Hasan Bülent KAHRAMAN
Fetih meselesi Türkiye'de başlı başına bir olgudur. Özellikle de muhafazakâr-milliyetçikesim açısından Fetih aşılamayacak bir semboldür. O kesimler bilinçlerini, benliklerini buFetih dönemecinde oluşturmuşlardır. Meselenin bu şekilde biçimlenmesinde Yahya Kemal'in esas rolü oynadığı kesindir. Kendi tarih/coğrafya ve kimlik anlayışını o da Fetih bağlamında inşa ediyordu. Ama ilk defa 1910'da İttihatçıların kimlik kurma döneminde başlayan bu kutlamalar ve o tarihten itibaren dalga dalga gelişen bu hadise sonunda farklı nesillerin antolojiler dolusu şiir yazmasına yol açmıştır. Yalçın Küçük bile Fatih hakkında bir kitap yazmaktan kendini alıkoyamadı.
Sonradan Müslüman muhafazakârlar Fetih'i daha fazla sahiplendiler. Erbakan Hoca bu konuyu ayrıca önemsedi. Her yıl yapılan gösterileri anımsıyorum. Karadan gemilerin çekilmesi, mehter takımlarının yürüyüşü bir 'iman tazeleme' gibiydi.
İstanbul'un alınmasının, Osmanlılara düşüşü çok büyük bir olaydır. Bugün bir klasik sayılan Steven Runciman'ın kitabı olayı enine boyuna anlatır. (Son olarak Roger Cowley'in çok daha popüler ama zevkli kitabını okudum. Öneririm.) Constantinople düşmüş ve dünya değişmiştir.
Bu bir hayal değildi, bir gecede de oluşmamıştı. Zamana bağlı bir gelişmeydi. Osmanlıların hayal bile edilemeyecek şekilde gerçekleştirdiği asıl iş bence Rumeli fütuhatıdır. Onun ardından içe doğru dışa doğru büyüyen halkalar şeklinde olay gelişmiş ve neticede Doğu Roma indirilmiştir. Öylece de Müslüman- Hıristiyan savaşı yeni bir şekil almıştır.
Fetih, büyük marifetidir Fatih'in. Fetih sırasında çektiği zorluklar, yapılan hatalar zaferinin büyüklüğünü gölgelemez. İstanbul'u öncelikle büyük iradesiyle fethetmiştir. Gemileri karadan yürüterek Haliç'e sokması bile başlı başına bir deha ve şahsiyet göstergesidir. Ama işi kotaran sadece irade değildir. Fatih çağının bütün bilgisiyle donanmış, aile bağları son derecede ilginç, kendi düşünce dünyası zengin bir Han'dı. Ayrıca neden başka bir yeri değil de, İstanbul'u Osmanlı'nın payitahtı yapmak istedi? Onu istemesi bile neyin peşinde olduğunu gösterir.
Bütün bunları bilmek gerekir. Ama bana göre bir o kadar, hatta ondan da fazla önemli olan husus Fatih'in Fetih sonrasında yaptıklarıdır. Sultan Mehemmed Han bir Rönesans insanıydı. Dünyada yaşananların farkındaydı. Fetih sonrasında kendisini Kayser-i Rumdiye adlandırması bir yana, o zaten öyleydi, yeni başkenti Yahudi, Rum ve Ermeni dini cemaatlerinin mevcudiyetini kabul ederek kurması, bilhassa Yahudi iskânları onunzihniyet ve tasavvur dünyasının boyutlarını gösterir. Balkanlar'da Franseskanlara verdiği haklar da bir başka göstergedir.
Kendi döneminin önemli bir şairiydi. Ama ondan öte, müthiş okuyan bir insandı. Rönesans'ın Hümanizma dolayısıyla başlayan tercüme anlayışından etkilenmişti denebilir mi, bilmiyorum fakat yanındaki kâtiplerin yabancı dillerden ona çeviriler yaptığı aşikârdır. Kitaplar seçiyor ve çevirtiyordu. Kendisi de diller biliyor, özellikle Batı'yı bütün antikitesiile birlikte izliyor ve kavrıyordu. İlyada'yı okuyuşu, Hektor'u merak edişi, Truva'yı gezişi, kökenlerini çok iyi bildiğim söylentilerle iç içe geçmiş bir yarı hakikattir ama Fatih'in evrenselliğini vurgular.
Bellini'yi davet etmesi, portresini yaptırması bütün bunların tacı olan bir harekettir, o da Fatih'in başını taçlarla donatmıştır. (Ama Nakkaş Sinan Bey'in yaptığı portre de mucizevi bir güzelliktedir.) Kısacası bir büyük kültür insanıydı, bir dünya lideriydi Fatih ve tıpkı hayranı olduğu Büyük İskender gibi Batı'yı anlama, sahiplenme bir Batı-Doğu bireşimikurma çabasındaydı.
Zaten, söyleyeyim, kültüre dayanmayan büyük ve kalıcı bir askeri zafer yok yeryüzünde.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Bilge ve bilgin Mete Tunçay
19.08.2025 - Sol dönüşüm ve kültür
18.08.2025 - Taşıyıcı koalisyonlar ve ormanın içindeki CHP
17.07.2025 - Türkiye için bir fırsat: CHP’de yeni kuşak siyaseti
20.06.2025 - ‘Radikal şıklar’, Kürtler ve Sırrı Süreyya ‘gerçeği’
13.05.2025 - Şark kültürü ve Sırrı Süreyya Önder: Küçük bir değini
5.05.2025 - ‘Demokrasi sosyal’ ve ‘ilk insan’
6.03.2025 - Avrupa, Avrupa’ya düşman
26.02.2025 - Muhalefetsiz toplum üstüne düşünceler ya da muhalefetin boğduğu muhalefet*
13.02.2025 - CHP’de sosyal demokratik bir dönüşümün zorunlulukları ve olanakları
6.01.2025
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları



































































faruk tuncay
Bu saatten sonra Türkler ve Kürtler birlikte yaşayamaz. PKK de Hükümet (devlet) de ötekini kandırmaya çalışıyor. Ayrılığı konuşmanın zamanı geldi de geçiyor bile!