Mehmet Ocaktan
Türkiye son yıllarda gerek ülke içinde, gerekse dış dünyada hamaset üzerine bina ettiği çaresizlik politikalarıyla gidebileceği son sınıra dayandı, artık bundan ötesi yok. İşte şimdi değerli yalnızlığımızla baş başayız…
Şu anda öylesine yalnız durumdayız ki ABD Başkanı Biden’nın “Her yıl bugün Osmanlı dönemindeki Ermeni soykırımında ölenleri hatırlıyoruz ve böyle bir zulmün bir daha yaşanmaması için taahhüdümüzü yeniliyoruz” şeklindeki ifadeleri karşısında yanımızda durabilecek tek dostumuz yok. Çünkü bugüne kadar geleneksel olarak diplomasi yoluyla uzlaşma zemininde sürdürdüğümüz uluslararası ilişkilerimizi özellikle son beş yılda ‘meydan okuma’ diliyle adeta yerle bir etmiş durumdayız.
Maalesef Türkiye epey bir süredir uluslararası alandaki ikili ilişkiler konusunda diplomasi dilini terk ettiği için, 24 Nisan gibi Türkiye açısından hayati öneme sahip bir konuda bile Amerika nezdinde diplomasi yürütme kabiliyetini kaybetmiş durumda. ABD Başkanı Biden’ın, Ankara’nın tebrik telefonuna bile henüz karşılık vermediği bir ortamda doğal olarak Türkiye’nin 24 Nisan konusunda sonuç alıcı girişimlerde bulunması da beklenemezdi. Öyle anlaşılıyor ki Pentagon’daki veya Department’daki dostları da Türkiye’yi terk etmiş durumdalar. Kısacası artık değerli yalnızlığımızla baş başayız…
Kuşkusuz sadece Amerika cephesinde değil, bugüne kadar Türkiye’deki insan hakları ihlallerinin sık sık altını çizen Avrupa Birliği de bu kez hukukun dibe vurmasının AB’ye üyelik hedefine ciddi bir duvar oluşturduğunu vurguladı. Avrupa Parlamentosu’nun 2019-2020 Türkiye raporu, ‘en ağır’ rapor olarak tarihe geçti. “Türkiye’de hukukta geriye gidiş var. Hukukun üstünlüğü konusunda endişeler giderilemedi” ifadelerinin yer aldığı metinde “Hızla AB değerlerinden uzaklaşılıyor. Bu durum Brüksel-Ankara ilişkilerini tarihi dip noktaya getirdi” vurgusu yapıldı.
Sadece dış politikada son beş yıllık hafızalarımızı tazelediğimizde karşımıza çıkan manzara ne yazık ki hüzün vericidir. “Mavi vatan” hayalleriyle ve de yüksek perdeden nutuk atmalarla çıktığımız Doğu Akdeniz’de kaybeden taraf olduk ve etrafımızda tek dostumuz kalmadı.
“Türkiye artık eski Türkiye değil, dünya bizden korksun” şeklindeki hamasi sloganlarla başlayıp “büyük oyun”u bozma iddiasıyla milyarlarca dolar ödeyerek aldığımız S-400’ler elimizde kaldı. Üstelik milyarlarca dolar vererek ortak olduğumuz F-35 projesinden de resmen kapı dışarı edildik.
Durum o kadar vahim ki “rabia” ile başlayan Mısır seferinin sonunda geldiğimiz yer ortada, şimdi ricacılar göndererek ilişkileri tamir etmeye çalışıyoruz. İstiklal mücadelesi ve Çanakkale ruhuyla gittiğimiz Suriye bahsi ise kelimenin tam anlamıyla hüzünlü bir hikaye… Sonuç, 4 milyon mülteci ile baş başayız…
Bugün çok haklı olarak Biden’ın “soykırım” ifadesini kullanması karşısında iktidar ve muhalefet partileri başta olmak üzere bütün bir toplum olarak öfkeliyiz ve yüksek sesle tepkilerimizi ortaya koyuyoruz. Ama biliyoruz ki dış politikada sorunlar bir günde ortaya çıkmaz ve doğal olarak anlık reflekslerle çözüm üretmek de mümkün değildir. Bu yüzden de iktidarlar özellikle dış politikada uzun vadeli stratejiler üretmek ve bu politikaları uluslararası arenada diplomasi diliyle ısrarlı bir şekilde yürütmek zorundadırlar.
Unutmamak gerekiyor ki içeride demokrasiden ekonomiye, hukukun üstünlüğünden özgürlüklere kadar her alanda derin problemler yaşayan ve halkının kendisini güvende hissedeceği bir ortam oluşturamayan Türkiye’nin gerek Amerika, gerekse Avrupa nezdinde elinin güçlü olmasının imkanı yoktur.
Eğer 128 milyar doların çarçur edilmesi konusunda toplumu ikna edici açıklamalar yapamıyorsanız, adaletsizliğin, yolsuzluğun ve yozlaşmanın zirve yapması karşısında çaresizseniz, her konuşanı, eleştireni tutuklayarak çözüm üretmeye çalışıyorsanız bilinmeli ki, her gün “Vatan bölünmez, ezan susmaz, bayrak inmez” nutukları atmanız hiçbir şekilde güçlü ve dünyada sözü dinlenen bir Türkiye oluşturamazsanız.
Çünkü hamaset rüzgarlarının estiği bu Türkiye resmiyle dış güçlerle mücadele edemezsiniz, milletin çıkarlarını koruyamazsınız. Sloganlarla meydanları coşturabilirsiniz elbette, ama gerçekler hükmünü icra etmeye devam eder…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025