Mehmet Ocaktan
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile CHP lideri Özgür Özel arasındaki görüşmeden sonra başlayan tartışmalara bakınca, insan ister istemez “Acaba bu ülkede normalleşmeden rahatsız olanlar mı var?” diye sormadan edemiyor.
İkili görüşmeyle ortaya çıkan ‘yumuşama’ ve siyasette normalleşme iklimi, Türkiye’nin son yıllarda unuttuğu bir durumdu. Bu yüzden de ihtiyatlı bir iyimserlikle birlikte aslında hemen herkes, bu yumuşama havasının Türk siyaseti açısından olumlu bir gelişme olduğu kanaatinde.
Elbette çok kolay bir süreç değil, zira son dönemde siyasetin dili o kadar kirlendi ki neredeyse ülkenin yarısı ‘terör’ parantezine alınarak toplumdaki kutuplaşmayı derinleştiren bir ortam oluştu. Dolayısıyla Türk siyasetinin iki ana gövdesini oluşturan AK Parti ve CHP adeta iki düşman kutup gibi algılanmaya başlandı.
Haliyle iki liderin buluşmasıyla başlayan ‘normalleşme’ adımlarına özellikle CHP çevreleri, doğal olarak endişeli yaklaşıyorlar. Hatta öyle ki CHP içindeki bazı kesimler, bunun CHP’ye karşı kurulan bir ‘tuzak’ olduğu kanaatindeler. Bugüne kadar yaşananlar dikkate alındığında, elbette çok da haksız olmayabilirler. Ama bir gerçek var ki 31 Mart seçimlerinde yüzde 38 oy alan CHP artık Türkiye’nin birinci partisi. Dolayısıyla özgüvenli olmaması için hiçbir sebep yok…
Nitekim önceki gün, bir gazetecinin “Erdoğan’ın CHP içinde karışıklık planı olduğu” iddiasına dair sorusunu cevaplayan Özel, “47 yıl seçim kazanamamanın verdiği özgüvensizliği atamamış bazı arkadaşlarımızın değerlendirmeleri. Bunlar özgüvensiz dönemden kalan meseleler. Kendimize güvenimiz tam” diyerek CHP’nin rasyonel bir çizgide ilerlediğinin bir kez daha altını çizmiş oldu.
Eğer CHP merkez partisi olma yolunda attığı adımları daha ileri bir noktaya taşıyacaksa, şu an itibariyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘yumuşama’ adımlarına karşı “Ben yokum, oynamıyorum” benzeri bir yaklaşım gösterme lüksü olamaz.
Kaldı ki seçimlerden ikinci parti olarak çıkan AK Parti’nin, ‘yumuşama’ya CHP’den daha çok ihtiyacı var.
Hiç kuşkusuz bu yeni süreç, her iki parti açısından da kelimenin tam anlamıyla “kazan, kazan…” formülüne işaret eden bir durumdur. Bir kere CHP, 31 Mart seçimlerinde sağladığı doğal ittifakı, daha geniş kesimlerle buluşturmaya ihtiyacı var. Bunun en önemli yollarından birisi de 22 yıl boyunca ara ara oy vermiş, vaz geçmiş, tekrar AK Parti’ye oy vermiş yaklaşık yüzde 70 oranındaki seçmen kitlesinin sempatisini kazanmak… Seçimlerde AK Parti’ye küserek sandığa gitmeyen hatırı sayılır kitle de dikkate alındığında siyasette normalleşmenin, CHP açısından son derece önemli olduğu muhakkak.
Aynı şekilde siyasetteki bu normalleşmeye AK Parti’nin de şiddetle ihtiyacı var. Çünkü hem toplum bu kutuplaşmadan çok yoruldu hem de AK Parti gidebileceği son sınıra geldi. Daha da önemlisi AK Parti’nin topluma anlatabileceği bir hikayesi kalmadı, var olan hikayesi de eskidi. Eğer yeni bir hikaye yazamazsa iniş kaçınılmaz hale gelebilir.
İşte tam da bu yüzden Cumhurbaşkanı Erdoğan kendisi açısından doğru bir adım atarak “Türkiye’de siyasetin yumuşama sürecini başlatalım istiyorum. Bu adımı da atacağız” diyor. Erdoğan’ın önünde tam dört yıllık bir cumhurbaşkanlığı süresi var. Dolayısıyla bu süreçte kutuplaşmanın ve gerilim ortamının derinleşmesi, hem bizzat Erdoğan’ın siyasi hedefleri hem de iktidarın icraatları açısından olumsuz sonuçlar üretebilir.
Ayrıca AK Parti iktidarı, halen ülkenin yaşadığı ekonomik krize çözüm üretebilmesi için aynı zamanda Avrupa ile ilişkilerini geliştirmesi gerekiyor ki yabancı yatırım ve kredi imkanlarının önü açılabilsin… Bunun için de iktidarın öncelikle Türkiye’nin ‘hukuk devleti’ görüntüsünü pozitife dönüştürmesi ve siyasette ‘yumuşama’ iklimini oluşturması şart. Kısacası AK Parti, boşa harcadığı son beş yılda olduğu gibi muhalefet partileri dahil, toplumun önemli bir kesimini düşmanlaştırarak yoluna devam edemez. Bu yüzden de ‘normalleyme’ye çok ama çok ihtiyacı var.
Hal böyleyken, iddia edildiği gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CHP’nin ‘içini karıştırmak’ gibi bir planı olabilir mi?
Kuşkusuz Erdoğan usta bir siyasetçi, dolayısıyla bu tür mühendislik projelerinin, AK Parti’yi ayağa kaldırmaya yetmeyeceğini, tam aksine toplumda var olan sempatisini negatif yönde etkileyeceğini de hesaba katacaktır.
Siyasi bir fayda üretmesi mümkün değil ama farz edelim ki Erdoğan’ın Özgür Özel’i parlatarak Ekrem İmamoğlu’nun önünü kesmeyi planlıyor… Bir kere hemen belirtelim CHP akıllı bir çizgide ilerliyor, 31 Mart başarısının nasıl sağlandığının farkında. Ne Özgür Özel ne de başka bir isim bu saatten sonra CHP’nin eski ezberlerine dönerek, yakaladıkları bu fırsatı asla heba etmeyeceklerdir.
Nitekim partisinin dünkü grup toplantısında adaylık tartışmalarına dikkat çeken CHP lideri Özel, bu farkındalığın altını çizerek net bir tavır ortaya koydu: "Geçmişte yaptığımız hataları tekrar etmeyeceğiz CHP'nin Genel Başkanı olarak kendi adaylığımı dayatmak, CHP'nin tarihi bir fırsatı kaçırmasını sağlamak, CHP'nin birilerinin tükenmekte olan iktidarına tekrar fırsat vermek gibi bir hata yapmayacağımdan herkes emin olsun."
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025