Sezin ÖNEY
Başbakan Erdoğan, “kızlı-erkekli” metaforlarla esip gürledikten sonra, kızgın şimşeklerle dolu bir bulut gibi, Finlandiya semalarına uçtu gitti.
4+4+4 gibi, Türkiye’de eğitim sistemini kökten değiştiren bir “reformu”, kamuoyuna açık hiçbir tartışma ortamına imkân veremeyecek biçimde, aşırı özgüvenle savunan ve Meclis’ten geçiren; bu tavırlarıyla da “eğitim konusunu da en iyiyi biliriz” yaklaşımını sergileyen bir hükümetin başbakanı, Finlandiya’nın, ziyaret için ne kadar enteresan bir ülke olduğunu farketti mi; bilemiyorum.
Finlandiya, dünyanın en iyi eğitim sistemine sahip ülkesi kabul ediliyor.
Dil hakları üzerine çalıştığım için, eğitim konulu toplantılara ne zaman katılsam, “Finlandiya idealinin” övüldüğünü duyuyorum.
Son zamanlarda, Avrupa’da “sıradan vatandaşlarla” sohbetlerde de, konu ne zaman eğitime gelse, “Finlandiya”nın imrenilen bir örnek olarak verildiğine tanık oluyorum.
Kısacası, Almanya’dan İsveç’e, Danimarka’ya kadar, uzmanlardan halka, sözkonusu Finlandiya olunca hep bir gıpta ifadesi var.
Dünyanın tüm coğrafyalarında, anne-babaların derdi aynı; “çocuğuma daha iyi eğitimi nasıl verebilirim”.
Türkiye’de de eğitime önem verilmesi, “yeni Türkiyeciler” tarafından, “Batı oryantalizmi”, “Batı’nın Aydınlanma felsefesinin ithalatı” diye küçümsenebilir; ancak, sonuçta, bu alaycı insanların, herhalde, bir hedefi de, çok para kazanıp, çocuklarını “iyi okutmak”.
Ancak, “kızlı-erkekli yurtların”, gün itibariyle eğitime ilişkin bir numaralı tartışma konusu olduğu Türkiye’de, Finlandiya’da herkes için parasız ve Türkiye’deki “en mükemmel kolejlere” bin basacak bir okul kalitesinin sağlandığı nedense konuşulmaz...
Belki de, aşırı politik kutuplaşmanın yarattığı yüksek gerilim hattında, 75 milyonluk bir nüfus “cazır cuzur” olurken, aslında konuşulması gerekenin gündeme gelmesi istenmez.
Bugün, “evli üniversite öğrencilerinin, devlete eğitim kredisi borçlarının silinmesi”, Türkiye’de bir reformmuş gibi sunuluyor...
Finlandiya’da ise...
Tam zamanlı okuyan tüm öğrencilere, yemek dâhil, karşılıksız maddi destek verilmesine ne demeli?
Ya da, fen bilimlerinde sınıfların en fazla 15-16 öğrenciden oluşmasına; bunun sebebinin de, derslerin, teori değil, tamamen deney esaslı olması ve dolayısıyla öğrencinin bizzat deneyleri yapabilmesine imkân tanımak olmasına?
“Her ne pahasına olursa olsun” anlayışının, siyaseten kendi uygun bulduğu eğitim sistemi ve şeklini dayatmak değil, “tek bir öğrencinin bile başarısız olmaması, geride bırakılmaması” anlamına gelmesine?
Sadece yüksek lisans derecesi olanların öğretmen olabilmesine? Ve bu yüksek lisans döneminin masraflarının devlet tarafından karşılanmasına? Üniversitelerin en başarılı yüzde 10’unun, öğretmen olmaya “hak kazanabilmesine”?
Göçmenler dahil, başarısız olan tüm öğrencilerin, tek tek, (eğitimci araştırmacılar arasında “kraliyet eğitimi” olarak nitelenen) birebir özel ders imkânıyla, eğitime kazandırılmalarına?
Başarsız öğrencilerin,“başarması” için, bir yöntem olmazsa, ötekisinin ta ki, başarı sağlanabilene kadar, denenmesinin prensip olmasına? Finlandiyalı öğrencilerin, yüzde 30’unun, ilk ve orta kademelerde, bu tarz “kraliyet eğitimi” aldığı gerçeğine?
En iyi öğretmenlerin, özellikle maddi ve sosyal açıdan en dezavantajlı öğrencilerin “hizmetine sunulmasına”?
Ne demeli?
Belki de susmalı...
“Milletin hizmetkârıyız” denmemeli...
Finlandiya da, “bir başarı öyküsü” değildi.
Devletin, bir yatırım önceliği olarak “mega projeler”, silahlanma ve silahlandırma, gösteriş ve güç budalalığını sergileyen daha bir sürü saçmalığı değil, eğitimi seçmesi sonucu bugünün başarısı elde edildi.
Türkiye’deyse maksat dün ve bugün, parlak olanı silikleştirmek, silmek; silik olanı parlatmak...
Ya “düşünen nesil” yetişirse?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları













































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.10.2025
28.09.2025
25.04.2025
3.02.2025
29.01.2025
17.01.2025
7.11.2024
6.11.2024
24.10.2024
27.06.2024