Mehmet YILDIZ
HDP Genel Başkan Yardımcısı Sırrı Süreyya Önder ve Grup Başkan vekilleri Pervin Buldan ile İdris Baluken bu sefer İmralı’dan bir ‘aşk’ mektubu getirdiler. Halbuki basına göre, en azından Zaman gazetesine göre,İmralı’da “Çözüm sürecindeki sıkıntılar, Diyarbakır'ın Lice ilçesinde karakol yapımlarına karşı başlatılan ve Diyarbakır-Bingöl karayolunun 1 hafta kapalı olmasına neden olan olaylar ve 18 yaşından küçük çocuklarının dağa götürüldüğünü söyleyen ailelerin oturma eylemleri” konuşulacaktı.
Öcalan’ın ‘aşk’ mektubunun sözümona barış görüşmeleriyle bir alakası olmadığı gibi, son derece bozuk bir dille yazıldığı için Öcalan’ın ne dediğini anlamak mümkün değildir. 2013 yılı Mart ayında yazdığım bir yazıda belirttiğim gibi, Öcalan “Kelimeleri sözlük anlamıyla kullanmıyor. Çoğu kez kelimelere kendine göre bir anlam veriyor. Dilbilimcilerin kavramlarını kullanacak olursak kelimeleri lexical anlamıyla kullanmayarak stipulative konuşmalar yapıyor.”
Defalarca devlete hizmet etmekten onur duyacağını açıkça dile getiren bir şahsın “Kürt halk önderi” olarak görülmesi rasyonalizmi aşan bir mevzudur. Denilebilir ki PKK ve Kürt sorununa dair rasyonel bir tartışma yapmaya çalışmak nafiledir. Bu soruna aslında hiç bulaşmamak gerekir. Bu dünyanın insanları çok farklı bir mantaliteye, konseptlere, referans çerçevesine sahiptirler. Zaman zaman tartışmalara dışarıdan katılma isteğine sahip olmak bir tutarsızlık alametidir. Ahlakını, zihniyetini, konuşmalarını hiç anlayamadığınız insanları kendi hallerine bırakmalısınız.
Bu yaklaşım tarzının yanlış olduğu söylenemez. Ancak “Kürt sorunu” memleketin en önemli sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Bu sorundan kurtulmak istiyoruz. Onun için Apo’nun (Papa Lazarou’nun) çıkardığı anlamsız sesleri (gibberish) zaman zaman ciddiye almak zorunda kalıyoruz.
Devletlerin silahlı gruplarla görüşme masasına oturarak toplumsal barışı sağladıklarını Güney Afrika-ANC, İngiltere-IRA, İspanya-ETA tecrübelerinden biliyoruz. AKP-PKK görüşmeleri kesinlikle bu mahiyette değildir. AKP sadece Kürtlerin gönüllü kölelik yaptıkları Öcalan’ın zaaflarından ve pozisyonundan yararlanarak geleceği sağlam temeller üzerine oturmayan bir ateşkes durumu yarattı. Ateşkes durumunun yaratılması olumludur, herkesin yararınadır. Ancak barış için sağlam bir temel yaratılmıyor. AKP hükümeti Öcalan’la oynuyor. HDP bu oyunu çok farklı göstermeye çalışıyor. Hayal üzerine hayal kuruyorlar. Öcalan’ın saçma sapan bir dille yazdığı“erotik” ve “romantik” aşk mektuplarını taşıyorlarken kendilerine çok ciddi “müzakereciler” havası veriyorlar. Öcalan’ın Nobel Barış Ödülü kazandığını iddia edecek bir duruma dahi düştüler.
Öcalan ‘aşk’ mektuplarını kamuoyuyla paylaşarak iç dünyasını ve sürecin gerçek mahiyetini açığa vurmuş oldu. Adnan Hoca’nın “kedicikler” muhabbetine dönüşen bu muhabbeti yakından incelemekte yarar vardır.
Mektubunda ne diyor A. Öcalan?
"Genel yapınız için, (Özellikle kadın KCK'sı) önümüzdeki dönemde etik ve estetiğe yoğunlaşmalarını önermiştim. Özellikle tarihsel toplumumuza özgü bu mesajı tüm yoldaşlarla paylaşırsınız. Umarım çözüm süreci bedenen de hepimizi yakınlaştırır. Derinli sevgiyle kucaklar, selamlarım.”
Kürt kadınlarının en büyük eksiklikleri “etik ve estetik” sahalarında mı ortaya çıkıyor? Kadınların neden etiğe ve estetiğe aynı anda birlikte yönelmeleri gerekiyor? Etik ve estetik arasında causal bir bağ mı var? Neden etimoloji ve estetik, etnoloji ve estetik,ecstaticve estetik, erotizm ve estetik, eğitim ve estetik değil mesela?
“Umarım çözüm süreci bedenen de hepimizi yakınlaştırır.”
