Mehmet Ocaktan
Partimiz hukuku, korkutmanın ve cezalandırmanın değil, adaleti sağlamanın aracı olarak görmektedir.
Mevzuatımızdaki yasakçı hükümler nedeniyle, ülkemiz hukuk devletinden çok kanun devleti görüntüsü vermektedir. Türkiye, kanunlarını hukuka, hukukunu evrensel adalet ve insan hakları esaslarına dayandırarak ve temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasını sınırlayan yasakçı hukuk sistemini değiştirerek gerçek anlamda hukuk devleti olacak ve uluslararası camiada saygın bir yer kazanacaktır.” (AK Parti- 2002 seçim beyannamesi)
Manifesto niteliğindeki bu ifadeler, daha doğrusu taahhütler, bugün AK Parti için ne anlam ifade ediyor doğrusu çok merak ediyorum.
Zira şu anda ortaya çıkan tablo hukukun değil, korkunun hakim olduğu bir atmosfere işaret etmektedir. Çünkü kimse adaletin terazinin doğru işlediğinden emin değil.
İktidarın her yaptığında keramet arayanlar için bu cümle bir haksızlık olarak görülecek ve denecektir ki, “Yargı bağımsızdır, yasalar ne diyorsa onu yapacaktır, eğer birileri suç işlemişse ve teröre bulaşmışsa doğal olarak karşılığını bulacaktır.” Evet olması gereken budur ve kimsenin de buna bir itirazı elbette olamaz.
Acaba yargı gerçekten “hukuk devleti” zemininde mi işliyor? Eğer yargı bağımsız ve tarafsız bir anlayışla kararlar veriyorsa, o zaman neden insanlar bundan emin değiller ve de kendilerini güvende hissedemiyorlar?
Yargının bağımsızlığı konusundaki tartışmaların her geçen gün daha da şiddetlenerek toplumda yaygınlık kazanması, adaletin dağıtımında ciddi sorunların olduğunun en önemli göstergesidir.
Diyelim ki adaletin terazisinin doğru tartmadığı ve siyasal iktidarın yargı üzerinde yönlendirici etkisi olduğu konusundaki eleştiriler, yargıya da, iktidara da haksızlıktır. Eğer hukuk devletinin kuralları işliyor, yargı gerçekten bağımsız ve tarafsız kararlar veriyorsa elbette buna hiçbir itirazımız olamaz., sadece alkışlarız. Bu durumda son dönemdeki bazı uygulamalara bakmak sanırım hepimiz için aydınlatıcı olacaktır.
Mesela en yeni örnek; Canan Kaftancıoğlu’nun 6-7 yıl önce attığı tweet yüzünden 9 yıl, 8 ay ceza alması... Diyelim ki o tweetlerde suç unsuru var. Peki sormak gerekmez mi, yargı bu suçu 7 yıl sonra mı keşfetti?
Eğer Kaftancıoğlu’na verilen ceza tam da 23 Haziran’ın yıldönümünde onanıyorsa, insanlar doğal olarak hukukun işleyişi konusunda endişeye kapılırlar.
Eğer Osman Kavala ve Ahmet Altan beraat ettikleri halde yeni bir suç icat edilerek cezaevinde tutulmaya devam ediliyorlarsa, insanların hukuka olan güvenlerini tamir etmek ne yazık ki mümkün değildir.
Eğer şehit cenazesinde Kemal Kılıçdaroğlu’na saldıran inek çobanı bırakın yargı önüne çıkarılmayı, eli öpülerek kahraman gibi karşılanıyorsa o ülkede adaletle ilgili ciddi sıkıntılar var demektir.
Eğer “FETÖ ve PKK adına suç işlediği ve casusluk yaptığı” iddiasıyla tutuklanan ve “bu fakir bu görevde olduğu müddetçe o teröristi alamazsın” denilen rahip Brunson, sonunda serbest bırakılarak ülkesine gönderiliyorsa, o ülkede adaletin terazisinde “güç” izleri var demektir.
Eğer PKK ve FETÖ terör örgütleri adına çalıştığı ve onlara yardım etti iddiasıyla tutuklanan Alman gazeteci Deniz Yücel aynı şekilde serbest bırakılırken, Türkiye’de görüşlerini açıklayan ve eleştiri haklarını kullanan gazeteciler cezaevine gönderiliyorsa, o ülkede hukuk devleti anlayışının sorgulanması kaçınılmazdır.
Buna benzer evrensel hukuk normlarını ihlal eden pek çok örneği sıralamak mümkün. Önemli olan, yargılanan insanların solcu mu, liberal mi, muhafazakar mı olduklarına bakılmadan bağımsız ve tarafsız bir yargılamaya tabi tutulmalarıdır.
Unutmayalım ki Kur’an’ın kurucu temel ilkelerinden birisi de adalettir. Adaletin olmadığı yerde demokrasiden de, barıştan da söz etmek mümkün değildir.
Bugünlerde “Ömer arayışında” olan siyasal iktidara katkı olması açısından bir örneğin altını çizmekte yarar var. Bilindiği gibi adaletiyle meşhur olan halife halife Hz. Ömer, şeffaf bir yönetim anlayışı benimsemiş ve insanların konumları ne olursa olsun herkese eşit mesafede durmaya özen göstermiştir. Daha da önemlisi aynı anlayışı idarecilerinden de beklemiş ve insanlar arasında ayrım yapmamaları konusunda uyarılarda bulunmuştur. Halifeliği döneminde Basra valisi Ebu Musa el-Eş’ari’ye gönderdiği uzunca mektubun bir bölümünde aynen şu uyarıyı yapmıştır: “Toplantılarda veya işi için huzuruna gelen insanlara eşit muamelede bulun. Böylece zayıflar adaletinden ümit kesmesinler. Güçlüler ise kendi çıkarları için başkalarına zulmedebileceğin hissine kapılmasınlar.”
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları

































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025