İbrahim Kiras
Literatürde böyle bir kavram var. Siyasi tercihlerini ifade etmekten çekinen bir kesimi anlatıyor. Bunlar nedense muhafazakâr partilerin seçmenleri oluyor genellikle. Türkiye’deki seçim sonuçlarını açıklamak için de öteden beri referans verilen bir kavram bu. Ancak bilimsel araştırmalara konu olup literatüre girmesi İngiltere’de 1992’deki parlamento seçiminde yaşanan sürprizin doğurduğu ilginin sonucu. Adada üç dönemdir iktidarda bulunan Muhafazakar Parti’nin -anketlere göre kaybedeceği kesin gibi görülmesine rağmen- dördüncü defa seçim kazanmasının sırrını araştırmış sosyal bilimciler.
Buldukları açıklama muhafazakar seçmenin dışarıda başka sandıkta başka türlü tavır göstermesi… Çok ciddi ekonomik sıkıntıların yaşandığı, yoksulluğun ve işsizliğin arttığı bir iktidar döneminin ardından seçime gidilirken Muhafazakar Parti’nin bazı taraftarları kişisel tercihlerini söylemeye çekinmişler ama sandığa gittiklerinde bildiklerini okumuşlardır.
Etraftaki herkes iktidar partisini -çoğu haklı gerekçelerle- kıyasıya eleştirirken partilerini alenen savunmaya hatta kendince birtakım gerekçelerle ne olursa olsun oy vermeye devam edeceğini söylemeye utanan bir kitle var. İngiltere’de bu toplumsal olgunun 1992 seçimi sonrasında farkına varılmış ama sonra dönüp geriye doğru baktıklarında bu derecede olmasa bile önceki seçimlerde de benzer durumların yaşandığını görmüşler.
***
Yakın zamanda ise ABD’de Trump’ın kazandığı başkanlık seçiminde aynı konu gündeme geldi. Anketlerde geride görünen Cumhuriyetçi aday seçim günü galibiyet elde etti. Demek ki seçmenin bir bölümü Trump’a oy vereceğini söylemeye utanmıştı. Çünkü medyadaki ağırlıklı yaklaşım Trump gibi birinin ABD Başkanı olmasının ülke için felaket kaynağı olacağı şeklindeydi. Böyle bir adayı desteklemek ve seçilmesini savunmak toplum içinde tercih edilir bir pozisyon olarak görünmüyordu. Onun için de Trump’a oy verecek olanların bir bölümü bu niyetlerini seçimden önce dile getirememişlerdi.
Amerika’da aslında bu davranış modeli çok daha önce başka bir düzlemde gözlemlenmiş. 1982’deki California Valilik Seçimini seçim öncesi anketlerin tümünde siyahi aday Tom Bradley önde çıkıyormuş. Ama siyahi aday seçimi çok sürpriz bir şekilde kaybetmiş. Bunun üzerine “Nasıl oluyor bu iş” diye araştırmalar başlamış. Çünkü ABD’de anket şirketleri seçmeni yönlendirmek, algı oluşturmak için tahmin sonucu açıklamazlar. Bunu yaparlarsa güvenirliklerini kaybedeceklerini, bir daha bu sektörde iş yapamayacaklarını bilirler. Dolayısıyla “anketlerin manipülasyonu” diye değerlendirmemiş hiç kimse ortaya çıkan sonucu. Anket şirketlerini yanıltan toplumsal olgunun ne olabileceği üzerine kafa yormuş ilgili bilim dallarının mensupları.
Vardıkları sonuç, yine “utangaçlıkla ilgili” bir durum. Ortalıkta bir Bradley rüzgarı eserken, siyahi adaya oy vermeyeceğini söylerse ırkçı olarak görülebileceği endişesine kapılmış bir kısım seçmen. Sorduklarında Bradley’e oy vereceğini söylemiş. Ama sandığa gittiğinde gönlündeki adaya basmış mührü.
***
Bu mesele Refah Partisi’nin 1990’lardaki yükselişinden bu yana bizim de gündemimizde.1994’te Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Belediye Başkanlığını kazanması, 1995’te Refah Parti’nin birinci parti olarak çıkması anketlerde görünmediği için çoğu kişiye sürpriz duygusu yaşatmıştı. O dönemde ve bu dönemde -birkaç ciddi kuruluşu saymazsak- kamuoyu anketlerinin çoğunlukla algı manipülasyonu aracı olarak kullanıldığı ve medyanın objektif haberciliğe pek eğilimli olmadığı bilindiğinden ortaya çıkan çelişkili tablo sürpriz değil aslında. Ancak sosyal psikoloji araştırmalarının Batı ülkelerindeki seçim sürprizlerini açıklamak üzere ortaya koyduğu tespit ve bulguların bizim toplumumuzda da geçerli olduğu muhakkak.
Hatırlayacak olanlar vardır, gerek Refah Partisi’nin 1990’lardaki yükselişiyle gerekse AK Parti’nin 2002’den bu yana kazandığı seçimlerle ilgili olarak hep sürpriz yaşandı. Bu sürpriz sonuçları kimileri muhafazakarların toplumsal görünürlüğünün nispeten düşük seviyede olmasına bağlıyordu. Muhafazakar partilere oy verme eğilimindeki insanlar toplumun görece yoksul ve eğitimsiz kesimlerinden oldukları için ortalıkta pek görünmüyorlardı. Bu yüzden de siyasi eğilimlerinin yönünden yeterince haberdar olamıyorduk.
Belki bir doğruluk payı olabilir bu görüşte ama hiç değilse “bugünkü durumu” tam olarak açıklamıyor. Nitekim modele adını veren İngiltere örneği de yalnızca muhafazakârlıkla ilgili değil. İktidar partisinin seçmeni olmakla da ilgili. Bu kitlenin iktidarın yanlışlarını tolere etme kapasitesiyle ilgili.
Yani öyle görünüyor ki asıl mesele yine “utangaçlık”. Ülkenin iyi yönetildiğini, her şeyin yolunda gittiğini savunmanın zorluğuyla oyunun rengi arasındaki gerilim. Rasyonel tercihlerle duygusal eğilimlerin çatışması.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları

















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
3.02.2026
27.01.2026
27.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
20.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
13.01.2026
6.01.2026