Mehmet TIRAŞ
Bu sözü Orta Doğu konusunda yazılarıyla dikkat çeken özellikle de Suriye olayını çarpıcı yazılarıyla farkındalık yaratan, Gazete Duvar’ın yazarlarından gazeteci Fehim Taştekin’in köşesinden kaptım.
Bir söz bu kadar mı Akp’nin son on yıldır içte ve dışta uyguladığı siyasetini resmeder.
Erdoğan, ‘Ateşin yamaçlarında barut kurutmayı’ sadece orta doğu ve dış politikasında yapmıyor, iç politikada da yapıyor.
Erdoğan’ın dış politika ve içeride dün söyledikleri ile bugün söylediklerinin bir kronolojisini yaparak hatırlatma yapalım.
Muktedir içeride başta ekonomi ve özgürlükler konusunda iktidarda zorlandıkça; içeride beka sorununu gündemde tutarak toplumu kutuplaştırıp iktidar ömrünü uzatmanın, her türlü antidemokratik yollarını arıyor ve siyasal iklimi sürekli geriyor.
Suriye politikasında ne diyor Reis:”BMÖ’nün meşru saydığı Esad rejimini tanımıyor, rejim karşıtı olan neredeyse tamamı islami terör örgütlerinden beslenen silahlı güçleri destekliyor, daha da ileri giderek Suriye bizim toprağımız diyor.. Bir taraftan da Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunuyoruz demesi ise, kendisini açıkta bıraktırıyor. TSK’nın Askeri operasyonla ele geçirdiği Suriye’de ki bazı yerlere vali, emniyet müdürü ataması yapıyor, toprak bütünlüğünü savunduğunuz ülkenin ele geçirdiğiniz yerlere bürokrat ataması yapıyorsunuz, bu nasıl bir toprak bütünlüğünü savunmak?”
Libya’da süren iç savaşta tam tersi bir tavır alıyor toplumun büyük çoğunluğunun desteklediği muhalif Hafter’e karşı Erdoğan; ”BMÖ tanıdığı hükümeti destekliyor, asker gönderiyor, askerlerin ne yapacağı ise muamma!. CHP’nin Libya’da taraf olma arabulucu ol sözlerine, şuna bak yahu Bay Kemal uluslararası hukuku da bilmiyor, bize teröristle görüş diyor diye feryat ediyor, ardından Putin aynı öneriyi getirince Hafter ile aynı masaya oturuyor.”
Vatandaş ta haklı olarak hangisi doğru diye sormaktan kendini alamıyor!.
İçeride uyguladığı siyaseti dış politikadan hiç bir farkı yok.
Toplumun adeta sinir uçlarıyla oynuyor Erdoğan.
Demokrasi hukuk çeşmesinden beslenir diyor; yargının verdiği kararları beğenmezse ne tanıyor, ne de uygulattırıyor. Daha da ileri giderek yargıya ferman okuyup; ey yargı gücün yetiyorsa gel yık demedi mi, yargının kaçak Saray için verdiği kararına karşı.
Sandık demokrasinin namusu diyor ama, İstanbul Büyük Şehir Belediye başkanlık seçimini muhalefetin adayı kazanınca seçimi iptal ettiriyor, Kürt il ve ilçelerinde Belediye başkanlıklarını kazanan 30 HDP’li Başkanlarını görevden ikinci defa alarak, yerlerine kayyım atayıp belediye başkanlarını tutuklatmadı mı? Bu uygulamaları Ateşin yamaçlarında barut kurutmak, değil mi?
Yandaş medya ile besleme iktidar medyasının çok üzerinde durmadığı başka konulara da bir göz atalım.
Erdoğan Sivas Madımak otelinde 35 insanı diri diri yakan katillerinden biri olan, ömür boyu hapse mahkum edilmiş Ahmet Turan Kılıç’ı sağlık nedeniyle affetmesine ne demeli?
