İbrahim Karagül
Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksander Vucic’e Beyaz Saray’da reva görülen muamele hiç şaşırtıcı değil. Dünyayı kendilerinin kulu, kölesi görenlerin yüzyılların derinliğinden bu güne taşıdığı, bugün yeniden inşa etmeye çalıştığı ırkçı ve sömürgeci kimliğin son gösterisi sadece.
ABD Başkanı Trump’ın Vucic’i sorgular gibi karşısında oturtması, Sırbistan-Kosova Anlaşması’na İsrail’in istediği maddeleri koydurması, Sırbistan ve Kosova liderlerine, “büyükelçiliklerini Kudüs’e taşıyacakları”na dair metin imzalatması ve bu tiyatronun dünyaya seyrettirilmesi.
Neoconlar, İsrail aşırı sağı ve Arap Siyonistler: Tuzak kuruldu, fotoğraf servis edildi.
Tuzak kurulmuş, fotoğraf dünyaya servis edilmiş, liderler ve ülkeler aşağılanmış, Beyaz Saray’da bir İsrail dümeni dönmüş. Sırbistan liderini aşağılamışlar ama aslında aşağılanan ABD ve ABD halkı olmuş.
Beyaz Saray’ı İsrail enformasyon bürosuna çevirmişler. Trump, Mike Pence gibiler de İsrail lobi baronları olarak görevlerini yapmışlar. Son derece ciddiyetsiz, son derece güvensiz, son derece saygısız bir iş tutuş tarzı.
Neoconların, İsrail aşırı sağının ve yeni Arap Siyonistlerin (BAE-Suud veliahtları) iş yapma yöntemleri böyle. Bunun çok daha dramatik çok daha çirkin örneklerini göreceğiz. Korsanlık, kabalık, zorbalık, görgüsüzlük…
Bu bir diplomatik terördür. Vucic değil, ABD rezil oldu.
Hangi millet olursa olsun, hangi lider olursa olsun, bu uygulama, bu tuzak ev sahibi ülkeyi küçültür. Küçülttü de.
O gün Beyaz Saray’da Sırbistan lideri Vucic değil, ABD rezil oldu. İsrail rezil oldu. İş tutuş tarzları bu iki ülkeyi dünya milletler ailesinden daha da uzaklaştırdı.
Dünya, bir kez daha ne olduklarını gördü. Bu ülkelerin kendilerine nasıl baktığını neler yapabileceklerini gördü.
Hemen söyleyelim: ABD’nin uluslararası diplomaside ağırlığı çoktan kayboldu. Kredisi, BAE-Suudi Arabistan gibi Körfez ülkeleri ile dünyanın bazı bölgelerindeki küçük ülkeler dışında hiçbir yerde geçmiyor artık.
Hiç bir ciddi devlet ABD’ye bakarak pozisyon almaz.
Hiç bir ciddi devlet, ABD’nin kanaat ve öncülük misyonunu artık kabul etmiyor. Hiçbir orta ölçekli ülke, ABD’nin tavsiyelerine ve yönlendirmelerine göre pozisyon almıyor.
Bütün ülkeler, küresel ölçekte güç kaymalarına bakarak kendilerine yeni bir yol çiziyor. ABD’nin elinde kaba gücünden başka hiçbir şeyi kalmadı. Bu gücün de sınırı çoktan görüldü.
500 yıllık sömürgecilik tarihi ve bu güç saltanatı bitecek.
Ama bu konu aslında çok daha derin. Yüzyıllara dayanıyor. İnsanlığın son beş yüz yılı sorgulayan kapıları açmasının nedeni de bu. Tarihte hiç görülmedik ölçüde bir küresel saltanat kuran Batı’nın, bu güç tekelini hızla elinden kaçırmasının nedeni burada.
Batı’nın beş yüz yıldır devam eden sömürgecilik tarihi, buna bağlı tekelinde tuttuğu küresel iktidar tekeli yıkılmalıdır ve yıkılacaktır.
Bu güç tekeline bağlı olarak, 20. yüzyıl boyunca tartışmasız dünyayı yöneten finansal sistemi, askeri ve diplomatik düzeni yıkılmalıdır ve yıkılacaktır.
Kapitalizm ve sömürge düzenine bir son verilmelidir ve verilecektir. Bu; bütün milletlerin ülkelerin ortak bir hedefi olmalıdır ve olacaktır.
Ebi Gureyb, Zayed ve Selman: Her yerde aynı ırkçı aşağılama.
Vucic’e reva görülen muamele ile, yüzyıllardır Afrika’da, Latin Amerika’da, Güneydoğu Asya’da “medenileştirilen” milletlere reva görülen uygulama aynıdır. Amerika kıtasında Kızılderili katliamlarının arkasındaki ruh aynıdır.
Latin Amerika’da yerli kabileleri ve medeniyetleri yok eden kimlik aynıdır. Ebu Gureyb’de ayinlerle işkence edenlerin ruh ayarları aynıdır.
20. yüzyılda, Osmanlı topraklarında kurulan devletlere, rejimlere, siyasi liderlere reva görülen muamele aynıdır.
