Umut ÖZKIRIMLI
İstanbul Atatürk Havalimanı, 15.05
(Okuyucuya not: Bu bir kişisel mağduriyet hikayesi değil. Gazeteciliğe soyunmuş filan da değilim.
Hendekler ve Kürt milliyetçiliği üzerine bir yazı dizisi planlarken ayaküstü bu satırları yazmak zorunda kaldığım için de hiç memnun değilim. Ama son sekiz saattir gördüklerim, bir kurumun inanılmaz vurdumduymazlığı yüzünden yaşanan sefalet üzerine bir şeyler karalamak istedim. Belki bir duyan olur da duruma müdahale eder, olası bir ‘felaketin’ önüne geçilir.)
Ben gördüklerimi yazayım, siz karar verin
Sayın Türk Hava Yolları yetkilileri
‘Sayın’ diyorum ama usulen. Sonuçta kamuya hitap ediyoruz, belirli nezaket kurallarına uymamız gerekiyor. Yoksa ortada ‘saygı’ gerektirecek bir durum yok. Girişteki mini açıklamada ‘felaket’ kelimesini kullandım, dikkat ettiyseniz. Abarttığımı mı düşünüyorsunuz? Ben gördüklerimi yazayım, siz karar verin.
İptal edilen uçuş sayısı 250’yi gecmis durumda. Ortada kar yok; pistler açık. Sitenizde yola çıkmadan önce uçuşunuzun durumunu kontrol edin diyorsunuz. Ben ettim. Bir sorun yoktu. Havaalanına geldim; sorunsuz bir şekilde check-in yaptım. Salı gününden gidecek yerleri (ve muhtemelen imkanları) olmadığı beri yerlerde yatan insanların üzerinden atlayarak bir köşede uçağımı beklemeye başladım. Sonra, nedensiz, benim uçağım da iptal edildi ve bir Kafka romanını andıran ‘eğlence’ başladı!
Fotoğraf: DHA
Gümrükten geçtikten sonra içeride bir danışma, iki de bilet değiştirme bankonuz var. Danışmada sadece 2 (yazıyla iki) çalışanınız var; yüzlerce kişiyi aşıp onlara ulaşmayı başarırsanız, ki çoğu insan daha o aşamada pes ediyor, uçuş kartınıza bakıp sizin bir saat önce ekrandan öğrendiğiniz o müthiş gerçeği açıklıyorlar: “Evet, uçuşunuz iptal”.“Peki ne yapacağım?” “Arkada THY bilet değiştirme bankosu var, oradan biletinizi değiştirebilirsiniz.” Hmm, peki. Gidelim bakalım.
Çağrı merkeziniz dünden beri kilitli
Evet, orada da iki farkli kuyruk oluştumuş 500’e yakın insan var. Görevli sayısı mı? 0 (yazıyla sıfır)! Neden? Gazete dağıtan elemanınız açıklıyor; “Bunalıp kaçtılar”! “Peki ne yapacağım?” “Aşağı katta, 214 numaralı kapının orada bir banko daha var; oraya gidin”. Gidelim bakalım.
Eh, yukarıdakiler ‘bunalıp kaçtığına’ göre aşağıdaki bankoda 700-800 civarı insanın birikmesine şaşmamalı. Çalışan sayısı 3 (yazıyla üç). Hayatlarından bezmişler. Anlaşılan buradan da bir şey çıkmayacak. En iyisi özel güvenlik görevlisinin önerisine uyup çağrı merkezini aramak. Gerçi çağrı merkeziniz dünden beri kilitli ama deneyelim, ne olacak? Yok, durum aynı. Yoğunluk yüzünden telefonlara bakamıyormuşsunuz; lütfen daha sonra tekrar deneyelimmiş.
Ama benim özel nedenlerle bugün dönmem gerekiyor. Hem biletin parası? Kalacak yer? Bari başka bir şirketten bilet alayım. Dedim ya, ben o kadar mağdur değilim. İstersem yeni bir bilet alabiliyorum. Gördüğüm pek çok insan ağlamaklı – kimi öfkeden, kimi çaresizlikten – ortadan kaybolan iki çalışanınızın bunalımının geçmesini bekliyordu.
