Mümtazer TÜRKÖNE
Ayrıntılardan çıkartılmış bir fotoğraf karesi gibi düşünün: İsrail füzeleri Tahran’a bomba yağdırırken bir polis, geçen otomobili çevirip, arabayı kullanan kadına, başörtüsünü tesettüre uygun bağlamasını ihtar ediyor. Bu fotoğrafın bizdeki karşılığı pek ayrıntı değil. Eleştiren ama hep yelpazenin merkezinde duran, ana akım gazetecilerden Fatih Altaylı, İç Cephe’yi tahkim nutukları arasında cezaevine gönderiliyor.
Dışarda coğrafyamızın kaderi belirlenirken, içerde güç ve iktidar oyunlarının, hukuku olmayan bir iç cephe hayalinin ve ikbal hesaplarının her şeyin üzerini örttüğü, memleketin ciddi meselelerine yoğunlaşmayı imkânsız hale getirdiği bir hengameyi yaşıyoruz.
Dünyadan kopmuş, hırsla çelik çomak oyununa odaklanmış çocuklar gibiyiz.
Savaş dibimizde:
Önce İsrail’in, sonra ABD’nin İran’a dengesiz saldırıları, belli ki kararlaştırılmış bir planın ilk uygulama adımlarından biri. İran gerçekte ne İsrail’in ne de ABD’nin düşmanı. ABD’nin bölgeye yönelik planları için basit bir sebep rolünü oynuyor, evire çevire dövecekleri düşman ihtiyacını karşılıyor.
Olanları yan yana getirip sebep-sonuç ilişkileri kurarak, olacaklar hakkında öngörülerde bulunabilirsiniz.
Sykes-Picot’dan bir asır sonra, bölge Büyük Güçler marifetiyle yeniden düzenleniyor. Birkaç yıl içinde Orta Doğu haritası boydan boya değişecek. Hissemize düşecek olan, bugün ve şimdi bizim vereceğimiz kararlara ve atacağımız adımlara bağlı.
Sykes-Picot sadece bir harita değil, bir yöntem ve mantıktır. Bu yöntemle ülkelerin, halkların kaderi büyük güçlerin masa başında aldıkları kararlarla belirlenir.
Suriye’de Esad rejiminin sona ermesi ilk adımdı. İkinci adım, İran’ın parçalanması ve rejim değişikliği. Bu plan küresel düzeyde Çin-ABD rekabetine bağlanarak, bir sonuca ulaşacaktır.
Bu ateşin doğrudan veya dolaylı şekilde Türkiye’ye sıçramaması imkânsız.
Belli ki Türkiye’ye tane tane anlatılmış. Ancak yine de emin olmayın. Netanyahu Hükümeti, bu planda Türkiye’ye biçilen rol ve statüden belli ki pek memnun değil.
Kürt sorunu olarak İç Cephe:
“İç Cephe” lafının, çözüm menziline giren Kürt sorunu için icat edildiği belli. Bu tabir aynı zamanda ABD-İran savaşından önce dışarının ateş çemberine döneceği bilgisini de içermiş olmalı.
Türkiye, büyük güçlerin planlarına göre süratle karar vermesi gereken bir ikilemle karşılaşmış. Ya Kürtlerle savaşacak ya da barışacak. Kürtlerin bu ikilemi doğru okuması lâzım. Savaş veya barış kararı Kürtlerin gücünü ve iradesini aşıyor. Türkiye bir karara zorlanıyor.
Bölgemizde başlayan yangın, yanıp enkaza dönmüş yerlerde bağımsız Kürt devletlerinin kurulmasına fırsat verebilir. Tekrarlıyorum, karar Kürtlere ait değil. ABD’nin İran hakkındaki planı, İran’da federal veya bağımsız bir Kürt devletinin vücut bulmasına kapı arayabilir. Nitekim bu fırsata işaret eden tartışmalar Kürtler arasında sürüyor. Yeni sınırlar tarih boyunca hep savaşlardan sonra çizilmiştir. İran’da başlayan yangın büyürse her şey olabilir.
