Mümtazer TÜRKÖNE
Bu sorunun cevabı, politikanın en temel dinamiği hakkında açık bir fikir veriyor.
Politikayı yorumlamaya çalışırken Erdoğan’ı bir lahza unutmayı deneyin, Merih’ten gelen bir uzaylı gibi olan-biten her şeye yabancı kalırsınız. Tersinden Erdoğan’ı takip ettiğiniz zaman, geride bakmanız gereken neredeyse hiçbir şey kalmıyor. “Erdoğan’ın adı geçmeden yazı yazamıyorlar” eleştirisini yönelten ‘yandaşlar’ bu sebepten haksızlar.
Politikada başarının tek ölçüsü, iktidarı ele geçirmek ve elde tutmaktır. Elini uzatacağı yerde duran güç fırsatına, ahlâkî gerekçelerle sırt çeviren biri, ancak başarısızlığına mazeret uydurmuş sayılır. Genel ahlâka mugayir işlerle zengin olan kötü şöhretli birinin arabasına kocaman, Nuşirevan-ı Adil’in babasının adını yazmışlar. Adam cüzdanından paraları çıkartıp, yazının üstünü boydan boya örtmüş. Siyasetçi de ahlâk açığını, eline geçirdiği güçle kapatmayı tercih eder.
Erdoğan’ın siyasetin merkezî figürü olmayı başardığını, elindeki yalın gücün etkilerine bakarak teslim etmemiz lâzım. Ancak başarının çok önemli bir ölçüsü var: Siyasetçi kendi iradesini ve tercihini herkese kabul ettirerek başarılı olmuyor; şartlara olağanüstü bir intibak kabiliyeti sergileyerek ve önüne gelen fırsatları kullanarak gücün ve iktidarın sahibi haline geliyor. Siyasî yetenek dediğiniz çoğu zaman basitlik, sabır ve doğru zamanlama ile kendini belli ediyor. Geniş kitleleri ikna etmekle mükellef olan politikacı sade ve sabırlı olmak; ama en önemlisi zayıf olduğu zaman bile güçlü görünmek zorunda.
Erdoğan siyasî hayatının en zayıf dönemini yaşıyor. 2002 seçimlerinde aldığı % 37 oya karşılık, kendisine oy vermeyenleri de temsil ediyordu. Bugün kendisine oy vermeyenleri düşman ilan eden ve dolayısıyla onları temsil yeteneğini kaybeden bir politikacı. “En iyi savunma saldırıdır” mantığı ile herkesi düşman ilan ederek etrafındaki kale duvarlarını tahkim etmiş oluyor. “Türkiye’yi geren ve kutuplaştıran kim?” diye sormuştum. Soruyu daha da basitleştirelim: Erdoğan’ı çekip çıkartsanız, Türkiye’de gerginlik kalır mı?
Sade, sabırlı ve fırsatları kollayan politikacı, CD çalar gibi ezberlenmiş birkaç retorikle politika yapar. Erdoğan’ın ezberindekiler çok fazla değil. Sabah’ın dün manşete çektiği, Köln dönüşü gazetecilere söylediği: “Hangi taşı kaldırsan altında o çıkıyor” sözü, sık sık kullanılan CD’lerden biri. Bahsettiği “paralel yapı” ve “çözeceğiz” diyor. “Ne zaman?” diye gelecek muhtemel soruyu peşinen cevaplıyor: “Bir takvimimiz var, ama bu ilan edilecek bir takvim değil.” Basitliğin ve aynı şeyi sabırla tekrarlamanın politikada işe yaradığını bilmeseniz, bu sözlere bayatlamış bir şaka gibi gülebilirsiniz. Türkiye büyük bir komplo ile karşı karşıya! Her taşın altında “o malûm yapı” var. O kadar sessiz ve görünmezler ki, 12 yıllık iktidar “her taş”tan tek bir tanesini bile kaldırabilmiş ve altındakini bizlere gösterebilmiş değil. Ya dehşet içinde kalacaksınız ya da kahkaha ile güleceksiniz. Tercih sizin.
Korku siyaseti zayıflığın işaretidir. Başbakan elindeki medya araçları ile etrafa korku saçıyor. Karşısında duranları hain oldukları için ezip yok etmekle, arkasında duranları ise kendisine sahip çıkmadıkları takdirde ezilip yok olmakla korkutuyor. Her iki durumda da ona inanmak ve korkmak zorundasınız.
Etki-tepki prensibi politikada farklı işler. Başbakan kin ve nefret söylemi ile toplumu kutuplaştırmaya, kemikleştirmeye ve böylece kitle desteğini sürdürmeye çalışırken, bu kutuplaşmayı tırmandırması gereken “karşı taraf” bu pervasız kışkırtmalara gelmemeyi tercih ediyor. Doğru bir tercih. Keşke toplum, bu açık kışkırtmalar karşısında pasif direniş eylemleri geliştirebilse.
Erdoğan’ın rolüne yer vermeden siyaseti analiz etmek imkânsız; ama bunu sürdürebilmek de pek mümkün değil. Tek çare sabır. Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasında kendiliğinden bir yumuşama oluşacak ve böylece “Erdoğan’sız” yazı yazmaya başlayacağız.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
13.01.2026
9.01.2026
31.12.2025
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
21.12.2025