Mehmet Ocaktan
Genel olarak toplumda var olan din algısından hareket ettiğimizde, İslam’ın namaz, oruç, hac gibi bireysel ibadetleri düzenleyen ve ahiret hayatını tarif eden bir din olduğu sonucuna varırız. Hatta gerek diyanet, gerekse bireysel din anlatıcılarının fetvaları ve özellikle de çizdikleri büyülü ilahi atmosfere baktığımızda İslam’ın insanların aklının eremeyeceği, erişilmez bir din olduğu anlayışıyla karşılaşırız. Bu anlayışa göre sanki İslam, insanlığın bireysel ve toplumsal hayatını rahmetle kuşatan, yol gösteren ve bu amaçla temel ilkeler vazeden bir rehber değil, sadece ahirete ilişkin bir muamelat bütünüdür.
Oysa İslam’ın temel kaynağı Kur’an ve Hz. Peygamberin sünnetidir. Din dediğimiz olgu esas itibariyle bu kaynağın imana, ahlaka, ekonomik, sosyal ve siyasal hayata aktarılışıdır. Yani din sadece bireysel ibadetlere ilişkin düzenlemeleri içermez.
Ve en önemlisi de Kur’an değişimin var olduğu her alanda olduğu gibi siyasal alanda da kesin ve kısıtlayıcı sınırlar çizmez. Çünkü gerek toplumsal, gerekse siyasal alan sürekli bir değişim içindedir. Bu yüzden de toplumsal ve siyasal alanın tanzimi, seçme hürriyeti ile yaratılan akıl ve irade sahibi olan insana bırakılmıştır. Ancak geleneksel İslam kültüründe bu anlayış, Allah’a şirk koşmak gibi ortaya konulmuştur. Oysa dünya, insan için bir imtihan alanıdır. Eğer insan aklının ve iradesinin toplumsal ve siyasi alanda bir rolü olmayacaksa, insanın imtihana tabi tutulmasından söz edilebilir mi... Dolayısıyla böylesi bir tasavvur hem irrasyoneldir, hem de Allah’ın adaleti ile bağdaşan bir durum değildir.
***
Kaldı ki Kur’an’da toplumsal ve siyasal alanın düzenlenmesi konusunda net bir ayet olmadığı dikkate alındığında, doğal olarak İslam siyaset düşüncesinin temel ilham kaynağı olan Kur’an ve Hz Peygamberin ilkeleri ışığında akıl, irade ve şuraya dayalı düzenleme yapılmasının önü açıktır.
Bu bağlamda Hz. Peygamberin sünneti ve uygulamaları son derece önemlidir. Hatırlamakta yarar var; peygamberlerin tümü kendilerini kutsal varlıklar, Allah’ın halifesi (Halifetullah), yani Allah’ın yeryüzündeki gölgesi olarak sunmamışlardır. Prof. Dr. Adem Çaylak, “İslam siyasi düşüncesine hakim olan genel ve temel ilkeler” makalesinde çok önemli bir tespitte bulunuyor: “İslam peygamberi Muhammed, her daim ümmetine, ‘Beni kutsallaştırmayın, ben de insanım, sizin gibi yerim, içerim ve alışverişe giderim’ demiştir. Titreyerek yanına getirilen bir bedeviye hitaben, ‘Niçin titriyorsun, ben kuru ekmek yiyen Mekkeli kara bir kadının oğluyum, ben melik/kral değilim’ biçimindeki sözleri, İslam’ın ruhaniyete ve melikliğe dayalı bir saltanat rejimi olmadığını göstermektedir.”
Bir hakikatin altını özellikle çizmek gerekiyor; peygamberin bile yetkisi ilahi vahyin tebliği ile sınırlandırılmıştır. Dolayısıyla peygamber de Allah’ın vazettiği adalete ve hukuka riayet etmek durumundadır. Ayrıca hukukun ve rızanın olmadığı yerde itaat de yoktur. Çünkü herkes Allah’ın koyduğu ilkelere uymakla mükelleftir ve İslam siyaset düşüncesinde, yönetilenler yönetim sorumluluğunu elinde bulunduranlara kayıtsız şartsız itaatle yükümlü değildirler.
***
Maalesef geleneksel İslam kültüründe ‘hilafet’ kavramı kutsallaştırıldığı için halife de layüsel bir konuma oturtulmuştur. Bugün İslam toplumlarında özgürlük kavramının gelişememesinin temelinde de bu anlayış yatmaktadır. Zira halifeyi eleştirmek bir bakıma ‘fitne’ ile eş değerde tutulmuştur. Oysa hilafet siyasal bir kurumdur ve de bir kutsallığı yoktur. Prof. Çaylak’ın şu ifadeleri son derece dikkat çekicidir: “İslam’da hilafet, Allah’ın hilafeti değil, Rasülullah’ın hilafetidir. Halife otoritesini Allah’tan almaz. Çünkü İslam siyasi düşüncesi teokratik rejimi kabul etmez. Halife, otoritesini hukuk ve bey’at yoluyla siyasi toplumun rızasından alır.”
Bu çerçevede hiç zaman kaybetmeden, İslam’ın evrensel mesajı ışığında dinle hayatı barıştırmakta yarar var. Ve en önemlisi de İslam siyaset düşüncesinde siyasi otoritenin meşruiyetinin, hukuka ve adalete riayetten geçtiğini modern dünyanın diline tercüme etme zarureti bulunmaktadır.
Yazarlar
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları





































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025