Melih ALTINOK
Bu memlekette istisnalar haricinde ana akım sol ve bu muhalefetin çevresindeki aydınlar hiçbir zaman devletin ideolojik aygıtı olmanın ötesine geçemedi.
Tek parti dönemindeki faşist iktidarın onların ittifakına ihtiyacı yoktu. Ama çok partili yaşama geçilmesiyle birlikte, vesayet rejiminin parlamento ve hükümetler (tabii ki CHP dışında) karşısındaki“sokak gücü” oldular.
Varoluşlarının dayattığı işçi sınıfı söylemini ağızlarından düşürmeseler de, öncelikleri “gericilik” umacısıydı. Tek dertleri nevi şahsına münhasır bir laiklik şövalyeliği oldu.
Devrim için askerî bürokrasiyle fiili, CHP, yargı, basın ve akademi elitiyle de ideolojik ittifaklar yaptılar. Dolaysıyla mücadeleleri hakikaten sınıfsaldı ama iddia ettikleri gibi yanında durdukları çevredeki ezilenler değil merkezdeki asli iktidardı.
27 Mayıs’tan bugüne de halkın tek ve meşru temsilcisi iktidarlar asker tarafından hep onların desteğiyle devrildi.
Ülkücülere ve İslamcılara karşı “kullanıldılar” retoriğini hiç ağızlarından düşürmediler. Ne var ki“kullanılmadıklarının” kanıtı olarak kendilerine vefasızlık edilmesinden, darbelerde cezaevine tıkılmaktan başka bir şey de gösteremediler.
Oysa darbecilerinki vefasızlık değil, müesses nizamın varlığını borçlu olduğu kum havuzundaki muhalefete, tıpkı bir ağaç gibi, onu ileride daha etkili kullanmak için yaptığı budamaydı.
Dertleri sistemde yapısal dönüşümlere neden olacak demokratik kazanımlar değil, sembolik moral talepler oldu hep. Şeffaflaşma, dünyaya entegrasyon ve AB’yi ağızlarına bile almadılar. Dahası, tüm bunları komik bir antiemperyalist söylemlerle tukaka ilan ettiler.
Bereket, AK Parti ile birlikte ülkede dönüşüm süreci başladığında, tıpkı 2. Dünya Savaşı’nın bittiğini yıllar sonra saklandıkları ormanda haber alan Japon askerleri gibi bocalayan “muhalefetin” içindeçabuk ayıkanlar da oldu. Onlar dönüşüm sürecinin kodlarını okuma basireti gösterdiler. Mücadelesiyle resmî ideolojiye hizmet eden, onun varlığını ve siyasetteki konumunu meşrulaştıran muhalefet nosyonunu sorgulamaya başladılar.
Yekpare devlet algısında hükümetin yaptığı “çıkıntılıkların” felaket değil, aksine demokratikleşme için elzem olduğunu gördüler ve sivillerden yana tavır koydular.
Hükümetin darbe rejiminin temellerine dair salvolarını, özcü yaklaşımlarla, Cumhuriyet’in ve sistemin bekası kaygısıyla değil, reformcu bir perspektifle desteklediler.
Kuşkusuz “yetmez ama evet adımlardı” hükümetin reformları ancak asla bir demokratı gidişat adına kaygılandıracak hamleler değillerdi.
İşte, halkın temsilcisi siyasete değil, ceberut rejime karşı durma cesareti gösteren bir avuç insan, makul muhalefetin bu kocaman denizini yüzerek geçti.
Hem de, onca yaftayı, iftirayı, linçi göze alarak.
Son günlerde ise bizzat bu basireti gösteren kesimlerde elitistlerin kolektif mirasına bir ricat gözlemleniyor. AK Parti’ye ve onun icraatlarına karşı özcü yaklaşımlar dillendiriliyor.
10 yıllık bir iktidarın başlattığı reform süreci, faillerinin müesses nizam ve müttefikleri olduğu aşikâr birkaç konu üzerinden mahkûm ediliyor.
Ya da AK Parti’nin eksik de olsa yapısal dönüşümleri, hükümetin gündelik yaşam pratiklerine dair pekâlâ tartışabileceğimiz ancak dünyanın her yerinde muhafazakâr bir parti için ana sütü gibi helal söylemleri tekrar tekrar çoğaltılarak değersizleştirilmeye çalışılıyor.
Eğer bunlar da yeterli olamazsa, üç dönemdir yüzde elli oyla iktidarda olan AK Parti’den adeta“siyaseti bırakıp” varlığını maksimalistleri tatmin etmeye vakfetmesi isteniyor.
Karayılan’ı “yok vazgeçtik adres İmralı değil” diyor. MHP’si operasyon yapılmıyor diye sıkıştırıyor, OHAL istiyor. CHP’si “Oslo ihanettir”de karar kılıyor. Nuray Mertleri “PKK niye silah bıraksın ki” buyuruyor. BDP’lisi “PKK’lılara gerilla demezsek savaşçı azimleri kırılır”kaygısını dillendiriyor. Ve bu cinnet atmosferinin müsebbipleri dururken, kongresinde çift dilli yaşam gibi reform adımlarını üstelik de yazılı olarak açıklayan hükümetin siyasetinde “kusur” bulmamanın adı akılsızlık, dahası art niyet oluyor.
Ben de bu denizi geçtim. Şimdi Hürriyet’iyle, CHP’siyle, “Aydın Doğan sponsorluğunda pazar sabahları bedava solculuğuyla”, hükümetten Taraf’a karşı elini masaya vurmasını isteyen Çakır’ıyla, BDP’siyle ve daha nicesiyle kurulmuş ittifakın deresine girip niye boğulayım?
Kestirmeden gidip birkaç dakika kazanacağım diye, gazlı karanlık suların geçmişte yolculuktan başka sürprizi olmayacak halüsinasyonlara teslim olup niye vakit kaybedeyim, gerileyeyim?
Elbette çevresinde dolanacağım. Çok bunalırsam, susarsam başka temiz derlerden su getiririm, mutlaka vardır.
Aksini yapsam, önce, reform sürecinin mimarlarından gazetem ve bana nasihat verebilecek yegâne insanlardan olan üstadım asıl o zaman “ne yapıyorsun çocuk” demezler mi?
Yoksa denizden yeni çıktım, vurgun yedim de aklım başımdan gitti, hâlâ deryanın hayal âleminde mi yaşıyorum.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Ana muhalefet lideri Akşener mi olacak?
14.06.2022 - Konser iptalleri baydı
2.06.2022 - Elçiye zeval olmaz
17.05.2021 - 31 Mart’ta Binali Bey’e verdim, bu kez oyum...
11.05.2019 - Ekrem Bey size soruyorum ama cevabı Murat Bey’den bekliyorum
10.05.2019 - Sınırları aşmak
6.05.2019 - Pardon, Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlı olmayan belediye mi var?
1.05.2019 - Yine ne varsa Atatürk de var!
29.04.2019 - Kılıçdaroğlu’na yumruk!
22.04.2019 - Erdoğan’ın yükü
17.04.2019
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları














































































ilker inegöl
Sitenizde demokrat yazarların tümünü bir arada görebilmek çok güzel. Düzce de sizin gibi demokrat insanların olduğunu bilmek daha da iç ferahlatıcı. Teşekkürler.