Sezin ÖNEY
Rus muhalif Aleksei Navalny’nin Sibirya’da Kutup Kuşağı’ndaki cezaevinde dair karanlık noktaların aydınlanması bir yana, daha da yeni soru işaretleri ortaya çıkıyor. Navalny’nin kurucusu olduğu Yolsuzlukla Mücadele Vakfı’nın (Fond borby s korruptsiyey –FBK) başkanı Maria Pevçikh’in açıkladığına göre, Kremlin ile Almanya ve ABD arasında bir “mâhkum takası” için görüşmeler son aşamasına gelmişti. Pevçikh’e göre, Navalny de “sürgüne gönderilerek” serbest bırakılacaktı. Navalny ile beraber serbest bırakılacaklar arasında, Rusya’da tutuklu iki ABD vatandaşı da vardı.
Rusya’nın kendi ülkesinin vatandaşını mâhkum takası için pazarlık konusu yapmasının önceden örneği yok. Rus muhalefet liderinin, Almanya’da cinayet suçundan ömür boyu hapis cezasını çekmekte olan Rus tetikçi Vadim Krasikov ile takas edileceği öne sürülüyordu. Londra’da ikâmet eden Pevçikh’in sosyal medya üzerinden paylaşılan bir video kaydıyla yaptığı açıklamada, takas müzakerelerinin 15 Şubat’ta son aşamaya geldiğini de iddia etti. Navalny de, 16 Şubat’ta hapishane avlusunda yürüyüş yaptıktan sonra hücresine dönmüş ve orada hayatını kaybetmişti. 47 yaşındaki Rus muhalif, 14 Şubat’taki mahkemesinde gayet sağlıklı gözüküyor ve davasına bakan genç yargıç ile kendisine eşlik eden gardiyanı da güldüren şakalar yapıyordu. Navalny’nin annesi de, oğlunu haftabaşında ziyaret ettiğini ve “son derece sağlıklı” gördüğünü açıklamıştı.
Navalny’nin tutuklu bulunduğu Sibirya’daki “Ceza Kolonisi”nden yapılan açıklama, “kan pıhtısı” nedeniyle öldüğü yönündeydi. Ukrayna Askeri İstihbaratı’nın başındaki Kyrylo Budanov da, aynı iddiayı yineledi. Budanov, neden bu kanaate vardığını ise açıklamadı.
Buna karşılık, Navalny’nin eşi Yulia Navalnya ve çevresi, Rus muhalifin Putin tarafından “öldürtüldüğü” iddiasında ısrarcı.
Putin, “takası” tehdit olarak mı algıladı?
Pevçikh, Navalny’nin YouTube kanalında yayınlanan bir videoda, takası için müzakerelerin iki yıldır sürdüğünü söyledi. Rus oligark Roman Abramoviç’in, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e teklifi götüren ve Kremlin’le müzakereleri yürüten kişi olduğu öne sürülüyor.
Pevçikh, 2019 yılında Almanya’da suikastler düzenlemekten ömür boyu hapse mahkum olan Rus istihbaratı FSB’nin ajanı Vadim Krasikov’un Navalny’ye karşı iade edilecek isim olduğunu iddia etti.
Pevçikh’in iddiası, Putin her ne kadar pazarlığı sürdürse de, Navalny’nin sürgünde bile olsa serbest kalması fikrine son kertede tahammül edemedi. Ve Krasikov’un Rusya’da tutuklu Amerikalılar ile zaten takas edilebileceğini hesaplayarak, Navalny’nin ölüm emrini verdi.
Eğer Pevçikh’in ve Navalny’nin yakınlarının kesin bir dille ifade ettiği gibi Putin’in “ölüm emrini” verdiyse, bu durum Rusya liderinin ülkesi içinde ve dışında daha da “sertleşmeye” gidildiğinin önemli bir işareti. Mart ortasındaki başkanlık seçimlerinden sonra, Putin’in otoriterliğini daha da konsolide edeceği bir dönem başlıyor gibi gözüküyor.
Putin, Navalny’nin “ortadan kaldırılmasıyla”, müzakereci rolünü üstlendiği iddia edilen oligark Roman Abramoviç gibi Batı ile ilişkilerde dengeyi yakalamaya çalışanlara da mesaj vermiş olabilir. Abramoviç, bir yandan da, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrası İngiltere’nin kendisine karşı uyguladığı yaptırımları aşmaya çalışıyordu.
Navalny’nin ölümünün hemen ertesinde Abramoviç’in milyarder ortağı “petrol kralı” Eugene Shvidler de, İngiltere’nin kendisine uyguladığı yaptırımlara karşı itirazını kaybetti. Sadece bu isimler değil, Batı’daki varlıklarına el konan ve “persona non grata” ilan edilen oligarklar, hem Putin’i destekleyip hem de Batı ile ilişkilerini tamire çalışıyorlar. Navalny’nin ölümü, oligarklar ve Kremlin’e yakın çevrelere, Rusya’nın “elitlerine”, “tarafını seç” mesajı olabilir.
Öte yandan, Navalny’nin davasında görevli savcı Roman Vidyukov de, terfi ettirilerek Baş Savcı Yardımcısı yapıldı. Navalny’nin ölümü ertesinde gerçekleşen bu terfi de oldukça sembolik.