Ne diyordu Erdoğan af konusunda, biz devleti yöneten siyasiler olarak devlete karşı işlenen suçları affederiz ama, kişiye karşı cinayet işleyen katilleri affedemeyiz, ancak o katili aileleri affeder.
Peki bu dinci katil düşünce suçlusu mu, yakarak öldürdüğü insanların aileleri yok mu, yakılarak öldürülen insanlar kaya koltuğundan mı çıktı, kendinizi Sivas mağdurları olan ailelerinin bir yerine koyun, bunu nasıl yaparsınız?
Bu kararınızı Alevi vatandaşlar nasıl kabullenir?
Hapishane de yüzlerce ölüm döşeğinde yatan zindanda çürütülen, siyasi suçlu kişiler sizden affedilmek için dilekçe verenler yardım bekliyorlar ama, siz hiç oralı bile değilsiniz?
Dinci, mezhepçi katili af ederken yazarları ve gazetecileri zindanlara atıyorsunuz.
Yine yandaş ve besleme iktidar medyasının görmediği BEKÇİLİK konusu.
Üç yüz bin kişilik devasa polis kadrosu ile güvenliği sağlayamadınız da,30 bin kişilik Bekçiyle ne yapmak işitiyor sunuz? Bunu anlamak mümkün değil, dileriz yanılalım.. On binlerce asker ve polisle çözemediğimiz Kürt sorununa, Kürt kökenlilerden oluşan 80 bin kişilik Koruculuk sistemini getirdiğiniz, Bekçilik sistemi doksanlı karanlık ve kanlı yılları hatırlatıyor insana.
Bu gelişmeleri okudukça insanın aklına her şey geliyor burası Osmanlı’nın devamı, Osmanlı’da oyun bitmez diye bir deyim vardır ya!.
Elinde çekiç olan her şeyi çivi görürmüş..
Eşitlik, özgürlük ve kardeşliğin uygulanmadığı bir yerde Güvenlik bir yere kadardır, ondan sonrası toplumu patlatır.
Türk Silahlı kuvvetleri Suriye’ye yaptığı operasyonlardan sonra bizde, Milli Savunma Bakanlığının bütçesi hiç tartışılmaz oldu, hatta tapu haline geldi.
Siz hiç medyada savunma harcamalarıyla ilgili bir rakamın yazıldığı ve yorumun yapıldığını bırakın, bir haber okudunuz mu?
Yolsuzluk, yoksulluk ve yasakları kaldıracaktı muktedir, bu konulara hiç girmiyor soran ve sorgulayanları da, hedef gösteriyor.
Ekonomi o kadar kötü ki piyasada yaprak kıpırdamıyor, işsizlik rekor kırıyor, zamlar sağanak yağmuru gibi yağıyor, mutfakta yangın var, insanlar ısınmak için sobaya dönüyor ama, damat her ay basının karşısına geçip ekonomi konusunda gelecek ay bu aydan daha iyi olacak derken, kayın peder de bu yıl destan yazacağız, yaza doğru ekonomi şaha kalkacak diyor
Anlatılanların vatandaşta hiç bir inandırıcılığı yok ve tam bir masal.
Türk-iş 2020 Ocak ayı Açlık ve Yoksulluk rakamlarını açıkladı; bir kişi için açlık sınırı 2 bin 219 lira,4 kişilik yoksulluk sınırı ise 7 bin 229 lira olarak açıklarken, bu rakamlar bile tek başına damat ve kayın pederin masal anlattığını ortaya koyuyor.
Asrın lideri bu kadar sıkıntı ve sorunlar karşısında Ateşin yamaçlarında barut kurutmaya devam ediyor.
Dileriz bu tehlikeli anlayışından biran önce vaz geçer ve normale döneriz.
Editör Notu: Yazarımız 3 yıl önce Marmara Yerel Haber'de yayınlanan yazısını, güncelliğinden hiç bir şey kaybetmediği için yenden yayınyanlanmasını istedi. .
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları






































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
1.12.2025