Mehmet TIRAŞ
Hep siyasi olayların ve tartışmaların ortasında kalınca;gelişmiş toplumun can damarı olan eğitimi ıskalamış oluyoruz ama eğitimin boşluğunu yeryüzüyle kıyaslayarak değil de; AKP hükümetleri tarafından din referanslı yapılmaya ağırlık verilmeye başlayınca böyle bir yazıyı kaleme almakta kaçınılmaz oldu.
Eğitim, ülkemizde işsizlik, gelir dağılımındaki adaletsizlik ve yargı sorunu kadar can alıcı bir sorun olarak karşımızda duruyor ama eğitim bizde toplumun gündemine okulların açılışıyla gelip mevsimlik geçici bir sorun gibi görülüp ve geçiştiriliyor.
Gelişmiş toplumlarda eğitim yeryüzüyle kendini kıyaslayan birey olmayı ve beceri kazandırmak için verilirken; bizde ise devletin ideolojisini kutsayan ırkçı, dince ve mezhep üzerinden kendini tanımlayan kul yığınları olarak yetiştiriliyor.
Kul yığını dedik Çetin Altan’dan ödünç alarak kullanıyorum bu tezi; felsefenin eğitimde yasaklandığı bir ülkede verilen eğitim ancak kul yığınları yetiştirir.Geçen Çetin Altan bir makalesinde okumuştum,Çetin Altan’a bir dostu sevmediğin bir insana ceza ver deseler ne yaparsın diye soruyor ”onu bir odaya kapatır önüne bir tomar kağıt korum bunları doldur derim” diye yanıtlar dostunun sorusunu Altan.Bu ülkede kitap okumak bir ceza olarak uygulamadı mı?
Felsefenin yasaklandığı ülkede eğitimin farkını ortaya çıkartamazsınız çünkü;felsefe ezber bozan,dinin huzursuz kardeşi olduğu gibi aklı gerçektir; fiziği dinlerden öğrenemezsiniz.Felsefe bizim eğitimimize girmeyen bir düşünce sanatıdır.
Yazımızın konusunu AKP’nin 12 yıllık iktidarında eğitime bakışını ve geldiği yeri istatistik rakamlarla din ve mezhep ağırlıklı eğitim politikası üstüne ayıralım dedik.
AKP’nin iktidar ömrü uzadıkça ve devleti ele geçirince sistemden beslenen bir yola girdi ve devletin değişmez ideolojisi olan toplumun her kesimini“Müslüman,Sünni ve Türk” ideolojisinin, “Müslüman ve Sünni “ politikasının eğitimini uygulamaya soyundu.
İşte bunun somut rakamları:
2002 yılında imam hatip lise sayısı 458 ve okula giden öğrenci sayısı 71 bin iken,2014 yılında okul sayısı 854’e çıkıyor ve okula giden öğrenci sayısı da 474 bine çıkmış.
Milli Eğitim Bakanlığının(MEB) verilerine göre 936 Anadolu İmam Hatip lisesi ve 1355 de İmam Hatip orta okulu var.Kaynak:MEB örgün eğitim istatistiklerinden.
2014-2015 eğitim yılı içinde imam hatip okullarının dışında diğer okullara da talebe göre din eğitimi veren sınıflar açılarak tam 40 bin öğrenci yerleştirileceğini medyadan öğreniyoruz, bu haberleri yetkililer de tekzip etmiş değiller.
İmam Hatip okullarının artışı bir toplumsal talep değil, AKP’e devlet imkanlarını kullanarak iktidarının ideolojisini hayata geçirmek için yandaş medyası ve siyasi gücüyle algı operasyonu yarattığı bir strateji olarak karşımıza çıkıyor.Kamu oyu araştırmalarında imam hatip okullarına ihtiyaç duyulan ve çok ciddiye alınacak bir toplumsal talebin olduğunun işaretleri görülmemektedir.
AKP’e eğitime din ve mezhep ağırlıklı bir müfredatı uygulamanın görünür bir şekilde mücadelesini veriyor.Bunun yolunu da imam hatip okulları,DİB’lığının büyük bir kitle olan kadrosu ve içinde yer alan kuran kursları aracılığıyla uyguluyor.Türkiye genelinde 10 bin 914 kuran kursu var..
