Mehmet Acet
Gerçek olay ve kişilere dayalı bir gerilim romanının tam ortasındayız sanki.
Kitabın ortasına gelip de “Bu düğüm nasıl çözülecek” sorusunun okuyucunun zihnini darmadağın ettiği bir noktada.
Konumuz, Suudi Arabistanlı gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın akıbeti.
Normal şartlarda bir başka ülkede bir vatandaşı kaybolan ülkeler, “Benim vatandaşım nerede, başına ne geldi” diye sorarak cingar çıkartır.
Ama Suudi Arabistan yönetiminin tutumuna bakınca, bırakalım sorgulamayı, merak duygusunu bile göremiyoruz.
Muhtemelen sadece, acaba bu iş aydınlatılabilecek mi diye merak ediyorlar.
Peki bu durum neyle, nasıl izah edilebilir?
Soru, kendi içinde bir kanaat içeriyor zaten ama yine de herkes kendi bulduğu yanıt üzerinden fikir geliştirebilir.
Araştırma, arkasını kovalama, kaygılanma, Türk makamlarından bilgi isteme, bu işi aydınlatmak için ortak çalışma teklifinde bulunma…
Normal şartlarda, kaybolan vatandaşının durumundan habersiz olan bir yönetimin başvuracağı yöntemlerden bazıları bunlardır.
Rusya büyükelçisi Karlov Ankara’da öldürüldüğünde Rusya ile böyle bir zeminde çalışılmamış mıydı?
KANIT BULUN DA GÖRELİM!
Ama Suudi yönetiminden Cemal Kaşıkçı’nın akıbeti konusunda endişeli olduklarını yansıtan bir tutum dahi göremiyoruz.
Ortaklaşan kanaatleri bir kenarda tutsak bile, sadece bu tutum bile başlı başına şüphe verici bir fotoğraf karşımıza çıkartıyor.
Pek, bu sorular üzerinden nereye varabiliriz?
İyi hesaplanmış, delil bırakmama üzerine kurgulanmış bir fiil sonrası, büyük bir özgüven içerisinde “Haydi bu işi benim yaptığıma dair kanıtları bulun da görelim” deniyor sanki.
Diyeceğim şudur:
Aslında İngilizlerin ‘Open secret’ dedikleri ‘Açık sır’ durumu var ortada.
Dün üst düzey bir emniyet yetkilisine Cemal Kaşıkçı’nın şu an nerede olduğuna dair bir bilgi var mı diye sordum.
“Hayır, yok” denildi.
Peki gerçekten durum bu mu, yoksa, bir bilgi olduğu halde ‘İz sürme faaliyetleri’ devam ettiği için mi böyle deniliyor.
Operasyonel konularda operasyonun ortasında bütün bilgileri paylaşmak bu işleri yürütenler açısından her zaman tercih edilen bir şey değil.
Bunu biliyoruz.
O yüzden Cemal Kaşıkçı’nın yeri biliniyor mu sorusunun yanıtını şu an için askıda bırakmak daha doğru olabilir.
Ama, sorular, kuşkular buraya kadar saydıklarımızla sınırlı değil.
ARAP SOKAĞI İLE TÜRKİYE ARASINDAKİ KÖPRÜ YIKILMAK MI İSTENİYOR?
Arap dünyasında Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve darbeci Sisi tarafından yönetilen Mısır üçlüsünün son dönemde yelkenleri hangi hedefler için şişirdikleri artık bir sır değil.
Bu hedeflerin kavşak noktalarından birinde Türkiye de var.
Bu üç ülkeyi yönetenlerin ortak fobisi, mecali kesilmiş olsa da Arap sokağından yükselmeye devam eden itiraz sesleri.
Bu sesleri boğmak için hala mesai harcamaya devam ediyorlar.
Cemal Kaşıkçı ise, tam da bu fobinin muhataplığını sembolize eden bir isim.
Kendisi, 2011 yılından itibaren Arap sokağından gelen hak, adalet, özgürlük, şeffaflık, hukuk devleti, adil seçimler gibi taleplere hak vererek, o dönemde para musluklarını açarak bu talepleri bastırmaya çalışan Suudi yönetimini eleştirmiş bir isim.
Anlaşılan Kraliyet ailesi içerisinden böyle taleplerin yükselmesi, Kaşıkçı’yı hedef haline getiren gerekçelerden bir tanesini oluşturuyor.
Bir de şöyle bir nokta var:
Suudi Arabistan, Mısır BAE üçlüsünün bastırmak için her türlü yöntemi kullandığı Arap halklarının talepleri konusunda Türkiye örneği, hala bir model olmayı sürdürüyor.
Son yıllarda Arap dünyasından hem turist hem yatırım amacıyla Türkiye’ye yönelen akımın arkasında da böyle bir motivasyon var.
İstanbul, kendi ülkelerindeki yönetimlerden umudunu kesmiş olan Arapların oturum ve vatandaşlık hakkı elde etmek için yöneldiği kentlerden bir tanesi haline geldi.
Demem o ki, Cemal Kaşıkçı hadisesine çok yönlü bakma zorunluluğu varsa eğer, ki var, burada Arap halklarının Türkiye teveccühünü kırmak gibi bir niyetle hareket edildiği de pekala düşünülebilir.
Cemal Kaşıkçı’nın gazeteci kimliğiyle sahip olduğu duruşu, tam da böyle bir yere tekabül ediyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları


































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.07.2021
28.06.2021
15.05.2021
17.04.2021
20.07.2020
15.07.2020
24.06.2020
20.06.2020
13.06.2020
8.06.2020