Mehmet Ocaktan
Artık hepimizin bildiği bir gerçek var ki, bugün İslam ülkelerinin hiçbirisinde insan hakları ve özgürlüklerin esamesi bile okunmuyor. En yürek yakıcı olanı da adalet Kur’an’da en net ifadelerle vazedilmiş olmasına rağmen, İslam toplumlarında adaletsizliğin ve zulmün hakim olmasıdır. Bu durum Müslümanlar adına öylesine karanlık bir tablo ki, hemen her İslam ülkesinde adalet ülkeyi yöneten despotik liderlerin iki dudağı arasındadır.
Oysa İslam hukuku, insanın bütün hürriyetlerini tanımış ve garanti altına almıştır. İnsanın temel hakları olarak değerlendirilen bu hürriyetler genel ve siyasi haklar olarak iki ana başlık altında toplanmaktadır. Genel hakların temelini eşitlik oluşturmaktadır. Çünkü İslam’a göre bütün insanlar eşittir. Yani insanlar kanun ve yargı önünde eşit haklara sahiptir. Siyasi haklar ise, bireyin bir toplumun üyesi olması hasebiyle doğal olarak kazandığı haklardır. Seçme-seçilme, danışma, denetleme ve kamuda yer alma hakkı gibi...
Unutmamak gerekiyor ki, Allah insanı özgür bir birey olarak yaratmıştır. Ama aynı zamanda Allah insana bazı şeyleri yapmasını, bazı şeyleri de yapmamasını buyurmuştur. Buna göre insan özgür iradesiyle bu buyruklara uyar ya da uymaz. Dolayısıyla mükafat da, ceza da insanın sorumluluğunun, seçme ve eylem özgürlüğünün bir sonucudur.
Hak-hukuk ve özgürlükler konusunda zihinlerimizde daha bir netlik oluşması açısından, Bedir savaşı öncesi yaşanan Hz. Peygamberle ilgili bir olayı nakletmekte yarar var.
Bilindiği gibi Hz. Peygamber, Bedir’de ashâbını toplamış ve savaş için saflara ayırarak hizaya sokmuştu. Hafif öne veya arkaya kaymış olanları bizzat uyarıyor ve saflardaki düzgünlüğü sağlayıp nizami bir görünüm temin etmek istiyordu. Peygamber, bu esnada saflar arasından Sevad’ın hafifçe öne çıktığını görüyor ve onu üç kez uyarıyor. Duymadığını görünce de yanına geliyor ve değneği ile dokunarak biraz geri çekiyor. Bunun üzerine Sevad “Ya Rasülallah bana eziyet verdin, aynı şekilde kısas istiyorum” diyor. Sesin geldiği yöne dönen Hz. Peygamber, hiç tereddüt etmeden o zaman sen de aynı şekilde bana vur cevabını verir. Sevad’ın “Ama benim karnım çıplaktı” cevabını vermesi üzerine, Peygamber elbisesini sıyırır ve vurmasını ister. Sevâd, önce eğilip Hz. Peygamberi karnından öper ve arkasından da şu cümleleri söyler: Yâ Resûlallah! Gördüğün gibi savaş gelip çattı ve ben, öldürülmeyeceğimden emin değilim! İstedim ki, tenimin mübarek teninize değmesi dünyadan son nasibim olsun ve huzur-u ilâhîye ben bununla gideyim!
Hz. Peygamber’in bu davranışı kul hakkı ve bireyin özgürlüğü açısından çok net bir mesaj niteliği taşımaktadır. Düşünün, bir sahabe çıkıyor o gün devlet başkanı olan Peygamber’den ‘kısas’ hakkı istiyor. Bugünün modern dünyasından baktığımızda bile tahayyüllerimizin ötesinde bir bireysel özgürlükle karşı karşıya olduğumuzu görürüz. Acaba bugün İslam ülkelerindeki devlet başkanlarından hangisi böylesine geniş bir özgürlük tasavvuruna sahiptir.
Eğer Hz. Peygamber isteseydi o gün o sahabeyi zincire vurdurabilir, zindana attırabilirdi. Zira bütün güç ondaydı, bir işaretiyle Sevad’ın işi bitirilebilirdi. Ama hayır, peygamber adaleti en temel ilke olarak kabul eden ve hürriyetleri teminat altına alan bir dinin peygamberiydi. İşte sahabenin özgürce hak arayabilmesinin teminatı, Hz. Peygamber’in bu adaletli yönetim modelidir.
Ayrıca unutmayalım ki, Sevad (r.a) halkına adil olarak davranan, onları köle olarak değil, özgür bir birey olarak yetiştiren Peygamber’i öpmüştür. Esas itibariyle Peygamber’in hedefi de, geleneksel köle düzenini bertaraf ederek özgür bireylerden oluşan erdemli bir toplum inşa etmektir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları







































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025