Mehmet Ocaktan
İstanbul seçimleri, AK Parti açısından ahlaki anlamda bir iç sorgulamanın ve değişimin şart olduğunu herkesin anlayabileceği bir lisanla ortaya koymuş bulunuyor. AK Parti’nin, sanki hiçbir şey olmamış gibi aynı retorik ve statik üzerinden problemleri görmezden gelme; “Nasıl olsa bugünler de geçer ve yolumuza kaldığımız yerden devam ederiz” anlayışıyla yeni siyaset üretmesi mümkün değildir.
Unutulmamalıdır ki İstanbul’daki ağır yenilgi, sadece bir belediye kaybetme meselesi değildir, bu geçmişte değişimi, yenliği ve geleceği temsil eden bir partinin artık statükoyu temsil eder hale gelmesidir.
Hiç alınganlığa gerek yok, maalesef bu parti zamanın ruhunu doğru okuyamadığı için yeni gelişmelere ve sorunlara cevap veremez hale gelmiş, değişimden korkan geçmiş siyasi aktörlerin bir türlü kurtulamadığı “beka” meselesine teslim olmuştur.
Oysa AK Parti değişim dinamiğini ön planda tuttuğu dönemlerde hep toplumun rağbetine mazhar olduğu halde, bugün demokrasiyi “beka”ya feda eder hale gelmiştir.
Bir takım bahanelere sığınmadan AK Parti’nin 17 yıllık yolculuğunu değerlendirdiğimizde, farklı sosyal, kültürel, etnik ve farklı inançlara sahip kesimleri kucaklayan değişimci siyaset anlayışıyla sürekli büyüdüğünü, bu yüzden de haklı olarak Türk siyasetinin merkezi haline geldiğini görürüz.
Ama kabul edelim ki AK Parti bugün artık bu konumda değil. Giderek statükoyu temsil eder hale geldiği için demokratik değerlerle ve reformist kimliği ile değil, “mağrur” ve “kibir” algısıyla birlikte anılır hale gelmiştir.
Son dönemde bütün stratejilerini neredeyse “İktidar treni”nden inmeme üzerine bina eden AK Parti, maalesef kendisini değişmez ve değiştirilemez olarak görmekte, bu yüzden de her türlü ahlaki deformasyonu ve ilkesizliği mubah saymaktadır.
***
AK Parti’nin 17 yıllık tarihine baktığımızda gördüğümüz manzara şudur; 2013 yılına kadar değişimden, demokratikleşmeden beslenen bu parti, özellikle son beş yılda etrafında biriken ve hiçbir kıymet ifade etmeyen medya, bütün varlığını partiye endekslemiş ve sadece adı sivil toplum olan oluşumlardan beslenir hale gelmiştir.
Kabul etmesi hepimize zor gelse de, bugün ortaya çıkan AK Parti tablosu maalesef ülkeyi kutuplaştıran, ayrıştıran, muhalif olanı düşmanlaştıran bir görüntüye tekabül etmektedir. En dramatik olanı da bu görüntünün, toplumun zihninde AK Parti’nin giderek 1940’lar Türkiye’sindeki CHP ile benzerlikler taşır hale geldiği şeklinde bir algıya yol açmasıdır.
Hemen belirtelim, elbette AK Parti böyle bir karşılaştırmayı hak etmiyor. Ancak geleceği temsil etmekten vazgeçip, statükoya teslim olursanız, toplumsal hafızada oluşacak negatif algıyı yönetmeniz hiç kolay olmayabilir.
Çünkü insanlar ister istemez, bir takım karşılaştırmalar yapmak zorunda kalabilirler. Önceki gün bir dostum CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun son grup toplatısında yaptığı konuşmada dillendirdiği “7 ilke”yi gönderdi. O yedi ilke şöyle:
1) Beldedeki bütün kimlikleri kucaklayacaksınız.
2) Hizmeti, zümre kişi akraba yandaş için değil halk için yapacaksınız.
3)Fakir mahallelere pozitif ayrımcılık yapacaksınız. Dezavantajlı gurupları önceleyeceksiniz.
4) Yoksullara yardım yaparken asla teşhir etmeyeceksiniz, yani sağ elin verdiğini sol el bilmeyecek.
5) Harcadığınız her kuruşun hesabını millete vereceksiniz.
6) Belediye yönetim kurullarında liyakate uyacaksınız.
7) Belediyeyi adaletle yöneteceksiniz.
Bu ilkeleri gönderen dostum, biraz da üzgün bir üslupla diyor ki: “Geçmişte bu reformist bakış açısının sahibi AK Parti’ydi ve böyle bir vizyonla Türkiye’deki geniş kesimlerin teveccühüne mazhar olmuştu. Ama ne yazık ki biz bu hasletleri kaybettik ve bu değerleri şimdi artık CHP savunuyor. Umarım AK Parti kendi değişimci kimliğine dönmeyi başarır.”
Meseleyi bu kadar yürekten ve samimiyetle analiz eden cümlelere ne söylenebilir ki... Keşke mümkün olsa ve parti bu muhasebeyi yapabilse, ama ortalarda hiç böyle bir umut gözükmüyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları







































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025