Bugün Muhammed Bin Selman ve Muhammed Bin Zayed üzerinden, Suudi Arabistan ve BAE’yi koydukları yer aynıdır.
Vuciç’e tuzak kurulmuş: Okuduğu metin farklı, imzaladığı metin farklı.
İsrail’in Filistin halkına reva gördüğü katliamların ve yıkımların arkasındaki ırkçı ruhu da aynıdır.
Sırbistan-Kosova anlaşmasında İsrail’in ne işi var? Balkanlar’daki bir sorun neden İsrail’in çıkarlarına göre şekil alır? Bu ülkeler İsrail büyükelçiliklerini Kudüs’e taşımazlarsa Balkanlar’da yeniden savaş mı çıkartacaklar?
Adam, Trump’ın açıklamasıyla hemen metne bakıyor şaşkın şaşkın. Muhtemelen okuduğu anlaşma metni ile imzaladığı anlaşma metni değiştirilmiş. Orada bir ekip, metni değiştirmiş. ABD başkentinde, Beyaz Saray’da, ülke liderlerine böyle tuzaklar kuruluyor.
Anlaşma maddelerinde, Kudüs’ün İsrail başkenti olduğu iddialarının dayatılması, ABD ve İsrail ırkçılık dayanışmasıdır.
İnsanlıK artık Batı’nın kibrine, zulmüne boyun eğmeyecek.
Kendilerince “coğrafi keşifler” dedikleri, aslında bilinen dünyaları sömürgeleştirme projesi olan, yeryüzünün tamamını yağmalama seferlerinden bu yana, zulmetmedikleri, aşağılamadıkları, köle muamelesi yapmadıkları, katletmedikleri, soykırıma tabi tutmadıkları hiçbir millet neredeyse yoktur.
İşte dünyanın bugün sorguladığı, mesafe koyduğu, sona ermesini istediği şey budur. Batı’nın kibri, insanlığın artık kaldırabileceği bir şey değil. Bu kibir karşısında ezilen, aşağılanan bütün milletlere sahip çıkmak gerekiyor.
Türkiye işte buna meydan okudu. Küresel sistemin temelini sarstı.
Türkiye işte buna meydan okudu. Çok güçlü bir siyasi dil ile, çok güçlü bir tarih ve coğrafya uyanışı ile küresel sistemin temellerini sorguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sadece son bir-iki ayda yaptığı konuşmalarda kullandığı cümlelere baksanız bile bunu göreceksiniz. Türkiye sadece bugünü değil, geleceği kurtarmaya dönük güçlü bir çıkış yaptı. Birçok ülke için öncülük yaptı.
ABD yönetiminin bize de benzer davranışlar sergilediklerini çok gördük. Milletimizi ve ülkemizi aşağılayan, vesayet altında tutan, bir açıklama ile hükümet değiştiren, ekonomisini ve iç politikasını yöneten, Türkiye’yi fakirliğe mahkum eden, onu bir cepheye/garnizona dönüştüren bir kamburu üzerimizden attık.
Türkiye için de bunu isteyenler var. İbretle izliyoruz.
Biz ondan kurtuldukça güçlendik. İç iktidar yapısından dış politikaya, güvenlik politikalarından ekonomik özgürlüklere ama özellikle de psikolojik/zihinsel özgürlüğe kadar her şey değişti. Bu süreç hızlandıkça Türkiye dünyanın merkez güçlerinden biri olarak öne çıktı, yükseldi.
Bugün hala Batı ile vesayet bağı kuran, kurmaya çalışan, bunun üzerinden iktidar elde edip Türkiye’yi tekrar o eksene çekmeye çalışanlar var.
Bu talihsizliği ibretle izliyoruz.
Artık dünyayı Batı yönetmiyor. İnsanlık bu kibre boyun eğmez.
Dünyaya bir bakın; hangi ülke olursa olsun, Batı ile arasına mesafe koyan, o denetim halkasından çıkabilen, o vesayeti reddeden, ilişkilerini daha sağlam temellere göre yeniden formatlayan bütün ülkeler güçleniyor. Ekonomik alanda da siyasi güç alanında da. Ve bu, önümüzdeki yıllarda çok daha belirginleşecek.
Bazılarına fantastik gelebilir ama artık dünyayı Batı yönetmiyor. Onlar için dünyanın sonu geldi. Küresel iktidar tekeli kırıldı. İnsanlık bu kibir ve aşağılamaları artık hazmetmeyecek.
Sırbistan ve Kosova, elçiliğinizi taşımayın!
Sırbistan ve Kosova İsrail başkentlerini asla Kudüs’e taşımamalı. Ülkelerini ABD, İsrail, BAE, Suud eksenine hapsetmemeli. Bu hatayı kesinlikle yapmamalı.
Eminim kendi halkları da böyle düşünüyor. Yoksa ABD ve İsrail’in oyuncağı, kuklası olmaktan başka hiçbir şey olamayacaklar.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları

















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021