Mehmet Acet
24 Haziran seçimlerinin en kritik dönemine giriyoruz.
Son bir hafta…
Kalan kararsızların, ne yapacağını, kime oy vereceğini henüz netleştirmemiş olanların nihai kararını vereceği bir hafta.
Bu hafta rüzgarın hangi yönden eseceği büyük önem taşıyor.
Neden derseniz son haftaya girilirken 24 Haziran seçimlerinin şu iki kader sorusunu kimse net bir şekilde yanıtlayabilmiş değil.
-Soru 1: Cumhurbaşkanlığı seçimleri birinci turda sonuçlanacak mı?
-Soru 2: Ak Parti Meclis’te tek başına ya da MHP ile birlikte 300 rakamını aşacak bir çoğunluk elde edebilecek mi?
Evet, özellikle birinci soru için ağır basan ihtimalin Tayyip Erdoğan’ın birinci turda ipi göğüsleyeceği ihtimali olduğu söylenebilir.
Ama kesin mi derseniz, bunun bir karşılığı yok.
Meclis seçiminde ise durum daha da kritik ve daha bir karmaşık hale gelen milletvekili seçim biçimi nedeniyle öngörülemeyen bir durum söz konusu.
Evet şarta bağlı olarak net bir tahmin yapılabiliyor.
Nedir o şart?
HDP eğer barajı geçemezse Ak Parti Meclis’te net bir çoğunluk elde edecek.
KARARINI SON HAFTAYA BIRAKANLAR
Bu işlerden anlayanlarla konuştuğumuzda oy tercihini son haftaya bırakan seçmen profilinin genelde, eğitim seviyesi yüksek, birden fazla kriteri gözünün önüne getirerek kararını olgunlaştıran bir kitleden oluştuğunu işitiyoruz.
Benim, annemin bir sözünden ilhamla hep söylediğim, bir cümleye indirgediğim bir soru var:
“Bu ülkeyi en iyi kim yönetebilir” sorusu.
Son hafta seçmeni sanıyorum, en çok bu soruyu kafasında tartarak kararını olgunlaştıracak.
“Bu ülkeyi en iyi kim yönetebilir” sorusu kendi içinde, “Hangi durumda macera dolu bir gelecekle karşı karşıya kalabiliriz” sorusunu da barındırıyor.
Dolayısıyla kararını son haftaya bırakan seçmen profilinin duygularından daha çok, -iki yönlü hem coşkuda hem de tepkide- mantığıyla karar veren bir kitle olacağını söyleyebiliriz.
ARTIK HER SEÇMENİN BİR DEĞİL İKİ OYU VAR
Yeni sisteme göre 24 Haziran ve devamında yapılacak olan seçimlerde bütün siyasi partilerin aklının bir köşesine mıhlaması gereken bir realite var.
Nedir bu realite?
Artık her bir seçmenin iki oyu var.
Peki bu ne demek oluyor?
İki oyun da aynı adrese gideceğinin bir garantisi bulunmuyor.
24 Haziran’da seçmenin yüzde 15’inin böyle bir eğilim içinde hareket edeceğini tahmin ediyorum.
Bu da net tahminde bulunmayı zorlaştırıyor.
Seçim kampanyası sırasında karşılaştığım seçmen davranışlarıyla ilgili bir takım örnekler verebilirim.
-Cumhurbaşkanı seçiminde Erdoğan’a oy verip Meclis’te Ak Parti dışında bir partiye oy verecek olan, ya da tam tersi hareket edecek olanla da karşılaştım;
-Cumhurbaşkanlığı seçiminde Muharrem İnce’ye oy vereceğini söyleyip, Meclis seçiminde İyi Parti’ye oy vereceğini dile getirenle de.
-Cumhurbaşkanlığı seçiminde Meral Akşener’e oy verip, Meclis’te MHP’ye oy vereceğini söyleyen de var;
-Cumhurbaşkanlığı seçiminde Tayyip Erdoğan’ı tercih edip, Meclis’te CHP’ye oy vereceğini söyleyen de.
Fikri sabitle, ya da net bir parti aidiyetiyle hareket etmeyen seçmen kitlesini, birden fazla oy kullanılan önceki seçimlerde de görmüştük.
Mesela, 2014 Mart ayında yapılan yerel seçimlerde Ankara’nın Etimesgut ilçesinden bir örnek vereyim.
Bu ilçede Büyükşehir Belediye Başkanlığı için kullanılan seçimlerde en yüksek
oyu CHP;
İlçe Belediye Başkanlığı için verilen oylarda MHP;
Belediye Meclisi için yapılan tercihlerde ise AK Parti elde etmişti.
Bu verilere bize neyi gösteriyor?
Vatandaşının oyunun aslanın ağzında bile değil, midesinde olduğunu.
SONUÇLARI KATILIM ORANI BELİRLEYEBİLİR
Seçimlere katılım oranının seçim sonuçlarını doğrudan etkileyeceğini söyleyebiliriz.
2014 Ağustos ayında yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde katılım konusunda sanılanın aksine kırsaldaki CHP seçmeni değil, Ak Parti seçmeni daha fazla fire vermişti.
24 Haziran’da da aynı şey olursa, seçimler ikinci tura kalabilir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları







































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.07.2021
28.06.2021
15.05.2021
17.04.2021
20.07.2020
15.07.2020
24.06.2020
20.06.2020
13.06.2020
8.06.2020