Hasan Bülent KAHRAMAN
Bunca hengâme arasında benim ilgimi çeken, AK Parti'nin kuruluş yıldönümü. 2001'de kurulan parti ertesi yılki genel seçimlerde iktidar oldu ve on yıldır Türkiye'yi yönetiyor. Teknik başarılarının olduğu su götürmez bir gerçek.Ekonomide çok uzun süre istikrar sağladı, sağlık ve sosyal güvenlik sisteminde çok önemli adımlar attı. Uyguladığı ve çok açık toplulukçu(communitarian) politikayla ve onun zemini olarak inşa ettiği İslam/ Müslümanlık vurgusuyla da iki önemli sonuç elde etti: büyük kitlelerde gelecek umudunu canlı tuttu ve onlara yoksulluklarını unutturdu. Bu zeminlerde bir başarısı olmasaydı zaten siyaseten sürekli olarak oylarını artırarak iktidar kazanamazdı.
AK Parti'nin ikinci büyük başarı halkasını ordu-sivil ilişkileri meydana getiriyor. Gene cumhuriyet tarihinin hiçbir iktidarında görülmedik derecede orduyu siyaset dışı bir noktaya itti. Türkiye'de demokratikleşmenin 100 yıldır en önemli aşamaları arasında saymak gerekir bu çıkışı. Ordu eksenli, temelli modelin tepe taklak edilmesidir bu ve hayatidir. Böylelikle asker kökenli, anti-demokrasizmi benimsemiş Kemalist ideolojinin sonuna gelindiğini de belirtmek gerekir.
AK Parti'nin üçüncü büyük çemberini muhafazakârlık kavramı hazırlar. Daha önce Türkiye'nin neredeyse tümden yabancı olduğu bu kavram artık politiko-kültürel bir kod olarak gündelik hayatımızı her düzeyde kuşatıyor. İslami bir tonlamayla, Müslüman ameline göre hareket eden büyük bir toplum kesimi kendisini artık muhafazakâr olarak nitelendiriyor. Buradaki muhafazakârlık belki daha bir süre sivil içeriğinden uzaklaşacak ve daha dinsel bir içeriğe kavuşacaktır. Ama Türkiye'de yepyeni bir kültürel ortam hazırladığı kuşkusuzdur.
Asıl değinmek istediğim de budur: böylesi bir pozisyon toplumsal ve siyasal planda çok mu ürkütücüdür? Daha dogmatik bir sekülarizm optiğinden bakılırsa öyle. Türkiye İran olacak, Malezya olacak, türünden safsataları bir yana bırakalım. Bana göre Türkiye bu gidişle Almanya ve Amerika'ya benzeyecek. Çoğulculuk ve sekülarizm içinde dinselliğin gündeliği belirleyen ağırlığı artacak. Burada seküler ve demokratik bir çizginin korunması önemli.
Bu durum, son derecede ilginç bir dönüşüme tekabül ediyor. Ediyor çünkü, AK Parti şu yukarıda saydığım koşullar çerçevesinde modernleştirici bir parti. Nitekim bu niteliğiyle şimdi sert çekirdekli İslamcı kesimin gitgide artan dozda eleştirisine maruz kalıyor. AK Parti ana başarısını sosyal mobilizasyon halindeki kitleleri denetlemesine ve onlarla bütünleşmesine borçlu. Bu her şeyden önce son zamanlarda Etyen Mahcupyan'ın ısrarla vurguladığı gibi bir sekülerleşmedir.
Söz konusu sekülerleşme politizasyon üstünden gerçekleşmektedir ve bu durum Cumhuriyetin yanlış modernleşme/ sekülerleşme denklemini doğrultmaktadır. Cumhuriyet sekülerleşmeyi kitleleri toplumsal hareketlilikten soyutlayarak ve bilhassa siyasal katılımdan uzaklaştırılarak, onlara yeni bir kültür aşılayarak sağlamayı hedef almıştı. Soyutlama ve zorlama ile modernleşme ve sekülerleşme idi bu model. AK Parti, tam tersine cumhuriyetin dışladığı bu iki olguyu devreye sokmakta ve mevcut kültürel kodlar yani Müslümanlık (dikkat, İslam değil) ve muhafazakârlık üstünden sekülerleşme sağlamaktadır.
Zaman zaman içine düştüğü demokratik yön sorunlarından kurtulursa ve otoriter eğilim izlenimi verecek tavrını ortadan kaldırırsa bu hamlenin toplumsal barışı sağlamakta, demokratikleşmeyi yerleştirmekte ve modernleşmeyi sonuçlandırmakta her evredekinden daha büyük bir etkisi olacağı muhakkaktır.
On yıldan fazla bir zaman sonra budur durum!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2025
18.08.2025
17.07.2025
20.06.2025
13.05.2025
5.05.2025
6.03.2025
26.02.2025
13.02.2025
6.01.2025