Mehmet YILDIZ
HDP Genel Başkan Yardımcısı Sırrı Süreyya Önder ve Grup Başkan vekilleri Pervin Buldan ile İdris Baluken bu sefer İmralı’dan bir ‘aşk’ mektubu getirdiler. Halbuki basına göre, en azından Zaman gazetesine göre,İmralı’da “Çözüm sürecindeki sıkıntılar, Diyarbakır'ın Lice ilçesinde karakol yapımlarına karşı başlatılan ve Diyarbakır-Bingöl karayolunun 1 hafta kapalı olmasına neden olan olaylar ve 18 yaşından küçük çocuklarının dağa götürüldüğünü söyleyen ailelerin oturma eylemleri” konuşulacaktı.
Öcalan’ın ‘aşk’ mektubunun sözümona barış görüşmeleriyle bir alakası olmadığı gibi, son derece bozuk bir dille yazıldığı için Öcalan’ın ne dediğini anlamak mümkün değildir. 2013 yılı Mart ayında yazdığım bir yazıda belirttiğim gibi, Öcalan “Kelimeleri sözlük anlamıyla kullanmıyor. Çoğu kez kelimelere kendine göre bir anlam veriyor. Dilbilimcilerin kavramlarını kullanacak olursak kelimeleri lexical anlamıyla kullanmayarak stipulative konuşmalar yapıyor.”
Defalarca devlete hizmet etmekten onur duyacağını açıkça dile getiren bir şahsın “Kürt halk önderi” olarak görülmesi rasyonalizmi aşan bir mevzudur. Denilebilir ki PKK ve Kürt sorununa dair rasyonel bir tartışma yapmaya çalışmak nafiledir. Bu soruna aslında hiç bulaşmamak gerekir. Bu dünyanın insanları çok farklı bir mantaliteye, konseptlere, referans çerçevesine sahiptirler. Zaman zaman tartışmalara dışarıdan katılma isteğine sahip olmak bir tutarsızlık alametidir. Ahlakını, zihniyetini, konuşmalarını hiç anlayamadığınız insanları kendi hallerine bırakmalısınız.
Bu yaklaşım tarzının yanlış olduğu söylenemez. Ancak “Kürt sorunu” memleketin en önemli sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Bu sorundan kurtulmak istiyoruz. Onun için Apo’nun (Papa Lazarou’nun) çıkardığı anlamsız sesleri (gibberish) zaman zaman ciddiye almak zorunda kalıyoruz.
Devletlerin silahlı gruplarla görüşme masasına oturarak toplumsal barışı sağladıklarını Güney Afrika-ANC, İngiltere-IRA, İspanya-ETA tecrübelerinden biliyoruz. AKP-PKK görüşmeleri kesinlikle bu mahiyette değildir. AKP sadece Kürtlerin gönüllü kölelik yaptıkları Öcalan’ın zaaflarından ve pozisyonundan yararlanarak geleceği sağlam temeller üzerine oturmayan bir ateşkes durumu yarattı. Ateşkes durumunun yaratılması olumludur, herkesin yararınadır. Ancak barış için sağlam bir temel yaratılmıyor. AKP hükümeti Öcalan’la oynuyor. HDP bu oyunu çok farklı göstermeye çalışıyor. Hayal üzerine hayal kuruyorlar. Öcalan’ın saçma sapan bir dille yazdığı“erotik” ve “romantik” aşk mektuplarını taşıyorlarken kendilerine çok ciddi “müzakereciler” havası veriyorlar. Öcalan’ın Nobel Barış Ödülü kazandığını iddia edecek bir duruma dahi düştüler.
Öcalan ‘aşk’ mektuplarını kamuoyuyla paylaşarak iç dünyasını ve sürecin gerçek mahiyetini açığa vurmuş oldu. Adnan Hoca’nın “kedicikler” muhabbetine dönüşen bu muhabbeti yakından incelemekte yarar vardır.
Mektubunda ne diyor A. Öcalan?
"Genel yapınız için, (Özellikle kadın KCK'sı) önümüzdeki dönemde etik ve estetiğe yoğunlaşmalarını önermiştim. Özellikle tarihsel toplumumuza özgü bu mesajı tüm yoldaşlarla paylaşırsınız. Umarım çözüm süreci bedenen de hepimizi yakınlaştırır. Derinli sevgiyle kucaklar, selamlarım.”
Kürt kadınlarının en büyük eksiklikleri “etik ve estetik” sahalarında mı ortaya çıkıyor? Kadınların neden etiğe ve estetiğe aynı anda birlikte yönelmeleri gerekiyor? Etik ve estetik arasında causal bir bağ mı var? Neden etimoloji ve estetik, etnoloji ve estetik,ecstaticve estetik, erotizm ve estetik, eğitim ve estetik değil mesela?
“Umarım çözüm süreci bedenen de hepimizi yakınlaştırır.”
