Mehmet Ocaktan
Çok talihsiz zamanlardayız, siyasi partilerin kapatıldığı, siyasetçilerin karga-tulumca cezaevine gönderildiği, bir dönemin düşünce ve ifade özgürlüğüne kelepçe vuran o ünlü 141., 142. ve 163. Maddelerin tarihin tozlu sayfaları arasında kaldığını sanıyorduk.
Ama yanılmışız… Yıl 2021; iktidar bloğunu oluşturan partiler koro halinde HDP’nin kapatılmasını, vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılarak cezaevine gönderilmesini istiyorlar. Bu bir akıl tutulmasından başka ne olabilir ki… Sadece 1960’dan bu yana 26 siyasi parti kapatılmış. Bir dönem “Milli Görüş gömleği”ni çıkartarak başka bir istikamete yönelen AK Parti’nin bugün kapısına gittiği Milli Görüş’ün tam dört partisi kapatılmış. Aynı şekilde bugünkü HDP’nin de neredeyse bütün partileri kapatıldı.
Peki partiler kapatılıp kapılarına kilit vurulunca, zihinlerdeki düşünceler de yok edilebiliyor mu?
Henüz bütün despotik yönetimler dahil hiçbir dönemde düşünceleri, inançları zihinlerden kazıyacak bir aygıt icat edilemediği içindir ki insanlar farklı düşüncelere, farklı inançlara ve farklı kimliklere sahip olmaya devam ediyorlar. Ama şu da bir gerçek ki otoriter yönetimler de doğası gereği iktidarlarını sorgulayanları, itiraz edenleri ve eleştirenleri hizaya sokma girişiminden asla vazgeçmemişlerdir.
Bu tarihin kadim bir döngüsüdür denilebilir, ama hiçbir yönetimin tarihsel tecrübeleri yok sayarak modern zamanlarda toplumlarına yaşanabilir bir yönetim modeli oluşturması da mümkün değildir.
Ünlü yazar Aldous Huxley “Tarihten alınabilecek en büyük ders insanlığın tarihten ders almamasıdır” der.
Maalesef AK Parti iktidarı geçmişte bizzat kendisinin de öznesi olduğu mağduriyetlerden, seçilmişlere yönelik ‘siyaset mühendisliği’ projelerinden ve düşünceye yönelik baskılardan sanki hiç ders almamış gibi görünüyor. Oysa yakın siyasi tarihimizde yaşanan tecrübeler göstermiştir ki muarızlarını yok etmek ve neredeyse onların nefes almasını bile engellemeye dönük tüm ‘siyasi mühendislik’ projeleri de, siyasetin zeminini tahrip eden hileli girişimler de sonunda iktidarların kendi ayağına kurşun sıkmaktan öte bir anlam ifade etmemiştir.
Bugün herkesin gözü önünde HDP üzerinden sergilenen “vesayet” oyunu, her ne kadar terörle mücadele gerekçesine dayandırılıyor olsa da, esas itibariyle muhalefetteki “demokrasi ittifakı”nın alanını daraltmayı amaçlamaktadır. Kısacası, her geçen gün kan kaybeden AK Parti-Bahçeli-Perinçek ittifakı demek istiyor ki: Madem biz kaybediyoruz, muhalefet de kazanmasın. Hatırlatmakta yarar var; üzerinden 6-7 yıl geçmiş Kobani olayları üzerinden yürütülen fezlekeler çok tehlikeli bir süreci başlatabilir. Bu girişim yarın, geçmişte FETÖ lideri ile boy boy resim çektiren, ona methiyeler düzen siyasetçiler için benzer şekilde fezlekelerin yolunu açarsa kimse şaşırmasın…
Kuşkusuz muhalefetin, iktidarın kaybetmesini istemesi ne kadar normalse, iktidarın da muhalefetin kazanmamasını istemesi o kadar normaldir, burada anormal bir durum yok… Esas tehlikeli olan terörle mücadelenin siyasete alet edilerek, terörle mücadele gibi en hayati konunun bile kutuplaştırmaya vesile kılınmasıdır.
Evet siyaset önemlidir, problemlerimizin çözümünde siyasetin devrede olması elzemdir. Bu açıdan bakıldığında siyasetçilerin mücadeleleri de demokrasilerde sıhhat işaretidir. Ancak siyasi partilerin bir bölümünü yok etme anlayışı üzerine bina edilmiş, toplumu tam ortasından bölen kutuplaştırıcı siyaset de bir felakettir. Maalesef iktidarın terörle mücadeleyi hoyratça kullanarak muhalefeti adeta terör sevici gibi gösterme siyaseti sadece vicdanları yaralamakla kalmıyor, toplumdaki bir arada yaşama azmini de yok ediyor.
Belli ki iktidarın kutuplaşma siyasetinden vazgeçmek gibi bir niyeti yok. İşte tam da bu noktada muhalefete düşen; AK Parti-Bahçeli-Perinçek koalisyonunun sahnelediği “vesayet” oyununda yer almamasıdır. İYİ Parti lideri Meral Akşener’in bu konudaki itidalli ve demokrat duruşu takdire şayandır.
Öyle anlaşılıyor ki bu itidalli duruş, iktidar mahallesinin bütün ayarlarını bozmuş durumda. Bu yüzden de artık hiçbir ahlaki ve vicdani bir kural tanımıyorlar. Sosyal medyada Akşener’le ilgili başlatılan çirkin kampanya karşısında “Batsın böyle siyaset” demekten başka bir şey gelmiyor insanın elinden…
Neyse ki Meral Hanım’ın, vicdanlarını askıya alanlarla ilgili söylediği sözler yüreğimize su serpti. Siyaseti kirletenlerin yüzü biraz olsun kızarır mı bilemem ama, Akşener’in şu sözleri çok ama çok anlamlı… “Allah’ım sen ne büyüksün. Beni vesile kılıyorsun. Kereste gibi yaşam formlarına, erkek demeye midem kalkıyor. Onların yüzünün iğrenç olduğunu, her birinin ne kadar korkak olduğunu göstermeye beni vesile kıldın. Sana şükürler olsun Allah’ım.”
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları







































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025