Mümtazer TÜRKÖNE
Milletvekilliği saygın bir meslek; dokunulmazlık ve ayrıcalıkları cabası.
Yoğun trafikte emniyet şeridini kullanmak, kırmızı-diplomatik pasaportla VIP salonlarından seyahat etmek gibi. Bu yüzden olsa gerek milletvekilleri yakalarına TBMM rozetini hep takarlar, görünmesi için sol omuzlarını da biraz öne çıkartarak dolaşırlar. Bir rivayete göre -hanımlar dahil- hep takım elbiseyle dolaşmalarının sebebi bu rozeti takacak bir yakanın olması içinmiş. Sözü HDP'li vekillere getiriyorum. Türk bayrağının yer aldığı bu rozet yakın zamanda Kandil'de çok sık görülecek. HDP'nin parlak seçim zaferinin Kürt siyasetine yüklediği sorumluluktan bahsediyorum. HDP artık Türkiye siyasetinin vazgeçilmez bir parçası.
Kürt sorununun temel paradigması tepe taklak oldu. Demirtaş "emanet oy" itirafı ile bu köklü değişimin farkında olduğunu, Kandil'de Mustafa Karasu ise "emanet oy falan yok" itirazı ile eski paradigmada ısrar ettiğini gösterdi. Buyrun size Kürt siyaseti içinde daha ilk günden bel veren esaslı bir gerilim. Kandil dükkânın kârını düşünüyor, HDP ise pazara bütün kapıları açma telaşında. Kürt siyaseti açısından elbette ikincisi doğru. HDP gerçek anlamda bir "sol parti" olmayı başararak seçim zaferine ulaştı. 1965 seçimlerinde TİP'in elde ettiği başarının çok daha kapsamlı ve iddialı bir benzeri bu. Türkiye'de bir türlü mecraını bulamayan, kendini ifade edemeyen "sol ideoloji" HDP sayesinde siyasal sisteme taşındı, toplumla geniş temas kanalları yakaladı. Sol birikimi, Cumhuriyet Gazetesi'nde toplanmış ve birbirini kıskanmaktan başka marifeti olmayan eski tüfeklerin tekelinden çekip alma fırsatı doğdu. Bugün HDP çatısı altında yeni bir Gezi Eylemi'ne kim direnebilir?
2002 seçimleri "irtica tehdidi"ni, bir devlet yönetme tekniği olmaktan çıkarttı. Bu seçimler "bölücülük tehlikesi"nin başına aynı akıbeti getirebilir. Kendi çekirdek seçmen tabanı dışına açılma yeteneği açısından 2002'nin AK Parti'si ne ise, bugünün HDP'si de aynı durumda. Parlak seçim zaferinden Türkiye'ye yepyeni bir siyasî paradigma çıkabilir.
Bu yüzden Pervin Buldan'ın Yalçın Akdoğan'a söylediği "hangi sıfatla konuşuyor" sözü, ironik göndermenin ötesinde anlam taşıyor. AK Parti artık Barış Süreci'nin yegâne aktörü değil. HDP'nin seçim başarısı, Kürt sorunu üzerindeki devlet tekelini de kaldırdı, çözümün yeri artık hassas dengelere yaslanıp esnek politikaların üretileceği Parlamento. HDP elindeki fırsatı bu sefer MHP'ye veya AK Parti'ye karşı değil, Kandil'e karşı direnerek kullanacak. Bölge konjonktürü de bu direnişe avantaj sağlıyor. İran'ın yükselişi sonrası artık Kandil'in de bir anlamı kalmayacak; Şenkal yeni karargâh olurken savunulması gereken, dolayısıyla ince diplomasiye ihtiyaç gösteren Suriye'deki özerk bölgeler Kürt siyasetinin merkezine yerleşecek.
AK Parti Kürt sorunu üzerindeki hakim rolünü HDP'ye kaptırdı. Dün Kürtlerden de oy alabilen bir parti olarak devlet katında ağırlık sahibi olan AK Parti, yerini bugün Türklerden de oy alabilen HDP'ye terk etmiş durumda. İkisinin de vardığı sonuç aynı: Çözümü entegrasyonda aramak. Bu yüzden Barış Süreci'nin dizi filmi yapılsa, ne Yalçın Akdoğan'a ne de Hakan Fidan'a, 2015'in Haziran'ında sonra rol yazmak artık mümkün değil. Meclis aritmetiği HDP'yi yasama faaliyetlerinde anahtar konuma getirdi. Parlamento şiddetli fırtınalara sahne olunca, Kandil'in silahlara yüklediği gerilim anlamını kaybedecek. Fark şurada: HDP artık sadece Kürtlerin partisi değil. Nişantaşı'ndan, Etiler'den, Çankaya'da aldığı oyların ipoteği altında. Kürt siyaseti Erdoğan'a çok şey borçlu. Cumhurbaşkanı kampanyasını HDP karşıtlığı üzerine inşa etmeseydi, bu sonuç ortaya çıkmazdı.
HDP milletvekilleri Kandil'e veya Şenkal'a yakalarındaki Türk bayrağından güç alarak çıkacaklar. Şırnak'ta HDP'lilerin seçim zaferini Türk bayrağı asarak kutlamaları küçük bir işaret. Kürt siyaseti Kürt olmanın ötesine geçerek parlak bir zafer kazandı, bu arada Kürtleri bu zaferle onurlandırdı ve Türkiye'ye bağladı. Umutlar baharı görüp, silahın değeri kalmayınca MİT-Öcalan Barış Süreci'nin ne anlamı kalacak?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
13.01.2026
9.01.2026
31.12.2025
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
21.12.2025