İsrail’in müttefiki ve uzantısı, ABD’nin vekili olacak Kürt devletlerinden bahsediliyor.
Kürt siyasetinin kotarıldığı medya organlarında bu mesele enine boyuna tartışılıyor. PKK’dan uzak duran Kürt ulusalcıları bu işe teşne görünüyor.
Öcalan’ın İsrail karşıtlığı:
Öcalan Kürt devleti fikrine şiddetle karşı çıkarken, İsrail’e karşı da çok sert bir tutum takınıyor.
Hem Kürt devleti hem de İsrail karşıtlığı, Öcalan’ın Orta Doğu’da ABD’nin uyguladığı planın farkında olduğunu veya bu konuda kendisine bilgi verildiğini gösteriyor.
Önümüzde bir kopuş senaryosu duruyor: Türkiye ya Kürtlerle uzlaşacak ya da savaşacak.
Devlet Bahçeli’nin bütün tabuları yıkarak önümüzde açtığı yol, devlete beka sorunu olarak yansıyan bu ikilemin eseri olmalı.
Öcalan bu savaş-barış ikileminde açıkça barıştan yana tavır aldı.
Sözü esirgemenin bir anlamı yok. Kürt ulusalcıları bağımsız devletlerine kavuşup, Sykes-Picot’nun yerine yerleşen planla en az bir yüz yıl Büyük Güçlerin vekili olarak bölgede istikrarsızlık ve anlaşmazlık kaynağı olacaklar. Ya da Kürtler Türkiye ile uzlaşıp, bölgenin de bir barış, istikrar ve refah adası olmasını sağlayacaklar.
Diyeceksiniz ki, madem Büyük Güçler planlarını yapmışlar, bu senaryo nasıl engellenecek?
Büyük Güçler kendi çıkarları sabit olmak kaydıyla, esnek planları uygulamaya koyuyorlar. ABD, dünyanın en çetrefil sorun merkezi olan Orta-Doğu üzerinden Küresel stratejisini kurguluyor. Kürt-Türk Savaşı da Kürt-Türk barışı da onlar için getirip-götüreceklerine ve imkânlara göre kararlaştırılacak esnek bir konu olarak önlerinde duruyor..
Türkiye’nin yağıp-gürlemesine rağmen, ABD’nin İran’a saldırının resmen kınamaması, Büyük Güçlerle uyumunun ve mutabakatının bir göstergesi olarak görülebilir. ABD’nin aynı zamanda Suriye uzmanı olan Ankara Büyükelçiliği Sykes-Picot’yu kınayarak, Kürt-Türk barışından yana olduklarını vurguluyor.
Ancak bu coğrafyada hiçbir şeyin garantisi yok. İsrail’de Netanyahu kanadı, Kürtleri bir vekalet savaşına zorluyor. Elbette Kürtler de aptal değiller.
Bizim asıl sorunumuz şu:
Ateş çemberinin ortasında, ateş de çember de gündelik siyasî çıkar hesaplarının malzemesi olarak tüketiliyor. Bu hengamede Kürtlerle birlikte kuracağımız İç Cephe, halk desteği zayıflayan iktidarın payandası olarak devreye sokuluyor. Kürtlerle Türkleri güven içinde aynı çatı altında tutacak hukuk ve demokrasi olmadan, yüzümüz yalayan bu ateşe nasıl dayanabiliriz?
19 Mart operasyonu, İnfaz yasası, Kayyum meselesi, mahkeme kararlarına uyulmaması ve son olarak Fatih Altaylı gibi bir gazetecinin cezaevine gönderilmesi İç Cephe’de peş peşe patlayan el bombaları değil mi?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
13.01.2026
9.01.2026
31.12.2025
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
21.12.2025