Murat AKSOY
Bugün Nevruz.
Bahar bayramı.
Nevruz diyince akla geçtiğimiz yıl Diyarbakır’daki o olağanüstü gün geliyor. Varışın ilk günü diye sevindiğimiz gün.
Aradan bir yıl geçti.
Muhtemelen bugün Diyarbakır’da Öcalan’ın çözüm sürecine ilişkin bir mektubu daha okunacak.
Ancak bu satırları yazarken twitter kapatıldı. Bunun ilk işareti dün Başbakan Erdoğan’ın Bursa mitinginde geldi.
Başbakan; “Twitter, mwitter kökünü kazıyacağız” dedi. Ardından dünyaya da meydan okudu; dünyadan gelecek eleştirileri ciddiye almayacağını açıkladı, Başbakan.
Ki, Başbakanın bir süre önce katıldığı bir TV programında youtube ve facebook’u da kapatılabileceğini söylediğini düşünürseniz; karşımızda temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması konusunda zihni dünyası “yasakçı” olan bir lider profili olduğunu görmüş oluruz.
Bu durumu, 30 Mart seçimleri ya da başka nedenlerle açıklamak mümkün değil.
Türkiye’nin adım adım temel hak ve özgürlüklerinin kısıtlandığı ortamda Kürtlerin temel hak ve özgürlüklerine kavuşacaklarını söylemek fazlasıyla iyimser bir gelecek okuması olur.
Olmaz mı?
Ne dersiniz?
Belki Batı’da sosyal medya yasaklanırken Kürdistan’da serbest olur kim bilir.
Bundan sonrası yazıyı gereksiz uzatmak olur. Çünkü bunun üzerine ne yazsak boş olur.
Twitter’ı yasaklayanların olağanüstü toplanan Meclis’te fezlekeleri okunması yönünde oy kullanacaklarını beklemek de fazlasıyla saflık olur.
Nitekim oldu.
Çağrı fezlekelerin okunması içindi
Önceki gün Meclis, CHP’nin eski bakanlar hakkında hazırlanan fezlekelerin okunması için verdiği dilekçeye muhalefet partilerinin verdiği destek ile olağanüstü toplandı. Dilekçenin özü fezlekelerin okunması olduğu halde, olağanüstü toplanan Meclis, toplanma gerekçesine bile uymadı.
Soruşturmanın devamı ve CMK’nun gizlilik maddesi nedeniyle fezlekeler okunmadı. Bunu yaparken de geçmişteki bazı uygulama örneklerini anımsatarak; fezlekelerin CMK’nın soruşturmanın gizliliğini düzenleyen 157. Maddesini(“Kanunun başka hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemleri gizlidir.”) gerekçe göstererek okunmamasına karar verdi.
AK Parti adına konuşan Grup Başkan vekili Nurettin Canikli, fezlekelerin okunmaması konusunda hassasiyetlerinin; “…soruşturma üzerinde gizlilik kararı alınmış olmasından kaynaklandığını” söyledi.
Samimi olmayan hassasiyet
Canikli’nin bu hassasiyeti gerçekten insanı mutlu eden ama samimi olmayan bir hassasiyet. Çünkü aynı hassasiyeti Meclis bütçe görüşmelerinin tamamlanması için gerekli olan Sayıştay raporlarının Meclis’e gelmesi konusunda göstermedi. Ne kendisi ne de partisi.
Kabul edelim ki, fezlekelerin okunmaması konusunda gösterilen hassasiyetin, soruşturmanın gizliliği nedeniyle olmadığı açık. Burada gösterilen hassasiyet, soruşturmanın yakın gelecekte genişleyecek biçimde devam edecek yeni dalgaların önünü olabildiği ölçüde kesmekten başka bir şey değil.
Evet fezlekelere dayanak teşkil eden soruşturmalar henüz bitmiş değil, ne zaman biteceğini de bilmiyoruz. Ama buradasorun, bu soruşturmaların “ne zaman” biteceği değil, “nasıl”bitirileceği.
