Mehmet BARANSU
İlk kez bir umut yazısı yazmak üzere yola çıkmış, boş İstanbul sokaklarında yazacağım yazıya odaklanmıştım. Yollarda birkaç araç dışında kimsecikler yoktu. İstanbul pazar sabahının sessizliğini yaşıyordu. Mecidiyeköy- Havalimanı arasında bu sessizlik içinde yol alırken, aklımda “PKK- İmralı- AK Parti- CHP- barış- umut” kelimeleri uçuşup duruyordu. “Umuda” doğru yol alıyordum. Nedense dikkatimi viyadüklerdeki, üst geçitlerdeki, yol ayrımlarındaki polisler ve ekip araçları çekti.
İstanbul’un “fırtınayla” uyandığı dakikalarda onlar Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Afrika yolculuğu öncesi yol güvenliğini almaya çalışıyor, saatler sonra kendisini yolcu etmeye hazırlanıyorlardı...
PKK ve İmralı’yla başlayan “yeni” süreçle ilgili on gündür yaşananları dikkatle izliyorum. Yapılan her açıklamanın satır aralarını okumaya çalışıyorum. Sürecin başladığı ilk günlerde katıldığım televizyon programlarında ve yazdığım bir yazıda “sizleri bilemem ama adına ‘yeni’ denen süreçten umutsuzum” demiştim. Endişemin ve umutsuzluğumun iki nedeni vardı: PKK’nın ve örgütüne destek verenlerin samimiyetsizlikleri, savaş istekleri. Öcalan sonrası konumlarını arttıran liderlerin elde ettikleri güçten kolay kolay vazgeçmeyecekleri. İkinci nedenim ise hükümeti temsil eden iktidarın geçmiş süreçlerde yaptığı büyük hatalardı.
Ayla Akat Ata ve Ahmet Türk’ün ziyaretlerini gerçekleştirdikleri dakikalarda kaleme aldığım yazımda “umutsuz” olduğumu söyledim.
Ziyaret sonrası yaşananlar, başta hükümetin, ardından BDP heyetinin yaptığı açıklamalar zihnimde “acaba yanılıyor muyum” sorusunu getirdi. Yanılmayı en çok arzuladığım bu konuda. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözleri, MHP’nin sessizce süreci izlemesi, aydınların “yeni” süreçle ilgili açıklamaları, katkı vermek üzere biraraya gelmeleri “umudumu” arttırdı.
Ortada bu kez şeffaf olması gerektiği kadar şeffaf, dikkatli ve bir plan dâhilinde yürüyen bir süreç görünümü vardı. Zor olsa da bu kez başaracağız umutları satır aralarından kendini göstermeye başlamıştı.
Nurettin Canikli’nin BDP hakkında söyledikleri sözler dışında, süreci etkileyecek ciddi bir açıklama yapılmamıştı. Gerçi Canikli’nin sözleri de çok dikkate alınacak türden değildi.
Umudumun en fazla arttığı gün ise CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kameralar karşısına geçtiği gündü. “AK Parti’ye yeni bir kredi veriyoruz, çözün sorunu” demişti. Yapılan açıklama ilk başta olumsuz gibi görünse de CHP görüşmelerin önemine inanmıştı. Bunu siyasi bir malzeme yapamayacağını anlamıştı. Şeffaf olunması gerektiğine dikkat çekmişti...
İstanbul’un fırtınalı saatlerinde “umuda doğru yol alıp”, yazı yazmak üzere bilgisayarımın başına geçtiğimde, asıl “fırtınanın” İstanbul Atatürk Havalimanı’nda koptuğunu öğrendim. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Gabon, Nijer ve Senegal’i kapsayan ziyaretleri öncesinde Atatürk Havalimanı’nda açıklama yapmıştı; “Bu yeni başlamış bir süreç değil. Bu konuyla ilgili olayın bizim açımızdan iki ayağı var. Bir devlet ayağıdır, iki siyaset ayağıdır. Ama bunu bilmeyenler, anlamayanlar var. Biz burada bu inceliği koruyarak bir yol takip ediyoruz.”
Başbakan, aynı konuşmasında Kılıçdaroğlu’nun kredi sözlerine de cevap verdi: “Kendisi muhtac-ı himmet bir dede, nerde kaldı gayrıya himmet ede. Sen nereye kredi vereceksin? Sen krediye muhtaçsın bir defa.”
Erdoğan, teröre bulaşmış olanları bağışlayan bir genel affın asla sözkonusu olmadığını, İmralı için ev hapsi gibi şeylerin uydurulup durduğunu, kendi iktidarları döneminde böyle bir şeyin asla olmayacağını da sözlerine ekledi.
“Umut” yazısı yazmak üzere bilgisayarımın karşısına oturmuştum ve okuduğum ilk haber Erdoğan’ın bu açıklamaları oldu. Umudum başlamadan bitiyordu. Zihnimde budan sonra yaşanacaklar belirmeye başladı.
Başbakan’ın bu açıklamasından sonra CHP konuyu bir adım öteye taşıyacak. Altta kalmamak için söylemini sertleştirecek. AK Parti onu takip edecek ve bu kısır tartışma barış umutlarını yok edecek noktada hızla ilerleyecek.
Ardından BDP, Kandil ve Avrupa, söylemini sertleştirecek. Aslında Murat Karayılan ve Zübeyir Aydar sürecin başında yaptıkları açıklamalarla, barış istemediklerini satır aralarında deklare etmişlerdi. Her iki isim de görüşmelerde İmralı’nın önemini vurgulamış ancak “İmralı’nın, önderliğin şartları düzelmeden...” kelimeleriyle barış önüne şartlarını koymuşlardı.
Erdoğan’ın “ev hapsi de yok, genel af da” söyleminin ardından hem Kandil’den hem de Avrupa’dan süreci olumsuz noktaya götürecek yeni açıklama ve eylemler gelebilir. Çünkü kendileri de bunun olmayacağını bilmelerine rağmen, Başbakan’ın bunu bu kadar erken açıklayacağını tahmin etmiyorlardı.
Cin şişeden çıktı. Karayılan ve Aydar’dan daha net savaş açıklamaları gelecektir. Kendi tabanlarını etkileme adına BDP de Kandil’in talimatlarını yerine getirmek üzere “mevzideki” yerini alacaktır.
Üzgünüm ama “umuda direksiyon kırdığım yolculukta” vardığım durak burası. Umut pompalayamam. Yanılmayı çok istesem de.
“Barış sanki başka bir bahara kaldı” gibi. Yanlıştan doğru çıkmıyor çünkü.
NOT: Bugün Milli Savunma Bakanlığı’nın Balyoz davasıyla ilgili CHP milletvekili Umut Oran’a verdiği cevabı yazacaktım. Bu konuyu daha sonra ele alacağım.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
29.01.2016
5.02.2016
28.12.2015
15.12.2015
9.02.2015
30.11.2015
23.11.2015
16.11.2015
9.01.2015
26.10.2015