Mehmet Ocaktan
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin DEM’e el uzatmasıyla birlikte Türkiye’de tuhaf ama aynı zamanda absürt bir tartışma başladı. Yanlış anlaşılmasın, Meclis’te yer alan bir parti genel başkanının yine aynı çatı altındaki başka bir partinin genel başkanına ve vekillerine el uzatması elbette normal bir durum, aynı zamanda demokrasinin de bir gereği.
Eğer normal bir demokratik sistemde yaşıyor olsaydık, bu olup bitenlerin sözünü etmeye bile gerek duymazdık. Ama ne yapalım ki bizim ülkemiz, hukukun üzerine yoğun siyaset gölgesinin düştüğü ‘yarı vesayet’ rejimi olarak tanımlayabileceğimiz bir sistemle yönetiliyor.
Her şeye rağmen normalleşme ve toplumsal barışın sağlanması adına atılacak her adımı, kendi adıma taktirle karşılıyorum. Ama bu kavramlardan öylesine uzaklaştık ki iktidar ve ortaklarının bu yönde attıkları her adıma biraz ihtiyatla yaklaşmak zorunda kalıyoruz.
Öyle anlaşılıyor ki iktidarın, en azından şimdilik görüntü olarak bile olsa ‘normalleşme’ ve barış iklimine ihtiyacı var. Dahası Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için anayasa değişikliği ya da erken seçim konusunda Meclis’te 360 sayısını bulması gerekiyor. Dolayısıyla DEM’e uzatılan eli bu ihtiyaç çerçevesinde değerlendirmekte yarar var.
Doğal olarak iktidar partisi ve ortaklarının parlamento içinde bu tür atraksiyonlar yapmasının bir mahzuru yok. Başka bir iktidar da olsa benzer hamleler yapabilirdi.
Ancak Türkiye’nin ‘normalleşme’yi ve toplumsal barışı sağlayabilmesinin önünde, aşılması hiç de kolay olmayan başka engeller var. Yani AK Parti ve MHP’nin ‘haydi hep birlikte normalleşelim’ demesiyle olacak bir şey değil.
Cümleleri hiç eğip bükmeden lafın ortasından söylemek gerekirse, bugün yaşadığımız gerilim ve kutuplaşmanın öncelikli sorumlusu mevcut iktidardır ve aynı zamanda MHP’dir. Cumhur İttifakı’nın, bugüne kadar muhalefete ve özellikle de DEM partililere söylediklerinin bir dökümünü yapsak, herhalde bu ülkede siyaset dilinin normalleşmesinin ve de barış ikliminin oluşmasının neden imkansız olduğunu daha iyi anlarız. Eğer arşivler yalan söylemiyorsa, bildiğimiz kadarıyla DEM’in kapatılmasını ve vekillerinin maaşlarının kesilmesini MHP istemişti.
Eğer ‘el uzatma’ meselesi bir fanteziden ibaret değilse, Cumhur İttifakı’nın, dün ‘terör uzantısı’ olarak gördüğü DEM’le görüşen muhalefet partilerini bile ‘terör destekçisi’ gibi suçlamaktan vazgeçip bugün meşru bir parti olarak değerlendirme noktasına gelmesi elbette önemli. Ancak küçük bir ayrıntıya dikkat çekmekte de yarar var. DEM dün nerede duruyorsa, bugün de aynı noktada duruyor, Bahçeli de bu durumu okuyabilecek bir öngörüye sahip olduğuna göre, o ‘el uzatma’yı nasıl okumamız gerekiyor? Mesela 8 yıldır cezaevinde bulunan Selahattin Demirtaş bu yumuşama ikliminin neresinde bulunuyor?
Henüz erken belki ama muhtemelen bu Bahçeli-DEM fotoğrafının şifrelerini çok uzak olmayan bir zamanda çözme imkanına kavuşacağız…
Kuşkusuz bu ülkede normalleşmenin önündeki engeller, sadece Kürtlere uygulanan yasaklarla sınırlı değil, Türkler de aynı yasaklardan nasibini alıyor…
Önümüzde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na siyasi yasak getirmeye ayarlı patlamaya hazır bir bomba duruyor mesela… İmamoğlu’na ‘ahmak’ kelimesi yüzünden birinci derece mahkemede siyasi yasağı da kapsayan 2 yıl 7 ay 15’lük ceza verilmişti. Dava şu anda istinafta bekliyor, muhtemelen önümüzdeki günlerde karara bağlanacak. Eğer ceza onanırsa, işte o zaman tam normalleşeceğiz!
Ama durmak lok yasaklara devam… Halkın oylarıyla seçilen TİP Milletvekili Can Atalay’ın Anayasa Mahkemesi’nin ‘hak ihlali’ kararına rağmen, Meclis’e sokulmayarak haklarının gasp edildiği bir Türkiye’de nasıl bir normalleşme hayali kuracağız doğrusu anlamak mümkün değil. Aynı şekilde Osman Kavala ve arkadaşları da AİHM’nin ‘derhal serbest bırakın’ kararına rağmen yasakçı zihniyetin kurbanı olmaya devam ediyorlar.
Böylesine umutsuz bir tablo ortadayken bile bıkmadan usanmadan, yeter ki Türkiye kazansın diye iktidarın normalleşme ve barış söylemlerinin bir fantezi olduğunu bile bile inadına destek veriyorum.
Biliyorum ki bu kez de yine aynı senaryo tekrar edecek ve kutuplaşmayı azaltıp kardeşliği zenginleştirecek sahici adımlar atılmayacak. Ama unutmamamız gereken bir gerçek var ki hukuku normalleştirmeden siyaseti de hayatı da normalleştiremeyiz…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025