavramıyla söyleyeyim modus vivendi'si) devleti kontrol etmekti. Bu, geleneksel bir yöntemdi. Gerektiğinde o devleti ve araçlarını müttefiklerine karşı da kullanabilecekti hareket.
Ne var ki, o model, hareketin gizli, örtülü, yer altında kalmasını zorunlu kılıyordu. Oysa Türkiye'deki dinamikler Ak Parti iktidarını desteklemiş, onun büsbütün güçlenmesine yol açmıştı ve iktidar, tabanına, devlete hâkim olduğunu doğrudan doğruya, apaçık bir biçimde, bir iktidar ifadesi olarak belirtiyordu. Bu, dört başı mamur bir pozisyondu. Hem sermayesi vardı, hem devleti gerçek bir iktidar manasında kontrol ediyordu hem de iktidarını açık, berrak şekilde ortaya koyuyordu; yani siyasal bir hareket kuruyordu.
Böyle bakınca, Cemaatin sermaye, model ve ideoloji olarak bütün dayanaklarının çöktüğünü görmek kabil. Bunu fark edemeyince harakiri mantığı içinde kontrol ettiği devlet mekanizmalarını hükümete karşı acımasızca kullanmayı tek imkân olarak gördü ve kullandı.
Devletin iç organlarına, dehlizlerine ulaştığı ve onları denetlediği ve kullandığı için de trajik biçimde derin devlete dönüştü. Baştan beri meşruiyetini ve varlığını açık siyaset, ideolojik tutum ve devletle çarpışmak olarak konumlandırmış, kitleleri devlete karşı siyasallaştırmış Ak Parti'ye karşı devletin içinde örgütlenen, devletle bütünleşen ve böylece kitlelerle çelişen Cemaat anlayışı iktidar tarafından zorunlu bir politik yaklaşım olarak hedef alındı.
İşin özü, devletçi bir kesimle devlet karşıtı, küçük sermaye yanlısı bir kesimle küresel sermayeyi kavramış bir kesim arasındaki zıtlaşmaydı bu. Sonuna geldi.
Daima da böyle olmuştur...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları

































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2025
18.08.2025
17.07.2025
20.06.2025
13.05.2025
5.05.2025
6.03.2025
26.02.2025
13.02.2025
6.01.2025