Mehmet Acet
Bedelli askerlik meselesiyle ilgili beklenen adım dün atıldı.
Ekim’de çıkacak deniyordu, sürpriz bir şekilde öne alındı.
Ak Parti Meclis Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın açıklamalarına göre 25 yaş ve üzerinde olup da askerlik yapmamış olanlar, 28 gün askerlik yapma şartıyla 15 bin lira ödeyerek bu imkândan yararlanabilecek.
Hem yaşın hem bedelin düşürülmesi, hem de bir önceki düzenlemenin aksine 28 gün askerlik hizmetinin şart koşulması bana göre isabetli oldu.
Haziran başında o dönem başbakan olan Binali Yıldırım’ın verdiği rakamlara göre askerlik çağı gelenler, yoklama kaçağı olanlar, öğrencilik ya da başka nedenlerle askerliğini erteleyenlerle birlikte toplam 5 milyon 448 bin 858 kişinin askerlik meselesiyle ilişkisi vardı.
Yanılmıyorsam, böyle bir rakam daha önce hiç söz konusu olmamıştı.
Peki, bu durum ne anlama geliyor?
Birçok şey söylenebilir.
İlk akla gelenler, TSK’nın son yıllarda profesyonel orduya geçiş adımları atmasıyla süreli askerliğe duyulan ihtiyacın azalması, ekonomik kalkınma nedeniyle bedelli askerlik talebinin artması gibi faktörler sıralanabilir.
Yıldırım’ın 4 Haziran’da gazete ve televizyonların yöneticilerine yaptığı açıklamalarda dikkat çekici bir bilgi daha vardı.
Şöyle demişti:
“Biz önümüzdeki sene 345 bin 933 kişi alabileceğiz. Bunu 345 bin 933’e böldüğümüz zaman 15.7 yıl, yaklaşık 16 yıl sürüyor. Bunların yaşlarını dondursak bile 16 yıl boyunca askerlik bu vatandaşlarımızın önünde bir engel, sorun olarak devam edecek; gerçek bu.”
Bedelli uygulamasına karşı “Zenginler parasını verip askerlikten kurtuluyor, fakir çocuklar askerlik yapıyor” tezinin vicdani etkisinin silinmesi tümden mümkün olmasa da, ödenmesi öngörülen para miktarının düşük tutulmasının fakiri ailelere de bir şans verdiği düşünülebilir.
Ama onun dışında ‘terörle mücadele döneminde bedelli mi olur’ tezi üzerinde bir kere daha düşünmekte fayda var.
Şundan dolayı:
‘Süreli askerlik’ için kışlalara gidenler, yani 12 ay askerlik yapanlara artık terörle mücadele faaliyetleri içerisinde görev verilmiyor.
O işi, askerliği meslek olarak seçen, yine önemli bölümü gelir durumu düşük ailelerin çocukları yerine getiriyor.
Yani bedelli uygulamasının terörle mücadeleyi olumsuz etkilemesi gibi bir duygunun fiili karşılığı bulunmuyor.
O yüzden artılarını, eksilerini iki ayrı kefeye koyup tarttığımızda bedelli askerlik uygulamasının doğru bir karar olduğu sonucuna varabiliriz.
Bedelli askerlik bekleyen gençlere hayırlı olsun deyip, Ankara’nın esas ‘sıcak patates’ konusuna dönelim.
Bugün itibarıyla OHAL uygulaması kalkıyor.
15 Temmuz darbe kalkışması sonrası başlatılan, aralıksız olarak 2 yıldır sürdürülen uygulama sona eriyor.
CHP daha ilk günden bu paketi OHAL’i kalıcı hale getirme hamlesi olarak sunan bir itiraz dili geliştirdi.
“OHAL kalkmıyor, aksine kalıcı hale geliyor” deniyor.
Nitekim CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu dünkü grup konuşmasında “Teklif OHAL’in sürekli olması için getirildi” diye bir cümle kullandı.
Bu yazıyı kaleme almadan önce konuştuğum Ak Parti’nin hukukçu kurmayları ise bu teze karşı çıkıyor.
Dün, bedelli askerlik bekleyenlerin telefonunu sosyal medyada paylaşması nedeniyle ulaşmakta epeyce güçlük çektiğim Ak Parti Meclis Başkanvekili Bülent Turan’la konuştum.
Kendisine, “OHAL döneminde olup da bu dönemde olmayacak olan ‘şeyler’ nelerdir” diye sordum.
Bülent bey, önce “Soruyu öyle sormamak lazım” diye mukabelede bulundu.
Bu düzenlemelere OHAL çağrışımıyla bakmanın yanlış olduğunu dile getirdi.
“OHAL kalktı artık öyle bakmak lazım” dedi.
“5-6 düzenleme var ama onları da OHAL hiç olmamış olsaydı bile normal zamanlarda da yapabilirdik” diye devam etti.
28 maddelik düzenlemelerde geçen ifadelerden yukarıda sözünü ettiğim anayasal suçlar (bunu cari anlamda darbecilere karşı verilen mücadele diye de anlayabiliriz) ve terörle mücadele konusunda üç yıllık bir zaman diliminin gözetildiği sonucu çıkıyor.
Devlet kurumlarındaki FETÖ’cülerin ihracı, (Bakan iznine bağlanıyor) şirketlere TMSF’nin üç yıl boyunca kayyım atama yetkisinin devam etmesi gibi başlıklar, bu alanlardaki mücadelenin zaafa uğramaması niyetini ortaya koyuyor.
Bunlar adalet duygusunu koruma şartıyla bundan sonra da ihtiyaç duyulabilecek konular.
Ama bardağın dolu tarafını ihmal etmeyelim.
Buralara bakarak OHAL kalkmıyor, kalıcı hale getiriliyor cümlesi ölçüsüz ve haksız bir cümledir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları






































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.07.2021
28.06.2021
15.05.2021
17.04.2021
20.07.2020
15.07.2020
24.06.2020
20.06.2020
13.06.2020
8.06.2020