Mehmet TIRAŞ
Şu düşüncedeki derinliğe bakın..
Demokrasi ve hukuktan yana olanların ezberini bozan bu fikir tüm yerli ve dış basında manşetten;Türkiye’de insanlara nefes aldıran yeni bir model diye verildi.
“OHAL Bitmez,Bitirilemez,Bitmemelidir.”
Bu modeli Kim öneriyor,MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli.
Ne zaman, 10 Nisan 2018 Tarihinde Partisinin TBMM’deki grup toplantısında.
Cin gibi bir fikir..
Karanlığı aydınlığa çeviren ışık..
Toplumsal körlüğümüze optik oldu Bahçeli.
Kimin aklına gelir böyle bir düşünsel buluş.
Bahçeli böyle bir düşünce ile önümüzü aydınlatmasaydı,Allah korusun miyopluktan toplum olarak uçuruma yuvarlanacaktık.
Bu kadar felsefi bir yol gösteren siyasetçi hangi topluma nasip olur.
Bahçeli’nin açılımı ile toplumun tüm farklı kesimleri olarak bizlere nefes aldırdı.
Siyasetçiler ne kadar dövünüyorlardır böyle bir sistemi önermek bizim aklımıza niye gelmedi diye!.
Bahçeli bu önerisiyle toplumun her kesiminin ezberini bozdu..
Ülke gündemini belirler oldu..
OHAL neymiş de farkında değil mişiz.
Böylesi çığır açan yol gösteren,sorun çözen bir model ortaya atarsanız haklı olarak partililer de koro halinde bağıracaklar..
Kıskananlar çatlasın.
Bu Devlet adamını Allah nazardan saklasın.
Ülkücüler ve MHP’liler tezelden hemen Genel Başkanlarına bir kurşun döktürmeliler.
Toplumu karanlıktan gündüze çevirdiği için.
Hangi topluma nasip olur tarihte böyle bir siyaset adamı, kıymetini bilelim Allah’ın bir lütfu bizlere.
Nasıl bulursun böyle cin gibi bir parlak fikri hem de ülke de siyasetin kilitlendiği anda.
Birde bilinmesini isteriz bu fikir hem yerli hem de milli..
Rahmetli Süleyman Demirel’in çok önemli siyasete ışık tutan bir sözü vardı:”Dünün Güneşi ile bugünün çamaşırını kurutamazsınız” derdi.
Sanki bu toplum OHAL’i tanımıyor ve yaşamamış.
Sanki bu topraklarda OHAL uygulanmamış ve uygulandığı süreçte de sosyal,siyasal,ekonomik ve toplumsal sorunları çözmüş de toplum OHAL’in kıymetini bilmemiş.
OHAL deyince ne hatırlıyoruz doksanlı yıllardan:
-Güney doğu’ da köy yakmalar ve boşaltmalar akla gelir..
-Faili meçhul cinayetler,
-Beyaz toroslar,
-Kürt illerinden batı illerine toplu zorunlu göçler,
-Yargısız infazlar,
-17 binle ifade edilen faili meçhul cinayetler gelir.
-Gözaltı kayıpları gelir.
-Güneydoğu da OHAL ilan edilen yerlerde yapılan hukuksuz operasyonlar,sokağa çıkma yasakları gelir akla.
-Hukuksuz insan hakları ihlalleri ve toplu katliamlar gelir.
-Güneydoğunun demografisinin bozulduğu gelir.
Yukarıda sıraladıklarımız Kürt illerinde yaşanırken Batıda yaşayanlar bunları görmemezlikten geliyordu..
16 Temmuz darbe kalkışmasıyla 20 Temmuz 2016 Tarihinde ilan edilen ülke çapındaki OHAL’den sonra Batı OHAL’le tanıştı ve neler oldu bir de buna kısa göz atalım.
Akp’e hükümeti üç ay süre ile OHAL ilan ettiğinde biz bu OHAL’i devlete karşı ilan ediyoruz,devlet içine yuvalanmış FETÖ’nün elemanlarını ve gizlenen örgüt elemanlarını temizleyeceğiz demişlerdi.
Ama öyle gelişmedi süreç Erdoğan OHAL’e dayandırarak çıkarttığı KHK’larla muhalif olan her kesime yönelik bir sürek avı başlattı..
