Hasan Bülent KAHRAMAN
Cuma günkü yazıda söylemediğim gerçeği ifşa edeyim ve işin bu hale gelmesinin bir müsebbibi de aydın kavramındaki değişimdir.
Kendisini 'düşünce sistemleri tarihçisi' olarak tanımlayan Fransız düşünür Michel Foucault'nun entellektüel çabası bir tek kavrama indirgenecek olursa 'iktidar' denebilir. Foucault, bilgiyi de, aydınları da, devleti de iktidar gerçeği etrafında ele alıyordu.
Aydınlar konusunda tarihsel bir tespitte bulunmuştu. Onları ikiye ayırıyordu: 'evrensel aydın' ve 'özel aydın.' (Bu 'evrensel aydın'a kavramın başını gözünü yarmak pahasına 'genel aydın' diyelim.)
Evrensel aydın, bir sınıf adına, bir tarih adına konuşan aydındı. Bir yöntemi ve maksadı vardı. Örneğin işçi sınıfı adına konuşuyordu, tarihsel maddeciliği yöntem olarak benimsemişti ve proletaryanın iktidarını hedeflemişti.
Biraz Gramsci'nin 'organik aydın'ını, İbni Haldun'un 'asabiye'sini çağrıştıran bu tanım sınıfayrışmalarının ve çatışmalarının çok keskin olduğu dönemlerde geçerli olabilecek bir durumdu. Zaman bu sınıfsal ve tarihsel yaklaşımı aştı. Artık belli bir alanın bilgisi kişiyi 'iktidar' yapmaya yetiyordu.
Aydınlar artık bütün dünyanın meseleleriyle uğraşmıyor sadece bir alanın bilgisiyle donanıyordu. Böylece genel aydından özel aydına geçiliyordu.
Foucault, fizikçi Oppenheimer'ı örnek veriyordu ve diyordu ki, bu âlimin 'bilgisi' atom bombasının yapılmasına, Soğuk Savaş'ın başlamasına yol açtı. Genel aydın dönemi kapanmıştır.
Küreselleşmeyle birlikte bu özel aydın türü de büyük ölçüde aşıldı. Onların yerini teknisyenler/ teknokratlar aldı. AB'yi yönetenlerin 'Eurocrat' diye anıldığı bir dönemdekim itiraz edecek söylediklerime?
Teknisyenler sadece teknisyen olarak kalsalar pek o kadar sorun olmayacaktı. Ama o sınır aşıldı. Dünya çok makbul kabul edilen bir kavramla, teknisyenlerin, liyakatlilerin yönetimi demek olan meritokrasi ile yönetilir oldu.
Meritokrasi de bir sınıf. Üstelik bugünün dünyasında, eğer zengin ve kapitalist ülkeler söz konusuysa, hâkim sınıf. Elbette rasyonel yönetimler liyakatle iç içe olmak ister. Bir işin ehline verilmesinden yanadır. Ne var ki, bu iş bir hâkimiyete dönüşmüşse, sınıfsal birayrışma getirmişse konu özgün ve Platonik ideal halini yitirmiş artık toplumsal bir sorun niteliği kazanmıştır.
Buna bir de teknisyenlerin evrenselliğini ekleyelim. O şudur; daha önce de değindiğimgibi, meritokrasinin üst kademesindeki insanlar, küreselleşme ve teknolojizm dairesinde artık ulusallık, yerlilik, sadakat gibi duyguları hiçe saymaktadır.
Tıpkı, aynı örneği vermiştim, futbolcuların hangi kulüp parayı verirse oraya gitmesi gibi, bu meritokrasinin teknokratları da öyle, parayı veren şirkete, o şirketin ülkesine gidiyor. Oradan, icap ediyorsa, kendi ülkesi hakkında da ahkâm kesiyor. Ayrıca tarihin hiçbir döneminde görülmedik ölçüde lüks içinde yaşıyor, etrafına yukarıdan bakıyor. Tarihle, toplumla, kültürle hiçbir ilişkisi yok!
Şimdi bu kesimin kontrolü altındaki küreselleşmenin, pan-kapitalizmin tepkisini topluyor. Hillary Clinton, bu kesimin ('elitlerin') sözcüsü, adayı olarak çıktı. Trump yerlilik vurgulu bir popülizm yaptı. Sonuç ortada.
Sadece 'gerçek sonrası' ('posttruth') çağına geçmekle kalmadık, meritokrasi, daha doğrusu 'teknokrat' sonrası ('teknokrasi' sonrası diyemiyorum) bir çağa da geçtik. Ben, 'genel aydın' yani herkesin derdini kendisine dert edinmiş aydın çağına da geri döndüğümüz kanısındayım. Eski haliyle değil, yeni bir sentez içinde.
Devam edelim konuşmaya, devam, devam...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2025
18.08.2025
17.07.2025
20.06.2025
13.05.2025
5.05.2025
6.03.2025
26.02.2025
13.02.2025
6.01.2025