Erotizm kokan bu cümle işin püf noktasını oluşturuyor. Öcalan’ın sözde barış görüşmelerinden bütün beklediği bundan ibarettir. Öcalan için Kürt sorunu budur. Dışarı çıkma hayaliyle yaşıyor. Bedeni bedenlere yaklaşmak istiyor. Bedensel yakınlaşma arzusunun bölgesel özerkliği, anadilde eğitim hakkını, demokrasiyi, hukuk devletini, şeffaf devleti, insan haklarını kategorik olarak kapsaması imkansız gözükmektedir. Belki de kapsıyor, biz bilmiyoruz. En iyisi bunu Hasan Cemal’e, Oral Çalışlar’a, Aydın Engin’e, Ertuğrul Kürkçü’ye ve Sırrı Süreyya Önder’e sormalı.
“Kürtler için aşkın imkansızlığından bahsetmiştim. Buna vereceğim şu yaşanan süreçteki yanıt; özgürlük bilincine ve eylemine kalkışan Kürtlerin ve dostlarının aşkı ancak kolektif ve sizlerin de değinmeye çalıştığınız gibi platonik olarak yaşanabileceğidir. Benim yaşta birisi için bile aşkın özelleşebileceği, tekilleşebileceği konusunda son derece ihtiyatlıyım ve bir türlü olumlu cevap veremiyorum.”
Kürtlere platonik ve kolektif aşkı öneren Öcalan’ın, Şam’da iken aşkı kendisi için “özelleştirilmiş” ve “tekilleştirmiş” olduğunu biliyoruz. İmralı’da “kolektif” ve “platonik” aşka mahkum edilmiş Öcalan büyük bir sıkıntı yaşıyor. Özelleştirilmiş ve tekilleştirilmiş aşka özlem duyuyor. Ama bunu ifade etmekten bile çekiniyor. Halbuki daha yakın zamanda B. Kaymaz adlı PKK’lı mahkumla havalandırmada yaptığı sohbet esnasında bu konuda hiç de çekingen olmadığını söylemişti. Tam bu noktada kadın estetiği konusunda çok seçici biri olduğunu da dile getirmişti. Kadınların büyük çoğunluğunu estetik olarak beğenmediğini söylemişti. B. Kaymaz da ona şunları söylemişti:“Bizim bazı gösterilerde, toplantılarda diyorlardı, Başkan Apo’nun her şeyini çok seviyoruz, fakat bu kadınları ellerimizden alması...”
“Şahsi mektuplarınızı özenle okudum, hatta hasret bile kaldım. Diğer çok sayıda kadın yoldaşın ki gibi size ilişkin genel yanıt kabilinde bir kaç hususa değineceğim. Birincisi benimle 24 saat yaşama metaforuna ilişkindi. Buna yanıtlarınızı hep anlamlı buldum. Doğru yaklaştığınız kanısındayım. Ne kadar derinlisiniz, orasını bilemem."
Papa Lazarou da benzer bir durumda “You are my wife now!” demişti. İnanılmaz bir dil, hal ve mantık uyumu! Öcalan, kadınların 24 saat onu düşünmelerini, hayal etmelerini anlamlı buluyor. Kadınların bu düşünüş ve hayal kurma tarzını doğru buluyor. Fakat koşulsuz bu aşk-ı ilan karşısında müşkülpesentliğini açığa vurmaktan çekinmiyor. Kadınların ne kadar “derinli” (TDK sözlüğünde, Osmanlıca sözlükte vb. böyle bir kelime yok.) olduğundan şüphesi var. Karşı tarafın bu şüpheden dolayı kendine güveninin zayıflaması doğaldır. Ne demek “derinli” olmak? En iyisi bunu Hasan Cemal’e, Oral Çalışlar’a, Aydın Engin’e, Ertuğrul Kürkçü’ye ve Sırrı Süreyya Önder’e sormalı.
“Mektubu alan Nesrin Akgül, Öcalan'ın mektubunu almasına ilişkin yazdığı mektupta duyduğu mutluluğu paylaşırken, Öcalan'ın özgür kadın yaratma mücadelesinin kadının gururunu ve kendisini yaratma gücünü de diri tuttuğunu dile getirdi.”
Nesrin Akgül’ün mektubunda “Öcalan'ın özgür kadın yaratma mücadelesi”nden bahsetmiş olmasınınÖcalan’ı derinden etkilediğini görüyoruz. Çünkü bu kelimelerin PKK dilinde çok özel bir anlamı vardır. Öcalan kadınları en çok Şam’da “özgürleştirdi”. “Özgürlüğe kaçış” kitabını yazan eski PKK’lı kadınlar bu sözde özgürleştirmenin nasıl bir şey olduğunu tüm ayrıntılarıyla anlatıyorlar. Hürriyet gazetesinden gazeteci Gülden Aydın’ın 2006 yılında yaptığı röportajdaki kadınlar da bunu tüm ayrıntılarıyla anlatıyorlar. PKK’nın özel iletişim kodlarında insanlık onurunun ayaklar altına alındığı kaygısını taşıyorum. Belki bunu da Hasan Cemal’e, Oral Çalışlar’a, Aydın Engin’e, Ertuğrul Kürkçü’ye ve Sırrı Süreyya Önder’e sormalı.
Daha önceki bir yazımda da belirttiğim gibi, “Öcalan evlenmeli, eve hapsedilmeli ve barış ortamı sürmelidir.”
Yazarlar
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları




















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2014
26.08.2014
15.08.2014
6.08.2014
15.07.2014
22.06.2014
12.06.2014
9.06.2014
7.06.2014
20.05.2014