Mehmet YILDIZ
Ethem Sarısülük adındaki silahsız protesto eylemcisi Ankara’da polis memuru Ahmet Şahbaz tarafından yakın mesafeden kafasına ateş edilerek öldürüldü.
Yargıçlar katil polisi serbest bıraktılar.
Binlerce insan 24 Haziran 2013’te İstanbul-Kadıköy’de sokağa çıkarak söz konusu cinayeti lanetledi ve katil polisin cezalandırılmasını talep etti.
Bu eylem toplumun ilerici-solcu kesiminde ciddi bir ilerlemenin olduğunu, daha doğrusu demokrasi, insan hakları ve hukuk devletini savunan ciddi bir gücün oluştuğunu ortaya koyuyor.
Radikal sol grupların ağırlığını koyduğu bu tip protesto eylemleri sırasında yapılan konuşmalarda daha düne kadar katillerin cezalandırılmasını istemek yerine, öldürülenin ölmezliği, onun aslında hiç ölmediği, güneşe gömüleceği, mücadele saflarında olduğu, herkesi mücadeleye katılmaya çağırdığı, hangi gruba mensup olduğu, yiğitliği, devrime olan inancı, devrimci ideolojisinin mahiyeti, bilgeliği vb. öne çıkarılıyordu.
Hunharca öldürülen insanlara yazık oluyordu; kimse onlara acımıyormuş gibi bir intiba oluşuyordu. Faşistler tarafından işlenen cinayetler devrimi güçlendirme çabalarının birer araçlarına dönüştürülmeye çalışılıyordu. Hunharca işlenen cinayetler böylece romantize, idealize ediliyordu. Faşistlerin ellerinden gelen ölüm bir yücelik, bir kutsallık, bir mistiklik kazanıyordu. Ölü devrim şehidi olurken ölünün nereye gittiği konusunda herhangi bir açıklama yapılmıyordu.
Güneşe gömülen ölünün yolumuzu aydınlatmaya devam edeceği iddiasının figüratif bir konuşma olduğunu herkes biliyordu şüphesiz. Müslümanların şehitleri cennette giderken bizimkilerin nereye gideceklerini bilmiyorduk. Şehitler kervanına katılma olayını izah etmekte müthiş bir kimsesizlik, müthiş bir yalnızlık, müthiş bir utanç yahut utandırıcı bir şüphe içindeydik.
Ölüm çoğu kez faşistlerin, işkenceci katillerin ellerinden geldi. Her zaman değil. Öyle bir dönem geldi ki ölüm kendi başına varılabilecek yüce mekan oldu. Ölüm insan olmanın, erdemin, haysiyetin, namusun, yiğitliğin ta kendisi oldu. Ağır ağır gelen ölüm ölümlerin en soylusuydu. Lime lime olmuş, iğne ipliğe dönüşmüş aç bedenler üzerinde ne şiirler, ne romanlar yazıldı!
Radikal sol gruplarla polemik yapmak gibi bir niyetim yoktur. Sadece düşüncelerimi, hislerimi ifade ediyorum. “Bakın ne doğru düşüncelere sahibim ve sizin düşünceleriniz ne kadar tutarsız, ne kadar ilkel, ne kadar hümanizmden uzak?” saikıyla da yazmıyorum. Nitekim bir süre önce Ethem Sarısülük cinayetini protesto etmek amacıyla Ankara’da bir araya gelen bir grup insana son derce “klasik” bir devrimci konuşma yapan arkadaşa aşağıdaki mektubu gönderdim:
Sayın …,
Ethem Sarısülük adlı gencecik, masum, haklı, silahsız protestocunun bir polis tarafından kafasına bir kurşun sıkılmak suretiyle Ankara’da sokak ortasında öldürülmesi üzerine yaptığınız kısa konuşmayı izleyince bir an kendimi 1970’li yılların Türkiye’sinde buldum. MHP, Ülkü Ocakları ve polis tarafından her gün onlarca masum insan öldürülüyordu, biz devrimcilik adına ölünün tabutu üzerinde yaptığımız konuşmalarda ölenin aslında ölmediğini, bizi devrimciliği sürdürmeye çağırdığını, çok yetenekli, cesur, bilinçli vb. biri olduğunu söylüyorduk.
Hunharca işlenen faşist cinayetleri protesto etmiyorduk, öldürülene acımıyorduk, öldürülenin ailesine acımıyorduk, acılarını paylaşmıyorduk, katillerin cezalandırılmasını istemek gibi bir talebimiz yoktu, sadece ölünün maksimal düzeyde devrime hizmet etmesini, devrim saflarına daha çok insanın katılmasına hizmet etmesini istiyorduk. “Sayılmayız parmak ile, tükenmeyiz kırmak ile!” felsefemiz faşist katillerin hoşuna gidiyordu. “Hiç sorun çıkarmayan insanlar” diyorlardı ve rahat rahat cinayetleri işlemeye devam ediyorlardı.
Zamanla bu tip insanlık dışı ve ritüelistik konuşmalarımız nedeniyle tüm insani hassasiyetlerimizi yitirdik, faşistlerin terörünü internalize ettik, sonuçta onlara benzedik. Cinayet işlemekle değil, yapılanı normal görmek anlamında. O yıllarda hem biz çocuk sayılırdık hem de “belki devrim olur” diye cahilce de olsa bir umudumuz vardı. Sene olmuş 2013, sizde yaş kemale ermiş, Marksizm-Leninizm kimin umurunda? Dünyanın yüzde yüzü tarafından reddedilen bir ideoloji adına, sırf siz bu ideolojiye inanmaya devam ediyorsunuz diye Tayyip tarafından güpegündüz sokak ortasında hunharca katledilen genç bir adamın ölü bedeni üzerinde bu kadar “theatrical” Marksist-Leninist ve mistik bir konuşma yapmanız beni çok üzdü. Ethem’in Marksist-Leninistliğini vurgulayacağınıza Tayyip’in eli kanlı bir katil olduğunu ilan etseydiniz size saygı duyardım.
Bahis konusu arkadaş mektubuma verdiği cevapta benim haddimi aşan öznel düşüncelerimin kendisi için hiçbir önem taşımadığını belirtmekle yetinmiş.
Sanki ben kendi önemsizliğimin farkında değilmişim gibi beni önemsizliğime ikna etmek için çok enerji harcamış. Halbuki ben bütün önemsizliğim içinde sadece insani bir tepki göstermek istemiştim.
Bütün umudum Kadıköylülerde. Daha sonraki bir tarihte sokağa çıkan Kadıköylüler tüm yaptıklarıyla düşüncelerimin doğru olduğunu gösterdiler.
Devrimcilik adına çalım satan insanlardan bir şey olmaz. Gözüm Kadıköylülerde yahut Taksim’de duvarlara “Mustafa Keser’in askerleriyiz” diye yazan gençlerde.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları



































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2014
26.08.2014
15.08.2014
6.08.2014
15.07.2014
22.06.2014
12.06.2014
9.06.2014
7.06.2014
20.05.2014