Süleyman YAŞAR
Dünya su kaynakları hızla azalıyor. Ve daha önceleri serbest bir hammadde olan su artık maliyeti yükselen bir emtiaya dönüştü.Artık Apple’dan Rio Tinto’ya kadar pek çok firma su konusunda yeni yatırımlar yapıyor. Çünkü firmaların su kaynakları marka değerini, kredi derecesini, sigorta maliyetlerini belirliyor artık. Gelecek için su ihtiyacını çözümleyemeyen firmaların marka değeri ve kredibilitesi düşüyor. Bir de sigorta maliyetleri çoğalıyor. İşte bu nedenle ülkelerin su kaynakları artık çokuluslu şirketlerin gözlerini diktiği en önemli hammadde oluyor.
Gelelim bu kısa açıklamayı niye yaptığımıza...
Yaptık çünkü dünyada 1,35 milyar kilometreküp tuzlu su kaynağı bulunuyor. Bu kaynağın 104 bin 590 kilometreküpü taze su kaynağı olan yüzey suyu oluyor. Ve dünyada taze yüzey suyun yüzde 60’ı sadece 10 ülkede bulunuyor. İşte bu taze yüzey suyun yüzde 12,1’i Brezilya, yüzde 9,3’ü Rusya, yüzde 7,8’i ABD, yüzde 6,8’i Çin, yüzde 6,2’si Kanada, yüzde 5,4’ü Kolombiya, yüzde 4,7’si Endonezya, yüzde 3,7’si Peru, yüzde 2,8’i Myanmar’da bulunuyor. Bu arada dünya su tüketimi hızla artıyor. Çünkü 2000 yılında 3 bin 973 kilometreküp taze su tüketilirken 2010’da yıllık taze su tüketimi 4 bin 431 kilometre küpe yükseldi. 2025’te tüketimin 5 bin 235 kilometreküp olacağı tahmin ediliyor.
Peki, su tüketimi sektörel olarak nasıl dağılıyor?
Şöyle dağılıyor; dünyada suyun yüzde 75’i tarımda, yüzde 15’i sanayide, yüzde 10’u yerel yönetimler tarafından yerleşim bölgelerinde kullanıyor.
Gelelim Türkiye’ye...
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü verilerine göre; Türkiye su fakiri değil ama su azlığı yaşayan bir ülke oluyor. Ve bir ülkede kişi başına yılda kullanılabilir su miktarı 1.000 metreküpün altında seyrediyorsa bu ülke su fakiri sayılıyor. Türkiye’de ise kişi başına yılda 1.519 metreküp kullanılabilir su düşüyor. Ama bu su miktarı artan nüfusu karşılayacak düzeyde değil, nüfus çoğaldıkça bu ülke su fakirliğine doğru yol alıyor. Çünkü nüfus 100 milyon olduğunda kişi başı su miktarı 1.120 metreküpe gerileyecek.
Bütün bunları niye anlattığımıza gelince...
Türkiye’de ve dünyada su kıtlığının çözümü genellikle devletlerin politikalarına bağlı oluyor. Çünkü suyun ekonomik olarak kullanım kuralları yani sulamada israfın önlenmesi, içme sularının kullanımı, atık suyun dönüşümü hep devlet yetkisiyle yapılabilecek düzenlemeler. Oysa Türkiye’de şimdi çokuluslu firmalar gelip su kaynaklarını satın alıyorlar ya da yeraltı sularını kontrolsüz kullanabiliyorlar. Bu arada hemen hatırlatalım, Türkiye’de yılda dört milyar liraya ulaşan içme suyu pazarında bazı büyük içme suyu firmalarının mülkiyeti çokuluslu şirketlerin eline geçti. Oysa ülke içi su pazarı dış ticarete konu olmayan bir alan. O hâlde yabancı firmalar, döviz kazandırıcı işlem yapmayıp iç pazara mal sattıklarından yakında bu firmaların yapacakları kâr transferlerinin ödemeler dengesine olumsuz etki yapacağı açık bir gerçek oluyor. Dolayısıyla yabancı sermaye derenin taşıyla derenin kuşunu vuruyor.
Anlayacağınız, hem suyun kullanımına hem de dış ticarete konu olmayan mal üretimine giren yabancı sermayeye regülasyon şart.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları



























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.07.2016
13.07.2016
4.02.2016
2.02.2016
1.02.2016
10.06.2016
31.05.2016
27.05.2016
18.05.2016
17.05.2016