Markar ESAYAN
Türkiye’de yaşanan bu akıl karışıklığının iyiye mi kötüye mi alamet olduğu hakkında düşünüyorum. Gerçekçi olmanın hiç sektirmeden kötümser olmak anlamına geldiği bir ülkede doğdum. Bildiğimiz, alıştığımız türden adaletsizlikler, ahlaksızlıklar, zalimlikler bizi hiç şaşırtmadı. Haliyle, kötümser olmak, değişim beklememek gibi aslında sağlıksız olan bir ruh hali, kendini sürekli kanıtlayan birer hayat bilgisine dönüştü bizlerde. Herkes kendine göre bir direnme yolu buldu. Kimisi müesses nizamın yanına geçti, o ahlakı kutsadı ve vicdanını ve cebini bu yolla tatmin etti. Kimisi hastalandı, kimisi ise ülkeyi terk etti. Akrabalarımdan birisi seksenli yıllarda Fransa’ya göçerken şöyle demişti: “Fakir ve adil olmayan bir devletin zengin ve imtiyazlı bir yurttaşı olsam dahi, zengin ve adil bir ülkede yaşayan fakir bir zavallı olmayı tercih ederim.”
Anlamak, sadece bir akıl yürütme süreci değil. İşin içinde ahlak ve değer yargıları da giriyor ve girmeli. Yoksa sosyal Darwinist’ler gibi kutsadığınız akıl sizi azınlıkların tıpkı doğadaki zayıf halkalar gibi yok edilmesi fikrini savunmaya kadar götürür. 19. yüzyılın antropologları siyahîler üzerine bilimsel deneyler yapıyorlardı mesela. ABD’deki bir çiftlikteki siyahî köleye özgürlüğünü bağışlamışlar, sonra o siyahînin hâlâ çiftlikte köleliğe devam etmesini de “Siyahîler insanaltı varlıklardır, özgürlük ve eşitlik gibi kavramları anlayabilecek fıtratta değillerdir” sonucuna ulaşmışlardı. Hâlbuki o siyahî eğer çiftlikten çıkarsa beyazlar tarafından hemen yakalanıp öldürüleceğini bilecek kadar akıllıydı. Yani o siyahî, beyazlardan çok daha akıllıydı.
İşte ahlak böyle bir şey.
Aklı, bir heykeltıraşın taşı yontarken kullandığı alete benzetirsek, ahlak ve vicdan da o taşın üzerinde durduğu kaide olarak betimleyebiliriz. İnsan uygarlığı, ya o kaideyi, ya da aleti yüceltti ve sonuç hüsran oldu. O taştan ortaya bir ucube çıktı.
Allah rahmet eylesin, cumhuriyetin ve siyasetin yetim çocuğu Aydın Menderes Hakk’ın rahmetine kavuştu. Arkadaşım Yıldıray Oğur ile dünkü Taraf nüshasında çakışan bir temayı yazmışız. Menderes ailesinin o ibretlik fotoğrafına içim isyanla dolu bakarken bunu fark ettim. Sadece 27 gün sonra asılacak olan bu ülkenin başbakanı, ailesi ile son kez görüşüyordu. Yassıada Komutanı Tarık Güryay denen o hazret, ailenin büyüğü pozunda tam ortada oturmuş, hâkim bir surat ifadesi ile sırıtıyor. Menderes ayakta, yüzünde o hüzünlü ifade var yine. Berin Hanım başta olmak üzere tüm aile yere dikmişler bakışlarını. Cellât ve kurbanlar aynı resim karesinde.
Bundan daha büyük bir zulüm olabilir mi!
Yüksel Menderes 42 yaşında intihar etmeden evvel şu notu bırakmış arkasında: “Hayatta kaderin tüm cilveleri beni buldu. Kötü hadiseler karşısında daha fazla tahammül gösteremeyeceğim. Artık yaşama gücümü kaybettim. Babamdan daha kötü gidiyorum.”
Ben de Van muhasarasından şans eseri kurtulup, soydaşlarının binlercesinin ölümünü izledikten sonra kendisini yeni dünyaya atan, burada da ırkçılık, önyargılar, fakirlik ve tabii ki milletinin başına gelenlerin acısı altında ezilerek yaşayan ressam Arshile Gorky’nin hikâyesini yazmıştım. O da vatanından binlerce kilometre uzakta, acı, öfke ve hasret içinde 45 yaşında kendini asarak intihar etmişti. Hayatı ve resmi 1915 acılarıyla yoğrulmuş, bütün varlık gücünü sanatından almaya çalışmış bir adamdı Gorky, asıl ismiyle Manuk Adoyan...
Evet, İttihatçıların ve onların zehirli mirasını devralan Kemalistlerin arasında ciddi bir “akıl ve ahlak” sürekliliği vardır. Arshile Gorky’yi öldürenle, Yüksel Menderes’i öldüren de işte bu aynı zihniyettir.
Ben bu zelil sürekliliği Sayın Erdoğan’ın görmediğini zannetmiyorum.
Ama verilen tepkiler gerçekten acı ve utanç verici...
Ben utanıyorum.
İnkâr hakkını ilkesel düzlemde savunmak başka bir şey, inkârın ahlakı ile aynı ahlakta buluşmak ise başka... Sayın Erdoğan, “Benim atalarım soykırım yapmaz, yapamaz” der, Fransa ve Sarkozy’nin ailesini soykırımcı ilan ederken hangi standardı kullanıyor?
Mesela, özrünü yeni dilediği Dersim katliamını yapanlar, İstiklal Mahkemeleri’nde suçsuz Müslümanları asanlar, Anadolu’da 300 bin Alevi’yi katleden Yavuz Sultan Selim mi Erdoğan’ın savunduğu ataları?
Yoksa, bir Müslüman, Kur’an emirleri gereği masum kanı dökemez, bir masumu öldürmek tüm insanlığı öldürmek demektir düsturunu sayanları mı kastediyor? Yani zulüm yapanların görünürde Müslüman olsalar bile, bu eylemleri ile Müslümanlıktan da insanlıktan soydan da çıktıklarını, yani ataları olamayacağını mı ima ediyor?
Herhalde ikincisi olsa gerek...
O zaman neden 1915’in katillerine ata muamelesi yapıp onların suçlarını üstüne alıyor? Neden bu farkı telaffuz etmiyor?
Ölenler Ermeni, Rum, Süryani, Hıristiyan oldukları için mi?
Ben bir Ermeni olarak, Türk diplomatları katleden katilleri değil, Arshile Gorky’yi, Sayat Nova’yı, Hrant Dink’i atam, soydaşım kabul ediyorum, onlarla övünüyorum.
Meraktayım, gerçekten, sizler ne dediğinizin farkında mısınız?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019