Ömer F. Gergerlioğlu
Bu karışık dönemlerde en önemli soru "sonunda kim kazanır" oluyor. Başkanlık, referandum, iktidar çatışmalarında herkesin merak ettiği bu. Bu sorunun cevabı belli aslında, doğru durmaya çalışan, hakkı hukuku en üstün değer bilen kim olursa, o kazanacak, istediği kadar güçlü olsun veya güce yaranmaya çalışsın, o kaybedecek.
Ak Parti yükselişi durdurulamayan bir güç olarak ortaya çıkmıştı. Güç odakları, askeri vesayet üstüne geldikçe güçleniyordu. 367 krizinden güçlenerek çıkmıştı, sessiz çoğunluğun sesi oluyor, zayıflar onun yanında yer alıyordu. Her seçimde oy oranlarını yükseltiyor, alternatif olmaya çalışanlar bile sonunda ona katılıyordu.
Ama sonunda güç zehirlenmesi başladı, adım adım kendini iyice gösterdi ve iyice derinleşti. Her yükselişin malum ve makus talihi yaşanmaya başladı. İstişareye, çoğulculuğa, başkasının hakkına gözünü yuman anlayış, yola çıkarken birlikte olunan kurucularını kaybetmeye başladı. Abdullah Gül ve Bülent Arınç sesini çok çıkarmayan, birşey yapmayan, yapamayan bir konumda dışarıda kalakaldılar.
Kurucuların eleştirilerinin yükseldiği dönemin bir başka yükseleni daha vardı. Her ne pahasına olursa olsun tüm hükümet uygulamalarını savunmaya ayarlı kalemler. Kısa sürede popülerleşen bu kalemler farklı özellikte olsalar da ortak paydaları her tür hükümet uygulamasını savunma pozisyonunda olmalarıydı. Sonunda yükselen yıldızlar oldular ama arkalarında büyük tahribatlar oluşturdular. Bu tahribat, yanlışa karşı umursamazlık ve destek bir binanın temellerinin çürümesi gibidir ve çöküşü beslemektedir.
İslamcılık umudu olduğu toplumun yönetimine geldiğinde büyük hatalarını da göstermeye başladı. İslamcılar hakkındaki ilk hayal kırıklığım 2012'de Akit hakkında olmuştu. Akit bazı yazarları Kürt, Ermeni meselesinde hedef haline getirmişti. Bu kişiler farklı dünya görüşünde olsalar da en zor zamanlarda başörtüsü yasağı konusunda ilkeli duruşlarıyla tanınıyorlardı bir de. Gerçi öyle olmasa da iftira, hakaret kime yapılırsa yapılsın kabul edilemez. Bir imza kampanyası düzenleyerek uygun bir dille Akit'i kınamıştık. Dindar yazarların katılımı vardı. Akit bunun üzerine çıldırdı, imzacıların hepsine telefon ederek söylemedikleri ifadeler üzerinden çirkin iftiralar yaydı. İmzasını geri çeken olmadı ama çoğu bu çamurlardan ürktü. Sonrasında Akit'i 3 kez mahkum ettirdim ama dindarlarımızın çoğunun umurunda olmadı bu cezalar, bu yayın organı da okuyanlarını daha da ifsad etti. İslamcı yazarlar gazetenin köşe yazarı şu an. Biz de hala dindara laf anlatmaya çalıştık(!) Meselenin, her siyasi yaklaşımın olmazsa olmaz koşulu olarak vicdan mihengine vurulması gerektiği anlaşıldığında din adına çok günahlar işlenmişti bile.
Hrant Dink cinayetinin 5. senesinde farklı çevrelerden çok etkili isimlerin imza verdiği bir kampanya ile "adalet talebimiz var" demiştik. Bu kampanyanın özelliği dindar aydınların başlatması, "Hrant'ın arkadaşları"yla ortak hareket etmesi ve her kesimden vicdanlı insanın bu çalışmaya destek vermesiydi. Şimdi böylesi çalışmalar hayal bile edilemiyor. Kamplaşma, kutuplaşma, tarafını seçip kriterini belirleme had safhada. Bu durum adaletten uzaklaşmanın ne kötü olduğunu gösteriyor, içine düştüğümüz kaos ortamının ne kadar insani değerleri yaraladığını anlatıyor.
