Mümtazer TÜRKÖNE
Bu da oldu. “Hangi sıfatla olursa olsun kalkıp da yargı mensuplarını baskı altına alamazsınız.” lafını bir başkası değil Başbakan söyledi. Üstüne üstlük Anayasa’nın 138. maddesini hatırlattı.
Türkiye’de son yedi ayda her Allah’ın günü, paspas gibi çiğnenen ve kevgire dönen şu meşhur 138. maddeyi: “Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.” Maddenin tamamını okuduğunuz zaman, bahsedilen “organ”, “makam” ve “merci” ile bugün Recep Tayyip Erdoğan’ın üzerinde oturduğu koltuğun murad edildiğini tereddüt etmeden çıkartabilirsiniz. Başbakan’ın lafına “komedi gibi” sözü bu yüzden hafif kalıyor. Yargı mensuplarını toptan “çete” diye yaftalayan, siyasî çıkarlarına aykırı düşen soruşturmaları yürüten savcıları, kararları veren yargıçları “hain” ilan eden, yasama organındaki çoğunluğunu ve elindeki icra gücünü sadece yargı üzerinde tahakküm kurmaya hasreden Başbakan, 138. maddeyi önümüze koyuyor. Herhalde dalga geçiyor?
Hükümetimiz yedi buçuk aydır, ağır yolsuzluk ithamları ile karşı karşıya. Bu ithamlardan hiçbiri ne yargıda ne de yasama organında soruşturulamıyor. Yasama organı, yargı bu soruşturmaları yapamasın diye hukuk düzenini altüst etti. Başbakan bu lekeyi silmek yerine, ülkede hiçbir suçun soruşturulamayacağı ve sadece güçlü olanın haklı çıkacağı keyfî ve kanunsuz bir düzen tesis etmeye çalışıyor. Hırsızlık ve yolsuzlukla itham edilenler, “polis bana neden bilgi vermedi?” sorusu ile başlayan ve nihayetinde hırsız ile polisin meşgale ve sorumluluklarının yer değiştirdiği ürkütücü bir noktaya taşıdılar memleketi. Yüz civarında rüşvet iddiasının yer aldığı İstanbul İtfaiyesi soruşturmasında görev alan savcılar ve polisler bugün neredeler? Bu sorunun peşinden, bu rüşvet soruşturmasının neden yürümediği sorusunun anlamı kalıyor mu?
Kanun çıkartıyorsunuz, mahkeme kuruyorsunuz ve bu mahkemelere “suç bastırma” görevi veriyorsunuz. Hırsızlık yaparken suçüstü yakalanan aşüftenin, üstünü başını parçalayıp biçare mağduru “namusuma göz dikti” diye itham etmesi gibi bir durumla karşı karşıyayız. “Cadı avı”, “paralel yapı”, “çete”, “casusluk” bu bıktırıcı suç bastırma kampanyalarında ortaya çıkmadı mı? Sonra? Sonra, Çağlayan Adliyesi’nde onca hukuksuzluk ve haksızlık karşısında adalet arayanları 138. maddeyi ihlal etmekle suçluyorsunuz. Pes doğrusu. Pes ki ne pes.
Daha ötesi de var. Adalet arayanları 138. maddeyi ihlal etmekle suçlayan Başbakan, bayramın birinci günü yaptığı aynı konuşmanın içinde çatır-çatır, göstere göstere 138. maddeyi dümdüz ediyor. Sürecin nasıl “daha yoğun” devam edeceğini açıklıyor, mahkemenin değil kendi verdiği hükmün takip edildiğini altını çize çize tekrarlıyor.
138. maddeden dem vurup, 138. maddeyi ihlâl ederken Başbakan bizimle dalga geçmiyor. Aslında hukukun kendisine hiçbir yer bulamadığı bir güç oyununu gözümüze soka soka oynuyor. Başbakan haklı değil, ama güçlü. Hukuku bir kenara bırakıp, amacına varmak için aklınıza gelebilecek her şeyi basit araçlara dönüştürüp kullanan bir güç uygulaması ile karşı karşıyayız. Hukukla değil, siyasetle işleyen ve hukukun da kurallarla değil siyasetle çözebileceği bir sorunla karşı karşıyayız. Başbakan hukukla ve karşısına geçip hakkını arayanlarla alay ediyor. Yargının elini-ayağını domuz bağıyla bağlayıp, üstüne çıkmış tepinirken, bizleri o çaresiz görünen yargıya müdahale etmekle itham ediyor.
Gücün zaafı her zaman kendi gücüdür. Gücün bile kalıcı olması ve kendini koruması için hukuka ihtiyacı var. Başbakan kendi gücünü haklı kılacak hukuku üretemedi. Cumhurbaşkanlığı seçimi nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, sonrasında artık bu imkânı ve fırsatı da kaybetmiş olacak. Hukuk üstündeki yükten kurtulunca önce ellerini çözecek, sonra kendini toparlayacak ve adalet mecburen geri gelecek; 138. maddeyi sistematik olarak ihlal edenlerden başlayarak hükmünü yürütmeye yeniden başlayacak. Başka türlü bir gelecek mümkün değil.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları



































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
13.01.2026
9.01.2026
31.12.2025
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
21.12.2025