Vedat Bilgin
Mesele ‘ateizm veya deizm’ değil ‘dünyevileşme sorunları’ etrafında yaşanan değişimlerde yoğunlaşmaktadır. Ateist veya deist anlayış üzerine yapılan tartışmalarda meselenin bir ‘siyasi’ probleme dönüştürülmesi, konunun toplumsal/kültürel değişmeler sonucunda ortaya çıkan ‘dünyevileşme sürecinden’ bağımsız olarak ele alınması, bazıları için politik bir fayda sağlayabilir fakat sorunun kavranmasına katkı yapması zordur.
“Dolayısıyla dini duyguların, inançların mahiyeti, din ve bireyleşme ilişkileri, toplumsal değişim süreçleri, modernleşme, kültürel etkileşimlerin mahiyeti kavranmadan, bunlarla ilgili teorik zeminden hatta dinin veya dini hayatın nasıl ele alınabileceğine dair ‘yöntem sorunları’ bilinmeden konuşulacak konular değildir.”
DİN VE DEĞİŞİM
Din etrafındaki tartışmaları şöyle tespit etmek mümkündür: Bunlardan biri, laiklik meselesi etrafında yapılan ve hâlâ bitmemiş olan tartışmalardır. İkincisi, doğrudan çeşitli dini toplulukların, grupların etrafında süre gelen veya onlar etrafında yapılan tartışmalar; üçüncüsü ise, akademik nitelikte sayılabilecek olanlardır. Din üzerine yapılan tartışmaların bir diğeri ise, ‘proje din’ peşinde olanların yaptıkları veya çalışmalar etrafında şekillenmektedir.
Bütün bu tartışmaların tamamından görülen ortak problemin yöntem sorunu olduğunu belirtmek gerekir. Türkiye’de bu meseleleri konuşup tartışanların önemli bir kısmının belki de farkına varmadan benimsedikleri ortak yanlışın temelinde yatan bu ‘yöntem’ sorunudur. Bu yanlış hem dinin kendi mesajına yani içeriğine dönük tartışmalarda, hem de dini hayatın yaşanma biçimine dönük olanlarda yerleşmiş bir tutumdur. Türkiye’de ağırlıklı olarak ‘pozitivist ideoloji’ tarafından şekillendirilmiş bilim anlayışı, eğitim felsefesinin temelini oluşturmaktadır. Bütün toplumsal kurumlar gibi, toplumsal davranışlar ve bireysel tutumlar daha genel bir ifadeyle kültürel hayat bir ‘nesne’ olarak görülmekte ve farklı anlayışlara göre farklı müdahaleler yapılmakta veya yapılmak istenmektedir.
“Önce şunu önemle belirtmek gerekir ki din böyle bir sistem değildir ve onu müdahale edilecek bir nesne olarak gören herkes dinin bir ‘anlam sistemi’ olduğunu, ona yapılacak hangi maksatla olursa olsun her müdahaleye farklı bir cevap vererek kendi anlam sistemini yeniden ürettiği gerçeğidir. Bunun en bilinen örneği Sovyet uygulamalarıdır; ateist bir ideoloji olan sosyalim ‘yeni insan yaratmak’ isterken dini yok etmeyi düşünmüştü fakat dini inançlar kamusal alanda hangi müdahale ve projeler uygulandıysa onlara karşı bir savunma mekanizması yaratarak farklı bir biçimde var olmaya devam etmiştir.”
DÜNYEVİ SORUNLAR
Türkiye’deki laiklik uygulamasının bir dönem ‘laiklikten’ çıkıp devletin öngördüğü düzenlemelerden geçen, ‘pozitivist bir devlet dini’ kurmaya yöneldiği bilinmektedir. Bu müdahale, baskı ve tasarılara dini hayat kendi zeminin de cevaplar vererek devam etmiştir fakat din ve insan arasına giren devlet müdahalesinin meydana getirdiği tahribatın, toplumsal hayatta ortaya çıkardığı travmaların sorunlarının da simetrik bir yaklaşımla çözülür bir tarafının olmadığını bilmek lazımdır. Bu müdahale ve baskıların günümüzdeki ‘cemaat’ sorunları arasındaki ilişki üzerinde durulması gereken bir husustur.
“Şurası açıktır ki toplumda özgürlük alanları genişledikçe, insanlar başta inanç, düşünce, ifade özgürlüğüne sahip oldukça baskı dönemlerinden farklı olarak ‘dini hayat görünürlük’ kazanmaktadır. Toplumlar modernleşme sürecinde ilerledikçe, bireyleştikçe ister dindar olsun ister olmasınlar ‘dünyevi sorunlara’ kendi özgürlükleri içinden cevaplar üretmektedirler.”Toplumların hızlı değişim dönemlerinde, her alanda geleneksel anlayışlarda değişim yaşanmaktadır ki bunlara bakıp ‘ateistlerin, deistlerin sayısı artıyor’ demek ne kadar doğru değilse, ‘ülke dindarlaştırılıyor’ demek de o kadar doğru olmayacaktır...
Yazarlar
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.03.2020
27.05.2019
20.05.2019
9.05.2019
6.05.2019
2.05.2019
30.04.2019
22.04.2019
18.04.2019
15.04.2019