Hasan Bülent KAHRAMAN
Madem 'devlet dersi'nden konuşmaya başladık, biraz daha devam edelim. En sevdiğim konudur. İki devlet var: soyut devlet- somut devlet. Soyut devlet kurulu, bir millete ait ve onun hukuki ve bürokratik yapısıdır. Türkiye Cumhuriyeti devleti budur. Soyut devlettir. Bir kurum olarak, örgütsel nitelikleri ve kapasitesi, o arada mekanik imkânları nedeniyle elbette ayakta kalmasını, devam etmesini ve güçlü olmasını isterim. Bu ülkedeki üniversitenin veya sağlık kurumlarının da güçlü ve dinamik olmasını isteyişim gibidir.
Bir de somut devlet var. O devlet, iktidarın kontrol ettiği, yönlendirdiği, işlettiği devlettir. Yukarıda bahsettiğim bürokrasiyi hükümetler işletir. Hükümet etmek, devleti yönetmek ve yürütmektir. Her hükümet devlet uygulamalarını, kendi ideolojisi doğrultusunda,devlet bürokrasisini kullanarak, hukuki meşruiyet ve kurallar içinde alır. Bu da esaseneylemli siyasettir.
Siyasal ideolojilerin devletle ilişkisi biraz gariptir. Sağ/ muhafazakâr ideolojiler soyut devlete daha ileri, daha güçlü, sembolik anlamlar yükler. Devleti biraz da 'tinsel' bir varlık olarak görürler. Manevi bir güç atfederler. Onun zamanlar içindeki sürekliliğini ayrı birideolojik ve manevi kapasiteyle değerlendirirler.
Liberalizmden başlayarak nihilizme kadar varan bir yelpazede ise devlet öyle önemli bir varlık değildir. Mekanik bir olgudur. Hatta hiç olmasa daha iyidir. Elbette soyut devletönemlidir. Neticede bir bürokrasiye ihtiyacımız var ve olacaktır. Ama konuya daha somut bakmak ve devletin değişmez, sürekli, manevi boyutu üstünde fazla da oyalanmamak gerekir. Liberalizmin meşhur 'bırakınız yapsınlar' kavramı tamamen budur.
Ama bundan daha fazlası da vardır. Devleti şiddetin kendisi olarak gören yaklaşımları da biliyoruz. Hobbes'tan başlayarak Foucault'ya kadar uzanan bir zincirdir bu. Ama eğer bu kanat fazla sert geliyorsa (ki, o arada Hegel- Marks ikilisinin devlet anlayışı ayrı bir parantez oluşturur) Weber de devleti hayli 'netameli' bir şekilde tanımlamıştır: meşru şiddet kullanan organ. Evet, devletin şiddetle, resmi ve meşru şiddetle doğrudan ve kopmaz bir ilişkisi vardır ve bu kesindir. Soyut teoriye göre her iktidarın meşruiyet sınırınıda bu ilişkinin derecesi tayin eder. Dolayısıyla...
Devlet eleştirilebilir. Hatta siyasetin özü devletin eleştirisidir. O eleştiri olmaksızın siyaset yapılamaz. Üstelik bu eleştiri somut devlete yöneliktir. Yani bir iktidarın kontrol ettiği, belli bir yönde işletilen devlettir söz konusu edilen. Diğer devlet, yani soyut devleto başka bir olgudur. Onu eleştirmek çok da anlamlı değildir, çünkü soyut ve kavramsal bir varlıktır.
Türkiye bu iki hususu birbirine karıştırıyor. Soyut devlete atfedilen kutsiyet somut devlete ait bir kavram olarak algılanıyor ve devlet eleştirisi yadsınıyor. Birçok politik yaklaşım devleti eleştirdi diye kınanıyor. Bu yanlış. Aksine, devleti eleştirmek bizatihi politik bir pozisyon almaktır. Devlete yönelik silahlı, şiddetli hareket/ eleştiri ayrı bir mevzudur. O düzeye gelmemiş bir değerlendirme politik kabul edilip gene politik alanda karşılanmalıdır.
Kaldı ki, devletin kutsiyeti de ayrı bir sorunsaldır. 82 Anayasası'nın değiştirilen ilk maddelerinden biri 'kutsal Türk devleti' diyen maddedir. Ona kutsiyet atfeden bir çevre vardır ama bugünkü siyasal bilinç o anlayışı daha fazla taşımaz. Devlet kutsiyeti diyerek bugünkü siyasal sorunları aşamayız.
Tam tersine, tartışıp eleştirelim devleti, iki devleti...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları



































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2025
18.08.2025
17.07.2025
20.06.2025
13.05.2025
5.05.2025
6.03.2025
26.02.2025
13.02.2025
6.01.2025