Mehmet TIRAŞ
Kadını cinsel bir obje olarak gören eril iktidarı kalıcılaşması için kadını sosyal hayattan soyutlayan ve çağdışı olanı toplumumuzun değerleri diye savunan, namusu,ahlakı,her türlü arsızlığı ve yolsuzluğu kadın üzerinden tanımlayan ve kapatmaya çalışan,kadını eve kapatan bir zihniyetin yansıması AKP’e iktidarın da kendini günden güne daha fazla gösteriyor.
Başörtüsüz kadın perdesiz eve benzer sözü üzerine İnternette kısa bir tarama yaptım ‘başörtüsüz kadın perdesiz eve benzer’ sözü Necip Fazıl Kısakürek’e aitmiş,edebiyat içerisinde bir benzetme yapmış ama bu sözü ne amaçla kullandığı konusunda pek dikkat çeken bir bilgiye rastlayamadım..Kısakürek perdesiz evin ya satılık ya da kiralıktır diye yorumlamış, fakat her şeyde olduğu gibi AKP’e bu sözü de kadın üzerinden zihniyetine uyarlamış gözüküyor.
Başörtüsüz kadın perdesiz eve benzer sözünü 10 Ağustos 2012 yılında AKP’nin Ünye ilçe başkanı kullanmıştı sosyal medyada,bu söze başta kadın dernekleri ve insan hakları savunucuları ,toplumun farklı kesimlerinden ve demokrasi güçlerinden çok sert karşı çıkışlar olmuş, hatta bazı bayan milletvekilleri bu sözün ne anlamda kullanıyorsunuz diye AKP’lilerin yanıtlaması için parlamentoya taşımıştı hatırlanacağı üzere…Bu ilçe başkanı AKP’e tarafından partiden istifa ettirildiği söylenmişti ama aynı zihniyet başka bir versiyonla yine gündeme getirildi hem de başbakan yardımcılığı yapan bir kişi tarafından.
Aslında kadını aşağılayan ve kadın üzerinden topluma ahlak dersi verip, namus bekçiliği yapan AKP’ye destek veren yayınlar yapan ve sözde din alimi geçinen çok yobaza rastlarsınız, internette bir sörf yapmanız yeterli..
İşte bunlardan birisi Erdoğan’ın kankası dinci bir gazetenin yine topluma dikkat çekmek için flört eden kızla evlenmek ”ısırılmış elmayı yemeye benzer” diyerek kadını aşağılamaya kadar götürmüştü.
Yazımıza konu olan ve ülke gündemine oturan Ramazan Bayramının birinci gününde AKP’nin kurmaylarından olan ağlamadan sorumlu devlet bakanı ,başbakan yardımcısı Bülent Arınç şöyle bir söz sarf etmiş topluma ahlak dersi vermeyi çok seviyorlar ya:”erkek zamparalık yapmamalı kadınlarda toplum içinde kahkaha atmamalı..” Allah aşkına hiç bir benzerliği var mı kadın ve erkek konusunda bu benzetmenin..
Bu sözler benzesin veya benzemesin yeter ki Erdoğan’ın hoşuna gitsin geçerli olan bu.
Erdoğan’da demedi mi;dolma bahçedeki çalışma ofisimden bakıyorum Kadıköy vapurundan inen kadınların kıyafet hiç hoşuma gitmiyor, kolunda dövmesi olan gence bu bizim kültürümüze uymuyor diyerek kıl olup müdahalede bulunan,kadının bedenine kadının sahip olmadığını hatta kadının rahmine düşen ceninden kadın sorumlu olamaz diye akla mantığa uymayan açıklamaları hala hafızalarımızda canlılığını koruyor, özel hayatı kendi sosyal yaşantısına benzetmek için uğraşan,olması mümkün oyman homojen bir toplum yaratmaya çalışması aklın alacağı bir şey değil..