Takas pazarlığı çoktandır var ama…
Wall Street Journal, Rusya ve ABD arasında takas görüşmeleri olduğunu Ağustos 2023’ten beri yazıyordu. Rusya’nın ABD’deki Büyükelçisi Anatoly Antonov da, iki ülkenin, hapishanelerindeki vatandaşlarını “değiş tokuş” için “aktif kanalların olduğunu”, Wall Street Journal’a Ağustos’ta doğrulamıştı. Fakat bu haberlerde Navalny’nin adı geçmiyordu. Wall Street Journal’ın konuya özel ilgisi, Amerikan vatandaşı Moskova muhabiri Evan Gerşkoviç’in 29 Mart 2023’te “casusluk” ithamıyla tutuklanmasından kaynaklanıyordu. Gerşkoviç’in Rusya’da çalışmak üzere akredite yabancı bir basın mensubu olarak mahkeme önüne de çıkarılmadan tutukluluğu, Sovyetler Birliği döneminde bile örneğine zor rastlanan bir vaka teşkil ediyor.
Putin’in kendisi, Şubat başında ABD’li sunucu Tucker Carlson’a verdiği röportajda, kendisine yöneltilen soru üzerine casusluk suçlamasıyla tutuklu bulunan Gerşkoviç’in serbest bırakılması konusunda ABD ile görüşmelerin devam ettiğini söylemişti. Rusya lideri, karşılığında Rusya’nın “Avrupa başkentlerinden birinde vatansever duygularla hainlere hesap soran” bir kişinin ülkesine dönmesinin mümkün olabileceğine de belirtmişti. Putin’in Carlson ile röportajında atıfta bulunduğu kişinin Krasikov olması çok muhtemel.
Navalny’nin ölümünden hemen sonra, Bild ve Zeit gazeteleri, Alman yetkililerin Navalny’nin Krasikov’la takas edilmesini tartıştığını yazmıştı.New York Times, ABD’li yetkililere atıfta bulunarak, Alman yetkililerin, Krasikov’u serbest bırakacak herhangi bir anlaşmada Navalny’nin serbest bırakılmasını istediklerini teyit etti.
Financial Times ise, Pevçikh’in açıklamasından hemen sonra yayınlanan haberinde, Almanya’nın Navalny’nin ölümüyle beraber “pazarlık kapısını kapattığını” yazdı. Diğer bir deyişle, ABD’nin Almanya’daki Krasikov üzerinden bir mâhkum takası gerçekleştirmesi mümkün olmayacak. ABD vatandaşı mâhkumların arasına katılanlardan biri de, Ksenia Karelina oldu. Karelina’nın tutukluluğu tam da, Navalny’nin ölümü haberleri dönemine denk geldi.
Karelina, ABD-Rusya çifte vatandaşı sıradan bir insan: Kendisine atfedilen suç, Ukrayna’ya yardım eden bir hayır kurumuna 50 dolar bağış yapmak…Los Angeles’ta yaşayan Karelina, erkek arkadaşı Chris Van Heerden ile İstanbul’da tatil yaptıktan sonra, aile ziyareti için Rusya’ya gitmişti. Siyasetle hiçbir alakası olmayan; hatta Rus kökeni ile gurur duyduğunu paylaşan ve estetisyen olarak çalışan Karelina’nın tutuklanması, meselenin “rehin alma” olduğunu düşündürtüyor. Gözüken o ki, ABD pasaportu olup da Rusya’da olan herhangi biri de, “mâhkum pazarlığının” parçasına dönüşebilir. Kaldı ki, Rusya’nın “çifte vatandaş” tanımı sadece Sovyetler Birliği’nin parçası bazı ülkelerin vatandaşlarına yönelik…Dolayısıyla, ABD ve diğer ülkelerin çifte pasaportlularının, sadece Rusya vatandaşlığı kabul görüyor ve “vatana ihanet” suçundan yargılanabiliyorlar. Tüm bu durumlar, Ukrayna Savaşı sonrası ortaya çıkan “yeni gerçeklikler”.
Navalny’nin cenazesi kaldırılamıyor
Rusya’nın “rehine pazarlığı” Navalny’den sonra da devam edeceğe benziyor. Bu arada, Navalny’nin cenazesi de mesele haline geldi. Navalny’nin hareketinin eski sözcüsü, ev hapsindeki Kira Yarmysh, 26 Şubat’ta yaptığı açıklamada, muhalefet liderin cenaze töreni için yer aradıklarını ancak, bağlantı kurdukları her adresin kendilerini reddettiğini açıkladı.
Moskova’daki Borisovskoye mezarlığının abluka altına alındığı ve cenazenin 29 Şubat’ta buraya gömüleceği öne sürülüyor. Navalny’nin naaşı, şüpheli ölümünden sonra, bir haftadan fazla bir süre annesi Lyudmila Navalnaya’ya teslim edilmemişti. Annesi, kendisiyle görüşen yetkililerin, Navalny’i “gizlice, adresi belli olmayan bir yere gömmek istediklerini” söylemişti. Navalnaya, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalarla mücadele ederek, oğlunun cenazesini alabildi.
Ülke genelinde, Sovyetler dönemindeki siyasi muhaliflerin anısına yapılan anıtlara çiçekler bırakarak Navalny’i anmak isteyenlerden yüzlercesinin tutuklandığı bildiriliyor. Muhalifin cenaze töreninde kalabalıkların toplanmaması ve mezar yerinin de, “anma mekanı” haline gelmemesi için büyük çaba harcandığı ortada..Navalny ölümünden sonra bile korku saçmasa, herhalde cenazesiyle bu kadar uğraşılmazdı.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları












































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.10.2025
28.09.2025
25.04.2025
3.02.2025
29.01.2025
17.01.2025
7.11.2024
6.11.2024
24.10.2024
27.06.2024