Erotizm kokan bu cümle işin püf noktasını oluşturuyor. Öcalan’ın sözde barış görüşmelerinden bütün beklediği bundan ibarettir. Öcalan için Kürt sorunu budur. Dışarı çıkma hayaliyle yaşıyor. Bedeni bedenlere yaklaşmak istiyor. Bedensel yakınlaşma arzusunun bölgesel özerkliği, anadilde eğitim hakkını, demokrasiyi, hukuk devletini, şeffaf devleti, insan haklarını kategorik olarak kapsaması imkansız gözükmektedir. Belki de kapsıyor, biz bilmiyoruz. En iyisi bunu Hasan Cemal’e, Oral Çalışlar’a, Aydın Engin’e, Ertuğrul Kürkçü’ye ve Sırrı Süreyya Önder’e sormalı.
“Kürtler için aşkın imkansızlığından bahsetmiştim. Buna vereceğim şu yaşanan süreçteki yanıt; özgürlük bilincine ve eylemine kalkışan Kürtlerin ve dostlarının aşkı ancak kolektif ve sizlerin de değinmeye çalıştığınız gibi platonik olarak yaşanabileceğidir. Benim yaşta birisi için bile aşkın özelleşebileceği, tekilleşebileceği konusunda son derece ihtiyatlıyım ve bir türlü olumlu cevap veremiyorum.”
Kürtlere platonik ve kolektif aşkı öneren Öcalan’ın, Şam’da iken aşkı kendisi için “özelleştirilmiş” ve “tekilleştirmiş” olduğunu biliyoruz. İmralı’da “kolektif” ve “platonik” aşka mahkum edilmiş Öcalan büyük bir sıkıntı yaşıyor. Özelleştirilmiş ve tekilleştirilmiş aşka özlem duyuyor. Ama bunu ifade etmekten bile çekiniyor. Halbuki daha yakın zamanda B. Kaymaz adlı PKK’lı mahkumla havalandırmada yaptığı sohbet esnasında bu konuda hiç de çekingen olmadığını söylemişti. Tam bu noktada kadın estetiği konusunda çok seçici biri olduğunu da dile getirmişti. Kadınların büyük çoğunluğunu estetik olarak beğenmediğini söylemişti. B. Kaymaz da ona şunları söylemişti:“Bizim bazı gösterilerde, toplantılarda diyorlardı, Başkan Apo’nun her şeyini çok seviyoruz, fakat bu kadınları ellerimizden alması...”
“Şahsi mektuplarınızı özenle okudum, hatta hasret bile kaldım. Diğer çok sayıda kadın yoldaşın ki gibi size ilişkin genel yanıt kabilinde bir kaç hususa değineceğim. Birincisi benimle 24 saat yaşama metaforuna ilişkindi. Buna yanıtlarınızı hep anlamlı buldum. Doğru yaklaştığınız kanısındayım. Ne kadar derinlisiniz, orasını bilemem."
Papa Lazarou da benzer bir durumda “You are my wife now!” demişti. İnanılmaz bir dil, hal ve mantık uyumu! Öcalan, kadınların 24 saat onu düşünmelerini, hayal etmelerini anlamlı buluyor. Kadınların bu düşünüş ve hayal kurma tarzını doğru buluyor. Fakat koşulsuz bu aşk-ı ilan karşısında müşkülpesentliğini açığa vurmaktan çekinmiyor. Kadınların ne kadar “derinli” (TDK sözlüğünde, Osmanlıca sözlükte vb. böyle bir kelime yok.) olduğundan şüphesi var. Karşı tarafın bu şüpheden dolayı kendine güveninin zayıflaması doğaldır. Ne demek “derinli” olmak? En iyisi bunu Hasan Cemal’e, Oral Çalışlar’a, Aydın Engin’e, Ertuğrul Kürkçü’ye ve Sırrı Süreyya Önder’e sormalı.
“Mektubu alan Nesrin Akgül, Öcalan'ın mektubunu almasına ilişkin yazdığı mektupta duyduğu mutluluğu paylaşırken, Öcalan'ın özgür kadın yaratma mücadelesinin kadının gururunu ve kendisini yaratma gücünü de diri tuttuğunu dile getirdi.”
Nesrin Akgül’ün mektubunda “Öcalan'ın özgür kadın yaratma mücadelesi”nden bahsetmiş olmasınınÖcalan’ı derinden etkilediğini görüyoruz. Çünkü bu kelimelerin PKK dilinde çok özel bir anlamı vardır. Öcalan kadınları en çok Şam’da “özgürleştirdi”. “Özgürlüğe kaçış” kitabını yazan eski PKK’lı kadınlar bu sözde özgürleştirmenin nasıl bir şey olduğunu tüm ayrıntılarıyla anlatıyorlar. Hürriyet gazetesinden gazeteci Gülden Aydın’ın 2006 yılında yaptığı röportajdaki kadınlar da bunu tüm ayrıntılarıyla anlatıyorlar. PKK’nın özel iletişim kodlarında insanlık onurunun ayaklar altına alındığı kaygısını taşıyorum. Belki bunu da Hasan Cemal’e, Oral Çalışlar’a, Aydın Engin’e, Ertuğrul Kürkçü’ye ve Sırrı Süreyya Önder’e sormalı.
Daha önceki bir yazımda da belirttiğim gibi, “Öcalan evlenmeli, eve hapsedilmeli ve barış ortamı sürmelidir.”
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları





























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2014
26.08.2014
15.08.2014
6.08.2014
15.07.2014
22.06.2014
12.06.2014
9.06.2014
7.06.2014
20.05.2014