Fezlekeler değişebilir, incelenebilir
Çünkü gerek 17 Aralık gerekse 25 Aralık’la gündeme gelen soruşturmaların ve o soruşturmaları yürüten savcıların başına gelenleri az çok biliyoruz.
Sadece soruşturmaları yürüten savcıların değişmesi bile tek başına çok şey anlatıyor. Ama bundan daha çok şey anlatan esas değişiklik ise; 17 Aralık’tan sonra yapılan yasal değişiklikler sonrasında bu soruşturmalarda suç delili olabilecek bazı unsurların, delil olmaktan çıkarılması. Bunun en basit örneği, 15 Aralık 2013’ten sonra yapılan dinleme kayıtlarının delil olmaktan çıkarılması.
Yani karşımızda sadece savcıların değiştirilmesi değil, bizatihi soruşturmanın içeriğine ilişkin bir müdahale söz konusu.
Bu açıdan bakıldığında; sürmekte olan soruşturmaların sonrasında karşımıza çıkacak fezlekelerin mevcut fezlekelerden hem hacim hem de içerik olarak hayli farklı olabileceği endişesi söz konusudur.
Zaman kazanma taktiği olarak soruşturma komisyonu
Kuşkusuz fezlekelerin okunması için TBMM'yi olağanüstü toplantıya çağrıldığı gün eski bakanların kendileriyle ilgili“soruşturma komisyonu” kurulması talepleri ayrı bir değerlendirme konusu. Bu iyi niyetli olmayan sonucu baştan belli biz zaman kazanma taktiğidir.
Düşünün ki, fezlekelere ilişkin genel görüşme talebinin AK Parti oyları ile kabul edilmediği ortamda; kurulacak soruşturma komisyonunda çıkacak sonuç da bellidir.
Sonuç olarak partilerin meclisteki güçleri oranında üye verecekleri soruşturma komisyonunda çıkacak sonucun (komisyonun üye çoğunluğu AK Partili olduğu için) ne olacağı aşağı yukarı bellidir. Burada komisyonun çalışma ve karar süreçlerini düşündüğümüzde kaybedilen sadece zaman olacaktır. Komisyon, soruşturma sonucunu iki ay içinde meclise sunması gerekiyor. Soruşturmanın bu sürede bitirilememesi halinde, komisyona iki aylık ek süre veriliyor. Yani komisyon raporunun meclise gelmesi iki ile dört ay arasında değişiyor.
Rapor, meclise sunulduktan sonra 10 gün içinde dağıtılıyor ve takip eden 10 gün içinde mecliste görüşülüyor. Eğer gerek görülürse adı geçen bakan ya da bakanlar Yüce Divan'a sevkine karar veriliyor. Yüce Divan'a sevk kararı, ancak meclis üye tamsayısının salt çoğunluğunun gizli oyuyla alınıyor.
Yani bu komisyondan karar çıkması bile en iyimser tahmin ile 3 ayı, kötümser tahmin ile 5 ayı buluyor.
Belki kötümser bir yaklaşım olacak ama bakanlarla ilgili soruşturma komisyonu kurulması sadece var olan tartışmaları uzunca bir süre ertelemekten başka bir işe yaramayacaktır. Çünkü niyet budur.
Dedik ya bunlar artık gereksiz tartışmalar.
Türkiye adım adım yasaklı bir 3. Dünya ülkesine dönüyor.
Buna dur demek içi elimizde bir imkan var; 30 Mart.
Arık 30 Mart yerel seçim değil, bir özgürlüklerin genişlemesi ya da daralması seçimidir. seçimidir.
Ne diyor Müslüm Gürses; “Son pişmanlık neye yarar? Her şeyin bedeli var. Nereye kadar?”
Evet var ve o bedelin ilk taksiti 30 Mart’ta ödenecek.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018