Fotokopisiz havaalanından çıkış yok
FOTOGRAF: FAIK KAPTAN/ISTANBUL,(DHA)
Bileti aldım; iptal olmazsa belki akşam uçarım. Havaalanından çıkayım da biraz vakit geçireyim bari. Ama bir dakika. Gümrükten geçtiğim için çıkamıyorum. Biletini değiştirmeyi başarabilmiş sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen insan gibi. Üstelik onların yeni uçuş saatleri yaklaşmış ama ‘yukarı kata’ çıkmaları icin kurumunuzun uçuş kartıyla pasaportun bir fotokopisini çekmesi gerekiyor. Bir fotokopi! Neden? Bürokrasi? Polisin yapabileceği bir şey yok. Fotokopisiz havaalanından çıkamıyorsunuz ve nedense bu fotokopiyi sadece siz çekebiliyorsunuz.
15 saniyelik iş, ne olacak ki? Biraz daha bekler, çıkarız. Ama o ne? Yine 500 kişi, yine 2 (yazıyla iki) çalışan ve 2 (yazıyla iki) fotokopi makinesi! İmkan yok ulaşmaya. Neyse ki kurumunuza lanet okumakta olan polis memurları imdadımıza yetişiyor ve gidin Havaş’tan ya da başka bir yerden fotokopi çektirip gelin diye insanlara akıl veriyorlar. Altı üstü bir fotokopi. Makineyi bulsam ben çekeceğim zaten. Havaş’ta tüm THY bankolarında bulunanın iki katı görevli var. İşleri değil; bezmişler ama yine de yardım ediyorlar ve ben kendimi dışarı atıyorum.
Birinin canının yanması an meselesi
Bunları neden mi yazıyorum? Yok, kendi mağduriyetimi gidermek icin filan değil. Beni aramayın sakın. Güzel sözler duymazsınız. Ben başımın çaresine baktım, bakarım. Ama son sekiz saat içinde bir bankodan ötekine koştururken kendi gözlerimle 10’a yakın (yazıyla on) kişinin baygınlık geçirdiğine şahit oldum. Ortalıkta sağlık ekibi yok; olsa da kalabalıktan baygınlık geçiren çoğu yaşlı bu insanlara ulaşmaları imkansız. Bu arada havaalanının çeşitli bölümlerinde insanlar kurumunuzu protesto ediyorlar; güvenlik görevlileri ve polis bu protestolara – sizi haksız buldukları ve sayıca yetersiz oldukları için – müdahale etmiyorlar. Yani birinin canının yanması an meselesi! (Editörün notu: Yazının elimize ulaşmasının ardından Atatürk Havalimanı iç hatlar bölümünde polisin yolculara müdahale ettiği haberi geldi)
FOTOGRAF: FAIK KAPTAN/ISTANBUL,(DHA)
Üstelik check-in yapan görevlilerinizin söylediğine göre iptal edilen ucuşlardan doğan mağduriyetlerin giderilmesi zaman alacak, yarın ve öbürsü gün de uçuş iptalleri sürecekmiş. Priştina’ya, Roma’ya, Milano’ya uçmak için bir hafta bekleyenler olacak.
Durum pek iç açıcı değil
İnsan hayatına değer verilmeyen bir ülkenin insana değer vermeyen kurumlarından birisiniz, tamam. Yine de en azından imajınıza,‘paraya’ önem veriyor olmalısınız. Hakkınızda duyduklarımı buraya yazmam maalesef mümkün değil. Çok merak ediyorsanız beni aramayı deneyebilirsiniz. Ben onlara tercüman olurum.
Lafı uzatmayayım. Bir şey yapın! Ne yaparsınız bilmiyorum ama bir şey yapın çünkü burada durum pek iç açıcı değil.
Okuyucuya bir not daha: Sokağa çıkma yasakları altında bebeklerin can verdiği bir yerde böyle bir yazı yazdığım için sizlerden özür dilerim. Buradaydım, gördüklerimi yazdım.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.03.2020
25.02.2020
10.02.2020
16.12.2019
5.01.2019
19.10.2019
12.10.2019
6.08.2019
2.07.2019
24.03.2020