Süleyman Seyfi Öğün
Türkiye-AB ilişkileri geriliyor. Bunun bir süre daha devâm edebileceğini öngörebiliriz. Anaakım Avrupa zihniyeti, dünyâda yaygınlaşan İslâmofobiyi, Türkofobiye taşıyor. Zihin dünyâlarındaki “öteki”ye bir özne buldular. Bunu da tepe tepe kullanacaklar. Anlayış göstermesek de, anlıyoruz.
Anaakım yargılar vasatlara tekâbül eder. Meselâ Mehmed Ali Birand'ın dilimize pelesenk ettiği o mâhut “sokaktaki adam” deyişi bunu ifâde eder. Evet; sokaktaki Avrupalılara sorsak, Türklerin kötülüğünü bildik cümlelerle anlatmasını yadırgamaz; nihâyetinde bu saçma sapan ifâdeleri o kişinin cehâletine yorardık. Ama, yakın bir geçmişte şâhit olduğumuz vak'ada çok tuhaf bir şey oldu. Fransa'da tanınmış akademik bir figür o mâhut basitçi yargılara ortak olan açıklamalarda bulundu. O zaman işin rengi değişiyor.
Entelektüeller, anaakım basitlemelere meydan okuyan; yaygın doğruların eleştirisini yapabilen az sayıdaki bir grubu ifâde eder. Aslında, entelektüel olmanın ontolojik iddiası da budur. Tanınmış bir politologun, Fransa'da yaygın izlenen bir TV kanalına çıkıp, dâhiyâne çözümlemeler yaptıktan sonra, Türkiye'de bütün yasal ve siyâsal yolların tıkandığını vurguladıktan sonra, tek çıkış yolu kaldığını; bunun da Cumhurbaşkanına karşı bir sûikast olduğunu söylemesi, o kişinin sâdece akademik değil; en başta bir entelektüel olmak iddiasına gölge düşürüyor. Çünkü, eğer konuşan; meselâ Le Pen'in partisine mensup sıradan bir Fransız vatandaşı olsaydı, herhâlde farklı bir şey duymayacaktık. O zaman şu soru akla geliyor: Nasıl oluyor da senelerini kitaplar ve bilgilere adamış tanınmış bir entelektüel-politolog; bu basitlemeyi bu kadar fütursuz bir şekilde; üstelik moderatörü bile şaşırtacak şekilde dile getirebildi?
Türkiye'de “çok şey bilmeye” yönelik dâima bir saygı ve hayranlık olmuştur. Ben bunun “sakat” bir bakış olduğunu düşünüyorum. Bilgi-insan ilişkisi sâdece bilgi biriktirmek ve bu birikimi arttırmak düzeyinde görülürse ortaya çok sıkıntılı durumlar çıkabiliyor. TV'lerdeki bilgi yarışmalarının da pekiştirdiği bir sakatlıktır bu. Neyin yarışı yapılıyor ki? Eş anlı olarak hem Pasifik Okyanusu'nun derinliğini santimetrik ayrıntısına kadar; hem de traş sabunun kim tarafından, hangi târihte icâd edildiğini bilen bir insanın takdir edilecek ve ödüllendirilecek ne özelliği olabilir? İlgili ilgisiz, abur cubur bilgileri hâfızasına yükleyen bir insan, olsa olsa zekâya karşı suç işlemiş bir aptal olabilir. Zâten bu insanları bekleyen en büyük tehlike erken bunamadır.
Çok şey bilen insanlar bunu ne için yaparlar ki? Muhtemelen bu bilgi fazlasıyla etrafındakileri ezmek ve sindirmek için. Türkçemize Farsçadan geçen güzel bir terim vardır: Mâlûmatfuruşluk. Yâni bilgi satmak... Görgüsüzlüğün haddi hesâbı yok ki… Bâzıları bunu parasını sağa sola saçarak yapar; bâzıları ise bilgilerini… Aslında bu sûretle her mâlûmatfuruşluğun aslında bir nev'i hodfuruşluk; yâni kendini satmaya dönüştüğünü görmek lâzımdır.
Bilgi ile bilgelik ilişkisi, bilgilenme sürecinin, insan tarâfından denetim altına alınmasını anlatır. Gâliba mahâret çok şey bilmekten ziyâde, bildiğini iyi bilmek; ne için bildiğini bilmek ve farklı bilgileri ilişkilendirebilmektir. Bence hayranlık verici olan da budur.
Defarges, eminim bilgi kapasitesi hayli yüklü bir şahsiyettir. Ama onun zavallılığı bu bilgilerle ne yapılacağı konusunda hemen hemen hiçbir şey bilmemesi; en sonunda da ileri derecede saçmalamasıdır…
İşte bu, tam da Abdülhâmid'in Bahriye Mektebi Nâzırı Hüseyin Hüsnü Paşa'nın oğlu, Celâl Yalınız isimli bir egzantrik kişiliği hatırlamanın zamanıdır. Bu şahsın hayatı hakkında, Orhan Karaveli tarafından yakın zamanlarda bir kitap da yazıldı. Çok seçkin bir âilenin çocuğu olmasına ve çok iyi bir eğitim görmüş olmasına rağmen Celâl Yalınız, bütün imkânları teperek, yer yer hırpânîliğe varacak ölçüde “anarşizan” bir hayâtı seçti. Maldan ve mülkten kaçtı. Parayı sevmedi. Kalendermeşrep entelektüel dünyâsının birikimini yazarak değil, zekâ ve mizâh yüklü ifâdelerle işledi. Ben O'nu Neyzen Tevfik'in bir çeşitlemesi olarak görürüm. Uzun ve tarak işlememiş sakalıyla dikkât çektiği için kendisine “Sakallı Celâl” dendi. Fikirlerine katılmak mecbûriyetinde değiliz. Sakallı Celâl'in kerli ferli bir zâtın belâgat yüklü ve içi boş konuşmasını dinledikten sonra söyledikleri onlarca kitâbın söylediklerine bedel gelmiştir bana. Şöyle demiş Sakallı Celâl: Bu kadar cehâlet ancak tahsil (eğitim) ile mümkündür… Defarges'a keşke bunu ulaştırabilsek… Yüzü kızarır mı acaba?…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2021
29.04.2021
22.04.2021
4.06.2020
22.04.2019
4.02.2019
14.02.2019
11.02.2019
4.02.2019
28.01.2019