-DBP’nni 105 seçilmiş belediye başkanlarından 95’i tutuklanıp hapse atılırken,yerlerine Kayyım atandı.
-HDP’li 13 Milletvekili terörle ilişkilendirerek hukuksuz bir şekilde milletvekillikleri düşürülerek hapse konuldu ve tutuklulukları hükümlülüğe dönüştü..
-Muhalif olan medya üzerinde sınırsız bir baskı oluştu.
-Şuan ceza evlerinde yüzlerle ifade edilen gazeteci tutuklu.
-Yargı kararları uygulanmaz oldu,yargının talimatla çalıştığı tartışılmaz bir vaka.Anayasa Mahkemesinin Şahin Alpay ve Mehmet Altan için tahliye kararını yerel mahkemenin uygulamaması da bunun son örneği.
-2 bin 500 gazeteci işsiz kaldı.
-Yüzlerce dernek,gazete,dergi,radyo, TV kanalı ve internet sitesi kapatıldı.
-Erdoğan OHAL’i sekizinci defa uzatmak için hazırlanırken artık demokrasi yok OHAL var derken; korumaya aldığı ortağı Devlet Bahçeli’de “OHAL,Bitemez,bitirilemez,bitmemelidir” diye destek veriyor.
- Erdoğan demedi mi,bize OHAL 12 ay değil iki yıl olsa yetmez.
-OHAL ile ıvırı-zıvır yok oldu dediği neydi hatırlayalım;grev,yürüyüş,miting ve gösterileri söylemedi mi Erdoğan.
-OHAL ilanından sonra güvenlik gerekçe gösterilerek hiç bir demokratik hak aranmaz oldu.
-Kamudan binlerce insan hukuksuz bir şekilde işinden atılarak açlığa mahkum edildi.
- Akp’ye muhalif oldukları için 3 bin 500 akademisyeni üniversiteden uzaklaştırıldı ve bir çoğu tutuklandı.
-En vahimi ise OHAL’den sonra demokrasinin kuvvetler ayrılığını kuvvetler birliğine çevirdiler..
-OHAL ile medya Özgürlüğü diye bir şeyin kalmadığını,Doğan Medya grubunun el değiştirmesi bunun son örneği değil mi?
Aslında OHAL tam Devlet Bahçeli’nin hayalindeki bir sistem.
Erdoğan OHAL bize iki yıl da olsa yetmez derken Bahçeli’nin hayalini okumuş oluyor.
Bahçeli’nin OHAL’i bu kadar siyaseten kutsaması kadar doğal bir şey olamaz.
OHAL farklılıkları yok sayan toplumu tek tipleştirmek olarak, bizim siyasi geleneğimizde uygulanan bir argümandır.
OHAL çoğulculuğu,aykırı fikirleri,bireyin ve azınlık haklarını yok sayan, bir zihniyetin siyasi kültürü olarak karşımıza çıkmıştır.
“OHAL sıkıyönetimlerin yerini alan bir sistemdir.”
Akp’nin içinden bile OHAl’e karşı çıkanlar tepki gösterilirken..
Devlet Bahçeli kürsüden boyun damarlarını şişirerek yeni bir buluş icat etmiş gibi,yüksek perdeden bağırarak Necip Türk milletine tarihi özgürlükçü yol haritasını açıkladı:“OHAL,bitmez bitemez,bitmemelidir..”
Salondakilerden bir alkış tufanı koptu koro halinde tempo tuttular..
Kıskananlar çatlasın..
Kıskananlar çatlasın diyenlere hatırlatalım; Devlet Bahçeli, Erdoğan için eğer ‘seni yüce divana göndermezsem şerefsizim’ diye bağırdığında da, koro halinde Bahçeli’yi ayakta alkışlıyor ”Devletin Başına Devlet Gelecek” diye tempo tutuyordunuz!.
MHP muhalefette olan ama muhalefete muhalefetlik eden tarihte eşine rastlanmayan bir parti.
Devlet Bahçeli’nin önerdiği sistemde bunu teyit etmiyor mu?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları



































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
1.12.2025