Sezin ÖNEY
“Bugün, gözlerimin önünde bir bebek öldü. Göğsü indi kalktı hızlı hızlı ve son nefesini verdi.”
Sunday Times’ın, Suriye’nin Humus kentinde BBC’ye konuşan gazetecisi Marie Colvin, sözlerine, “Srebrenitsa, Saraybosna’dan sonra, dünya kamuoyu böyle rastgele bir şekilde çocukların, insanların öldürülmesine nasıl göz yumar” diyordu.
Dün bunları dinlerken, aslında bir ölünün sesi odada yankılanıyordu.
Dün, Sri Lanka’da ayrılıkçı silahlı örgüt Tamil Kaplanları’nın, “askerî çözüm olarak” dümdüz edildiği çatışma sürecini izlerken, bir gözünü kaybetti. Türkiye’de de, Kürt Sorunu için “açılım” süreci başladığında, Tamil Kaplanları’nın militanlarıyla beraber, köken olarak “Tamil” veya değil, bölgedeki sivillerin de, çoluk çocuk hedef alındığı bir süreci, dünyaya aktarıyordu.
Colvin, bir savaş muhabiri değildi. “İnsan haberi”, insanların odağında olduğu haberleri yapan bir gazeteciydi.
Savaşlar da, insanlığın en bıçak sırtı sınavlardan geçtiği olaylar. Kanunun, kuralların, resmî, hukuki, vicdani, dinî, ahlaki sınırların yok olduğu bir kırılma zamanı savaşlar.
Remi Olchik ise, daha 30’una varmamış, müthiş yetenekli bir fotoğrafçı. Arap Baharı’nı, bir de onun gözünden, karelerle izlemeniz lazım; ki Türkiye’de kuru kuru verilen haberlerin ötesinde ne olmuş, hakkıyla takdir edebilmek için, internet üzerinden, sahipsiz kalan sitesini ziyaret edebilirsiniz;http://www.ochlik.com/ .
Colvin, 2010’da bir ödül töreninde, şunları söylemişti;
“Kraterler, yakılmış evler, sakatlanmış vücutlar... Görevimiz, savaşın dehşetini, önyargısız ve titizlikle aktarmak. Kendimizi bir yandan da sorgulamak zorundayız; risk, habere değer mi? Cesaret ne, kabadayılık ne?”
Bu soruyu, ateş hattında veya ateşle oynayarak hayatını tehlikeye atan, orada olmayanlara aktaracakları tanıklarla büyük bir ahlaki sorumluluğun altına giren gazeteciler kadar, savaşlara ve çatışmalara karar vererek insan hayatı hakkında belirleyici rol oynayan politikacılar da sormalı.
MİT krizinin yırtıp attığı, Ankara’nın şimdiye kadar üzerine çok çok az yazılıp çizilen iktidar çekişmelerini, Kürt Sorunu gibi tüm ülkenin kaderini etkileyen bir konudaki temel politikaların nasıl oluştuğunu maskeleyen kalın sis perdesi oldu.
Şimdi birden, KCK Operasyonları’nın arasında olduğu özellikle Kürt Sorunu’na yönelik güvenlik ve yargının bir infaz aracı olarak kullanıldığı, gazeteciler Nedim Şener ve Ahmet Şık bir yıldır hapiste olması gibi tuhaf ve trajik durum da, sonunda geniş çaplı olarak, layıkıyla sorgulanmaya başlandı.
Geçtiğimiz günlerde, Mehmet Ali Birand’ın mesleğin hakkını vererek yarattığı “28 Şubat” Belgeseli’ni izlerken, dönemin karanlığına dikkat çekmek için özellikle ön plana çıkardığı olaylardan ikisi, beni, yeniden altüst etti.
Bunlardan biri, Metin Göktepe’nin gözaltında öldürülmesi, diğeri Manisa Davası olarak Türkiye tarihine geçen, 16 gencin davası.
Gazeteciliğin gücü bu; akademisyenlikten de farklı şekilde, geçmişi bize hatırlatıyor, bugünü aktarıyor ve geleceğe ilişkin analizlerde bulunmamıza, çabuk ve hızlı biçimde imkân veriyor.
Göktepe’nin Ahmet Şık’ın yakın dostu olduğunu ve o dönem, Ahmet’in de haberleri nedeniyle “başı yanacak” sıradaki muhabir olmaktan bir süre Türkiye’den uzaklaştırarak kurtarıldığını öne sürebileceğimizi hatırlatalım.
Ahmet, böyle badireleri atlatarak gazetecilik yapmış biri.
Çarpıtılmış gerçeklerle kamuoyunun algılarını manipüle etmek ve siyasi propaganda için kullanan ‘gazetecilerin’ de, her ne kanattan olurlarsa olsunlar tasfiyesi eninde sonunda kaçınılmaz.
Son MİT krizinden sonra bu sürecin, siyasi bir intikam mekanizması olarak bunun ne yazık ki “ahlaki” sebeplerle değil, güç oyunları çerçevesinde gerçekleştiğine tanık olacağız.
Bundan birkaç ay önce “Zaman doğruyu gösterecek” diye yazdıklarımı belki, artık insanların yıllarını, hayatlarını çalan ceberut devlet zihniyetinden vazgeçilir umuduyla anımsatmak istiyorum:
“KCK operasyonlarının arkasındaki zihniyet de, Soğuk Savaş döneminde, her yerde düşman görmeye başlayan CIA’inkini anımsatmaya başladı bana... Kafasını ‘düşman’ fikrine takan, her yerde ‘düşmanı’ gören James J. Angleton’unki başta olmak üzere 1950’lerden 1970’lere CIA’e damgasını vuran aşırı şüpheci zihniyeti yani...
Angleton’a göre, ‘düşman’ KGB, CIA’i istediği tuzağa düşürecek kadar ABD’nin içine sızmıştı. Düşünün ki Angleton, şahinlerin şahini, ‘realist’ politikanın ‘babalarından’ Henry Kissenger’ın bile SSCB’nin etkisi altında olduğunu düşünüyordu.
Operasyon CHAOS adlı bu proje çerçevesinde, 1960 ve 1970’lerin savaş karşıtı, hak ve özgürlüklere odaklanan sivil toplum hareketlerinin destekçileri, devlet tarafından gölge gibi izlenmeye başladı.
Operasyon CHAOS’un sürdüğü 1967-1973’te, sekiz bine yakın Amerikan vatandaşı hakkında düzenli olarak dosyalar tutuldu, 300 bin kişi fişlendi. Bin kadar sivil toplum örgütü, ‘sakıncalı’ olarak takibe alındı.
Operasyon CHAOS’a harcanan emek ve para, herhalde SSCB ile olan yakınlaşmanın köklendirilmesine harcansa, Soğuk Savaş 1989’dan çok daha önce tarih olurdu.”
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları













































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.10.2025
28.09.2025
25.04.2025
3.02.2025
29.01.2025
17.01.2025
7.11.2024
6.11.2024
24.10.2024
27.06.2024