Din iddiasıyla oluşan çürüme çok fenadır. Gittikçe artan bir çürümenin olduğunu görememek nasıl bir şey? Çürüyen bir şey görüntü oluşturur, tadı bozulur, koku salar. Yahu 5 duyunuz da mı yok ? "İktidar yozlaştırır, mutlak iktidar mutlaka yozlaştırır" demiş Lord Acton yüzyıllar öncesinden, doğru söze ne denir!.. Ak Parti kadrolarında çürüme var, medyasında çürüme var, yazarlarında var, çürümenin, çöküşün daha başka nasıl bir göstergesi olabilir?
Nedir şu, hükümet ne yapmışsa koruma, aklama modu, hiç mi başka kriteriniz olmayacak? Bir kere de "yanlış yaptınız" deyin yahu, hemen işten atmazlar!..
Yıldıray Oğur ve Hilal Kaplan birbirine düşmüş. Hakaret edip duruyorlar, daha düne kadar birbirlerini el üstünde tutuyorlardı. Taraftarlık, savunma refleksi ve üstüne çıkar hesapları üstüste gelince insan birbirine düşer, böyledir, uzun sürmez işte!.. "Habervaktimdenberiyiz " diyen Hilal Kaplan o gün kendisine hakaret edenlerin bugün safına düşmüşse diyecek birşey var mıdır? Allah insanı haktan, adaletten ayırırsa işte böyle çelişkiler yaşatır. Nefsine zulmeden iflah olmaz, keşke hatırlansa, muhasebe yapılsa.
Güneş gazetesi önceden Başbakan danışmanı olan ama sonrasında antidemokratik yönelişleri nedeniyle hükümeti eleştiren Etyen Mahçupyan'ı hedefe koymuş, "Dink soruşturmasında neden ifadesi alınmadı" diye güya soruyor, ispiyonluyor. İnsan bu kadar değerlerin üzerinde tepinir mi yahu..? Mahçupyan da linç edilecekler listesine kondu herhalde.
Kimi İslamcı T24'te yazdığım için bana öfkeleniyor, kızıyor. Niye kızıyorsunuz ki, niye Akit'te ve diğerlerinde yalan haber ürettiği hergün belli olan gazetelerde yazdığınızı sorun kendinize, meseleyi anlarsınız!..
Bu gidişat uzun süredir böyle, çare kadrolu trol istihdam etmek mi? Kadrolu troller her tarafa saldırmakla meşgul. Trol istihdam etmek, önlenemeyen yükselişi değil, durdurulamayan çürümeyi gösterir.
Aslında söylediklerimle Ak Parti'ye büyük iyilik yapıyorum. Niye mi? Aklı mantığı çalıştırmalarını isteyerek, siyaseti işleterek tek adamcılık hastalığından kurtarmaya çalışıyorum onları. Şu an siyaset komada bir hasta. Sahabe peygambere bile çok rahat itiraz eder "bu emrin Allah'ın emri mi, şahsi görüşün mü, şahsiyse katılmıyorum" derdi, şimdi nerede..? Mesele bir parti eleştirisi değil, çok daha derinlerde dini anlayışın bozulması eleştirisi aslında. Bu halleriyle Erdoğan'a da kötülük yaptıklarının farkında değiller, bir insan eleştiriyle kendi hatalarını düzeltir. Gelinen son hali eleştireceklerine canhıraş bir şekilde savunmaya çekilene etki edecek çok söz yok sanırım.
Peygamberler şikayetlerinde çok haksız değilmiş. Binlerce yıl boyunca toplumlar peygamberleri çok üzdü. Açık gerçeği gördükleri halde muhafazakar bir şekilde atalarının dinine sığındılar, tebliğci hakkında komplo teorisi ürettiler, iftiralar attılar. "Düzeni bozan, deli, vb" dediler, çıkarını düşündüğünü sanıp çıkar teklif ettiler. Ön kabulleri, ön yargıları, peşin hükümleri toplumun ifsadını anlatan ahlaklı , emin tebliğcileri şeytanlaştırmalarını sağladı.
Günümüz için de değişen birşey yok. Toplum akletmeyi düşünmüyor, ezberlerine, çıkarlarına sarılmış durumda. Peygamberlerin %90'ı başarısız oldu, toplumlarını terk etti, o toplumların çoğu ilahi azaba uğradı. Peygambere uyan da sonra nefsinin, iktidarının peşine düştü. Şu an inandığımız gibi yaşamadığımız, yaşadığımız gibi inanmamızdan dolayı ilahi azabın tecellisi daha da dibe vurmamız şeklinde seyrediyor sanırım.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları


























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018