Bülent Arınç’ın ‘kadınlar toplumda kahkaha atmamalı’ sözünü duyunca birden Taliban’ın Afganistan’da kadınlara getirilen yasakları hatırladım; “kadınlar salatalığı, erkekler de domatesi eline almamalı,kadınlar topuklu ayakkabı giymemeli diye açıklamalarını yapmıştı..Taliban’ın kadına bakışı sebzede bile erkek ve kadının cinsel organını çağrıştıran çağ dışı algısı, bizde de kadın gündeme gelince başka bir şekilde tezahür ediyor.
Erdoğan ve kurmayları AB’den uzaklaşarak son beş yıldır kendine Müslüman kardeşler örgütü olan İhvan’ı örnek alan Mursi ağzıyla konuşan ve kadınlara bakan bir algıyı topluma dayatır oldular..
Mursi,Mısır’da iktidara gelince bale ve dans okullarını fuhuş yuvası görmüş, bu yerlerin toplumun ahlakını bozan eşcinsel yetiştirdiğini, bu gibi yerlerin kapatılması gerektiğini açıklamıştı.
Kadını eve hapseden,en az üç çocuk doğuran, çocuğuna bakan, erkeğe hizmet eden ve ev işlerini yapan ve yürüten birsi olarak göre bir insanın, birde Cumhurbaşkanı olması durumunda kadınları gelecekte nasıl bir tehlike beklediğini göstermiyor mu?
Erdoğan ve ona biat edenler din ve mezhep üzerinden kadını eve kapatarak,üretimden,yönetimden ve temsilden uzaklaştırarak sosyal hayata format atmaya çalışıyorlar, bunu da artık gizlemeden yapıyorlar,toplumdan gelecek tepkiye göre hareket eder oldular..
Kısıtlı olmasına rağmen AKP’de siyaset yapan kadınlar tam bir erkek diliyle konuşuyorlar,bu tarz yaklaşım havuz medyasında yazan tetikçi kadın yazarlar içinde geçerli,Erdoğan’ın kadına bakışını destekler babında.
AKP’nin 12 yıllık iktidarında kaç tane kadını üst düzeyde bürokrasiye atanmış,bir elin parmaklarını geçmez.
Kadını Erdoğan demokraside yeşillik olarak kullanıyor,AKP’nin kaç belediye başkanı kadın,bir tane kadın emniyet müdürü var mı,dokuz yüz ilçenin kaç tanesi kadın kaymakam, 81 ilin tek bir ilinin valisi kadın,general bir kadınımız var mı,hangi Bankanın genel müdürü kadın ,kaç gazetenin genel yayın yönetmeni veya kaç televizyon kanalının enkırmen-i kadın?
AKP’deki bakanlardan hatta milletvekillerinin kaç tanesinin karısı çalışıyor?
Bu sorular yabana atılacak ve dikkate alınmayacak sorular ve sorunlar değil?
Kadının üretimden,yönetimden ve temsilden çıkartır sosyal hayattan uzaklaştırırsanız o toplum ormanı olmayan bir dağa benzer veya yaşadığınız topraklar çöle döner.
Bülent Arınç’ın açıklamaları sahibinin sesi gibidir,Erdoğan’ın hoşuna gitmeyen hiçbir sözü AKP’de hiç bir kişi eleştirmek ve soru sormak cesaretine sahip değildir, havuz medyasından beslenen, AKP kadrosundan sözde gazetecilik yapan bir tane tetikçi yazı yazamaz veya televizyon kanalında eleştiri getiremez buna kadına bakış ta dahildir.
Başbakan yardımcısı Bülent Arınç, “kadınlar toplumda kahkaha atmamalı” diye Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde gündemi değiştirmek için Erdoğan talimatlı,Taliban zihniyetli,Mursi bakışlı bir bayram menüsü ortaya attı, toplumun nabzını ölçmek ve kadına bakışlarına toplumdan gelecek tepkiyi görmek ve gerçek gündemi saptırmak için..
Kadına bakışlı tartışmalar ve sözde paralel devletin polis şeflerine yapılan operasyon, 17/25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunu Cumhurbaşkanlığı seçiminde gündeme getirilmemesi için yapılmış çıkışlardır.
Bu cambaza bak cambaza taktiği.
Yazarlar
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları





































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
1.12.2025