DİB’ lığı, MEB ve MSB bakanlığından sonra bünyesinde en fazla personel barındıran bir kurum ve kadrolu personel sayısı 130 bin,buna sözleşmeli personel sayısı dahil değil, bu personelin 70 bini camilerde imam olarak görev yapıyor..DİB’ lığının 2014 bütçesi 5 milyar 442 milyon TL ve 8 bakanlığın bütçesine eşit,DİB’ lığı devlet protokolündeki yeri AKP’e hükümetiyle 51. Sıradan 10. Sıraya çekildi.
İmam hatip okullarını DİB’ lığından ayırarak tartışamazsınız yaparsanız eksik kalır.DİB’ lığı maliyeden her yıl 10 bin kişilik kadro istiyor, maliye ancak bu talebin üçte birini karşılıyor, yalnız DİB’ lığına işe başlayanlar belli bir süre sonra kadrolaşmak için başka kurumlara geçiyor,DİB’ lığına alınan personelin imam hatip çıkışlı olması ve KPS puanının 40 puan olarak veri alınması ve mülakatla işe alınanlar ise başka bir ayrıcalıklı ve torpil öne çıkıyor imam hatip mezunlarına arasında.
Erdoğan’ın din ve mezhep üzerinden sosyal hayata format atmaya kalkması ve söylemleri bunun açık işaretleridir..
Erdoğan,bizim neslimizi bozdular dindar bir nesil yetiştireceğiz,Reyhanlı’da 53 Sünni vatandaşım şehit oldu,imam hatip okullarından mezun olanlardan tinerci çıkmaz diyerek her yıl imam hatip mezunlularının toplantısına katılarak, imam hatipleri diğer okulların önüne koyması ; bize harp okullarının mezuniyet törenlerinde yapılan konuşmaları hatırlatıyor..
Generaller harp okullarından mezun olanlar sadece subay olmayacaklar ileride ülkeyi yönetecek kişiler olarak mezun oluyorlar ve böyle bir sorumlulukla yetiştiriliyor derlerdi.
Askerler Çankaya’ya Cumhurbaşkanı olacak kişide harp okulu olmasını kriter görürlerdi; şimdi AKP’liler İmam hatipli görmek istiyor,yandaş medyanın yazarları hayalimiz gerçek oldu diye,Erdoğan’ın CB’nı olmasını böyle takdim ediyorlar.
Erdoğan, imam hatip okullarıyla ilgili artık imam hatiplerden mezun olanlar camilerde imam, DİB lığında memur değil, ülkeyi yönetecek kişiler olarak yetişecekler mesajı veriyor.
İmam hatip okullarını son teknolojiyle donatırken binalarını da modern yapılarla cazip hale getiriyorlar diğer okullara göre.İmam hatiplerde uygulanan bir din eğitimi değil açıkça Sünnileştirme politikasıdır.
Kemalist gençlik yetiştirmek isteyenlerle, dindar gençlik yetiştireceğim diyenlerin aralarında bir zihniyet farkı var mı,sadece söylem değişikliği karşımıza çıkarken, Erdoğan ‘da Kemalizm’in din versiyonunu uyguluyor.
Erdoğan,bir konuşmasında devlet vatandaşa format atmamalı demişti doğru bir tez ama dindar nesil yetiştirmek vatandaşa devlet eliyle format atmak olmuyor mu?
Sonuç olarak Erdoğan’ın eğitimin özünü dinden yola çıkarak Sünni bir müfredata dönüştürerek,tek parti döneminin devlet ideolojisini okullarda hayata geçiren köy enstitülerinin eğitiminin; tezadı olan imam hatip okullarını devreye sokup imam hatipleri de; askeri darbelerle devleti yöneten harp okullarıyla kıyaslaması,devletin ideolojisi açısından pek değişen bir şey olmadığını göstermiyor mu?
17/25 Aralık’ta yargıya yapılan darbe ile Türkiye demokratik ülke olmanın dışına savrulmuş durumdadır.
NOT:Tetikçi yandaş gazeteci geçinen esnaf takımının dikkatine sunulur;2014 yılının ilk 8 ayında 1270 işçi iş kazalarında öldü haberiniz var mı?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları

































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
1.12.2025