Nuray MERT
Barzani ziyaretinin ardından Devlet Bahçeli’nin kopardığı kıyameti anlamak mümkün değil. Irak devleti, Kürt Federe Yönetimini’nin, bayrağını tanıyor, doğal olarak Türkiye de, tüm uluslararası camia da tanıyor, üstelik bayrak ilk kez görülmüş, göndere çekilmiş de değil. Belli ki, referandum sürecinde, MHP’den kopan milliyetçi kesime mesaj verilmeye çalışılıyor ve de fena halde dozu kaçmış biçimde. Uluslararası tanınmış bir bayrağa ‘paçavra’, AK Parti’nin Kürt siyaseti üzerine analiz yazan bir gazeteciye ‘kılıç artığı’ demeler, bu doz aşımının neticesi.
Bu arada, özellikle ‘kılıç artığı’ tabirine takılmamak elde değil, ama bu tabirin muhatabı olan gazeteci, tabire takılmaktansa, geçmişini Oğuz Türklerine dayandırmak ve şehit dedelerini saymakla cevap veriyor. ‘İnsaflı’ bir İslamcı yazar da, tabiri ‘hakaret’, ‘haysiyet cellatlığı’ şeklinde tanımlıyor. Kılıç artığı tabirinin kendine itirazı olan yok, oysa bu tabir, eline kılıç alanın önüne çıkanı kendine boyun erdirdiği bir dönemin zihniyetinin bir ürünü, bir ortaçağ tabiri. Hâlâ kullanılıyorsa, bu zihniyet devam ediyor, bu ülkede yaşayanlar, şayet ‘katıksız Türk’ değiller ise hâlâ sığıntı muamelesi görmeyi hak ederler, yeri geldiğinde statüleri önlerine çıkarılır demek. Acaba bu ülkede yaşayanların kaçta kaçı ‘kılıç artığı’ değil ayrı konu, tabirin kendisi son derece çirkin ve asıl itiraz edilmesi gereken bu.
Diğer yandan, Bahçeli’nin referandum öncesi milliyetçilere mesaj verme gayreti bir yana, ortada gerçekten AK Parti’nin bir yandan Kürt seçmeni, diğer yandan milliyetçi müttefiklerini idare etmek gibi bir sorunu var. Tam da bu nedenle, Bahçeli’nin sözlerine AK Parti’den ciddi bir cevap gelmedi. Ama nasılsa, burası, bir yandan milliyetçilere, ‘merak etmeyin Kürt anasını görmeyecek’, diğer yandan Kürtlere ‘MHP ile ittifak seçim sürecinin gereği, Başkanlık geldikten sonra Kürt meselesi çözülecek’ fısıltısının karşılık bulacağı bir ülke. Nitekim, bakın AK Partili Kürt milletvekili ve siyasetçilerin, bu konuda ağzını bıçak açmıyor, onların işi Kürt seçmenin umudunu ayakta tutmak.
Tabii ki, Barzani’nin ziyareti, Irak ve Suriye’deki gelişmeler ile ilgili olduğu kadar referandum ile alakalı idi. Barzani, AK Parti’nin baş müttefiklerinden biri olarak, İslamcı-milliyetçi ittifaka destek vermekte tereddüt etmiyor. Yine de doğrusu, bu ziyarette tutuklu HDP’li milletvekilleri konusuna değinmekten de kaçınmadı, dahası müzakere siyasetine dönüş göndermesi yaptı. Yaptı da, iktidar yanlısı basın ve siyasetçiler işin bu yanından hiç söz etmemeyi tercih ettiler, daha doğrusu Barzani ziyaretini büyük görmekten ziyadesiyle uzak durdular. Böylece, maksat hasıl oldu, hem Kürt seçmenin kulağına fısıldananlar teyit edilmiş oldu, hem de AK Parti-MHP referandum ittifakına ciddi bir gölge düşmedi. Bahçeli de, hem çıkış yaparak milliyetçi kesimin gazını almış oldu, hem de hiç vakit kaybetmeden ‘Evet’ ittifakını hiçbir şeyin bozmayacağının altını çizerek durumu düzeltti.
Ne yazık ki, bu ülkede ‘siyaset’ten anlaşılan, açık, samimi ve ilkeler üzerine kurulu tartışma ve uzlaşmalar üzerinden ‘sürdürülebilir’ bir denge bulmak, toplumsal barışı bu denge üzerinden güçlendirmek ‘mahareti’ değil. Tam tersine, ‘Ali’nin Külahını Veli’ye, Veli’nin külahını Ali’ye’ ‘becerisi’ ile ‘günü kurtarmak’. O nedenle, bir türlü sorunlar çözülemiyor, büyüyor; o nedenle özgürlüklerden korkup, ‘zapturapt’tan medet umuluyor; o nedenle siyaset barış değil, hep husumetten besleniyor. Referandum süreci artık bu çerçeveyi de aştı, baskı, sindirme, husumet, karalama, iktidar çevresinin gittikçe ucuzlayan popülist kampanyası iyice ayyuka çıktı. Bu süreçten çıkacak ‘evet’, toplumsal barış, uzlaşma, hak ve özgürlük adına ne kaldıysa, onları da silip süpürecek; kurulacak düzene, itiraz edenler, razı olmayanlar ve hatta gönüllü nefer yazılmayanlar, en iyi ihtimalle, son ‘zafer’in ‘kılıç artığı’ muamelesi görecek. Türk veya Kürt hiç kimsenin bundan kuşkusu olmasın.
Yazarlar
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.11.2025
7.11.2025
19.10.2025
4.10.2025
15.04.2025
10.03.2025
23.02.2025
16.02.2025
11.11.2024
14.06.2024