Melih ALTINOK
Okuma yazmaları olduğundan şüphemiz yok elbette. Çarpıtmaları yazdıklarımızı anlamamalarından değil, fena sıkıştıklarının farkında olmalarından kaynaklanıyor.
Biri çıkıyor, analizlerimizle muhalifle muktediri, güçlüyle güçsüzü, ezenle ezileni eşitlemeye çalıştığımızı, çünkü bu işe kendimizi memur ettiğimizi söylüyor; evet kendimizi...
Diğeri ise Kürtlerin en temel haklarının iadesine karşıymışız ve yaptığımız PKK’yi kınamaktan ibaretmiş gibi, niçin enerjimizi Kürtlerin hak mücadelesine vakfetmediğimizi, neden hükümetten talep etmediğimizi soruyor.
Bunlardan topu alan klavye kalemşorları ise yukarıdaki çarpıtmaları bir de kendi prizmalarında kırıp işimizi “KCK operasyonlarının danışmanlığına” kadar vardırıyor.
Kürt sorunu ve PKK üzerine yapılan tartışmaların taraflarını homojen iki kutba ayırıp konuşmak, bu arkadaşların şimdilerde sarıldıkları can simidi olabilir ama artık hakikaten kabak tadı vermeye başladı.
Demokratların, sol liberallerin ya da özgürlükçü solcuların Kürt sorununa yaklaşımını, hükümete çok ama çok yakın “paralel merkez medyanın” tutumuyla eşitlemenin ne büyük bir haksızlık olduğunu görmüyor olamazlar.
Yazdıklarımız, çizdiklerimiz, haberlerimiz ortada işte. Bir gün olsun, hükümete açılım için “yeter, daha ne yapacaksın” mı demişiz. Zaten ne haddimize de, Kürtlere ya da haklarını geri isteyen her hangi birilerine “elinizdekiyle yetinin” diye serzenişte mi bulunmuşuz? Askerî çözümün, sınırötesi operasyonun felaket olacağı şerhini düşmeden herhangi bir analiz mi yapmışız?
E o halde derdiniz ne?
Bir yandan KCK’nın anti-demokratik yapısını, işlevini ve amaçlarını ortaya koyarken, öte yandan düşünce özgürlüğünü sınırlandıran ceza kanunlarının değiştirilmesi için hükümeti ve parlamentoyu göreve çağıran yazarlarla, Akit gazeteciliğini eşitlemek neye memur edilmektir, merak ediyorum?
Barış için, insanlar ölmesin diye, PKK’nin caniliklerini ve BDP’nin basiretsizliğini eleştirmek, anadilde eğitim ve Kürtlerin diğer kültürel hakları için hâlâ yeterli adımlar atamayan hükümetin ağırkanlılığına destek vermek anlamına mı gelir, daha çok merak ediyorum?
Israrla kısır bir düzleme çektiğiniz bu tartışmada sizin yöntemlerinizi mi kullanalım istiyorsunuz. Siz nasıl, silah kullanmakta ısrar eden kim olursa olsun eleştiren yaklaşımımızı, “Kandil’e bayrak dikelim” diyenlerle eşitlemekte kararlıysanız, bizler de sizi, PKK’nin öldürdüğü asker sayısıyla övünen örgütün medyasıyla ya da internette asker cenazelerine yaptıkları işkenceleri ballandırarak anlatan ruh hastalarıyla bir kefeye koyup mahkûm mu edelim?
Hiç işimiz olmaz. Çünkü derdimiz tartışma yürüttüklerimize bel atı vurmak, zarar vermek değil. Bireysel pozisyonlarını korumak uğruna çözümün önünü tıkayanların ısrarının nelere mal olduğunu göstermek. Silahın ve devrimci şiddetin mazlumun isyanının yegâne “enstrümanı” olduğu şeklindeki güzellemelerin şiddet sarmalını daha derinleştirdiğine işaret etmek.
PKK’yi eleştiriden azade tuttukça, şahin milliyetçi camianın saldırılarına maruz kaldığınızı tahmin edebiliyorum. Ama bunu, egemen Kürt siyasal hareketinin karşı milliyetçiliğiyle absorbe edebileceğinizi düşünüyorsunuz büyük hata yapıyorsunuz.
Madem yazdıklarımızı, “peşin satan- veresiye satan” tablosundaki tuzu kurunun ürünleri olarak görüyor ve okumuyorsunuz. O halde dönün kendinize bakın bari.
Ne istediğini, istediği zaman yaptığı katliamlardan, saldırılardan çıkarttığımız PKK’nin mücadelesini, eşitlik, demokrasi, barış ve refah talep eden Kürtlerin mağduriyetiyle eşitleyen sizlersiniz.
PKK’ye muhalif Kürtlerin ya da “aradakilerin” yaşadığı baskıları görmezden gelip, Kürt sorununu, egemen Kürt siyasal hareketinin ulus inşası yolunda yaşadığı “sıkıntılar” gibi sunan da başkası değil.
Evet, biliyorum, fetişleştirdiği ancak hiçbir zaman kullanamadığı şiddeti layıkıyla gerçekleştiren PKK’nin kuyruğuna takılmış (aslında tek kalemde) Stalinist soldan, PKK’den ve ona destek veren Kürtlerden başka alıcınız kalmadı.
Ama inanın yazılarınızı, bu “anlaşılabilir” kaygınızı taradığınız aynaya bakıp bakıp yazdığınız fena halde fark ediliyor dostlarım.
Che nedir, ne değildir?
Ne biçim solcuymuşum, Nagehan Alçı’nın Che üzerine söylediklerine bir şey demeyecek miymişim?
Cevap: Totemleri olamayan o biçim solcuyum bu yüzden hiçbir şey demeyeceğim.
Üstelik konu, politik görüşlerini ve yöntemlerini sorgulasam da serüvenciliği ve karizmasından ötürü kahramanım dediğim Che olsa bile. Kızdığınız biliyorum ama ne yapayım, Che ile ilişkim tamamen duygusal işte.
Nagehan’ın Che hakkında yazdıklarının içeriğini tartışmıyorum bile. Yazılarında tonla sorunlu nokta olmasının da hiçbir önemi yok. Çünkü ne kadar kutsallık varsa üzerine kelam edilmesinden, tartışılabilmesinden haz alıyorum.
Sizler de bırakın bence mezar bekçiliğini artık. Yoksa bugünle günden güne açılan aranızı, haklarında gık dense hopladığınız solun kırkları, yedileri dirilse de kapatamayacak.
Yazarlar
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları





























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.06.2022
17.05.2021
11.05.2019
10.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
22.04.2019
17.04.2019
8.02.2019