Mehmet Ocaktan
Türkiye’nin son dönemde yaşadığı ahlak ve vicdan savrulması karşısında doğrusu insanın içi burkuluyor. En iyi tanıdığınızı sandığınız, yıllarca aynı siyasi iklimi paylaştığınıza inandığınız insanların içine düştükleri vicdani perişanlığı gördükçe kahroluyorsunuz.
Bu nasıl bir haldir, herkes birbirinin gözünü oymak için köşe başına saklanmış fırsat kolluyor. Ve en dehşet verici olanı da kutuplaşma üzerinden ‘öteki’ni pataklama şehvetine kapılan insanların bütün ahlaki ve vicdani değerleri hayatlarından uzaklaştırmış olmalarıdır. Öyle ki içinden geçmekte olduğumuz rahmet ayında bile insanlar komşusuna, arkadaşına ve hatta akrabasına karşı şefkati, merhameti unutmuş durumdalar.
***
Sanki kimsenin siyasi rekabet dışında bir meselesi kalmamış gibi... Muarızlarını tepelemeye karar verenler için hiçbir ahlaki ve insani kural yok artık. Eğer herkesi bağlaması gereken yasa ve kurallar giderek hükmünü icra edemez hale gelmişse, mesela her siyasi aktör iki oy daha fazla alabilmek için muarızlarına her türlü iftirayı atabilir, hatta ‘vatan haini’ ve ‘terörist’ bile ilan edebilir.
Ve tabii ki zihinlerdeki ‘kötülük’ duygusunu tetikleyen rövanşizm virüsü... Üzücü ama, şu günlerde özellikle AK Parti hinterlandı içinde yer alan bazı çevrelerde “Biz geçmişte zor günler yaşadık, büyük acılar çektik, şimdi güç bizde acıyı biraz da onlar yaşasınlar...” mealindeki söylemlerin günlük konuşma rutinine girmesi fevkalade endişe vericidir.
Evet bu ülkede dindar kesimler ciddi mağduriyetler yaşadılar ve hak gasplarına maruz kaldılar. Dolayısıyla bu yaşananları yok saymak, görmezden gelmek elbette kimsenin hakkı değildir. Ancak bugün güce yaslanarak rövanş hesapları yapmak, ne insani, ne de vicdani olarak kabulü mümkün olan bir durum değildir.
Unutmayalım ki, geçmişin mağduriyetlerini bugün benzer bir şekilde başkalarına yaşatarak acıları telafi edemeyiz. Dün dindarların sosyal hayattaki görünürlüğüne tahammülsüz davranan, hatta aşağılayan laikçi zihniyet ne kadar kaba ve despotikse, bugün farklı düşünen herkesi ‘terörist’ ya da ‘hain’ ilan eden zihniyet de ne yazık ki aynı akıbete sürüklenmektedir.
Maalesef dünün mağduru dindarlar, bugün tarifi imkansız bir vicdan çürümesiyle malul durumdalar. Bu öylesine acıklı bir hikaye ki, gözlerinin üzerine çekilen ‘güç’perdesi bizzat dindar insanların kendi inanç dünyalarının hakikatini görmesini bile imkansız hale getirmiş bulunuyor. Ne yazık ki zihniyet olarak adeta trolleşmiş bulunan bu insanların, en küçük doğruyu bile kabul etmeleri mümkün değildir.
İnsan, zihnini siyasetin hamasi söylemlerine kilitlemeyegörsün, onun dünyasında artık makuliyetin hiçbir kıymeti harbiyesi kalmamıştır. Ayrıca kendisini böyle bir zihniyet iklimine kilitleyenler, bütün vicdani sınırları aştıkları için çok doğal olarak hiçbir ahlaki kurala da tabi değildirler.
Hatta öyle ki bu zihniyetin gözünde, AK Parti’nin demokrasi ve özgürlükler konusundaki pırıltılı yıllarını hatırlatan, o günlere referansta bulunanlar bile partiye ihanet içindedirler. Bu konuda geçtiğimiz günlerde AK Parti’nin 2002 seçim beyannamesinden alıntı yaparak yazdığım yazıya gelen bir okur tepkisi, sanırım fevkalade aydınlatıcı olacaktır. Mealen diyor ki okur: “Ne diye ikide bir AK Parti’nin 2002 seçim beyannamesine koyduğu özgürlük ve insan haklarıyla ilgili taahhütlerini bugünlere taşımaya çalışıyorsun, işiniz gücünüz fitne çıkarmak...”
***
Trolleşmenin vahametini görebiliyor musunuz, partiye gönül verdiğini iddia eden birisi, bizzat AK Parti’nin verdiği özgürlük vaatlerinden bile rahatsız oluyor. Galiba her şeye rağmen bir gerçeğin altını bıkmadan usanmadan çizmek gerekiyor; AK Parti ortak aklı en kısa sürede yeniden inşa etmeli ve bu vicdan perişanlığına yeni çareler üretmelidir. Aksi takdirde seçimler, zaferler kazanılabilir ama genç kuşaklar kendilerini güvende hissedecekleri limanları kaybederler...
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları





























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025