Yüksel TAŞKIN
Mısır’da Mursi’nin bir yıllık cumhurbaşkanlığı döneminde ciddi bir memnuniyetsizler kitlesi oluşmuş, yapılacak herhangi bir seçimde Müslüman Kardeşler’in (MK) büyük bir oy kaybına uğrayacağı tahmini yaygınlaşmıştı. Bu sırada ortaya çıkan Temerrud (isyan) Hareketi, Mursi’nin istifasını talep eden 22 milyon imza topladıklarını iddia ediyordu. Yapılan kimi kamuoyu araştırmalarında da Mursi’den memnun olmayanların yüzde 70’leri aştığı söyleniyordu. YineTahrir’de yapılan mitinglerde, Devrim sürecinden daha fazla bir kitleselliğe ulaşıldığı gözlenmişti.
Mısır’da Mübarek’i deviren halk iradesi, Mursi’yi de silkelemeye başlamışken, Ordu fırsatı kaçırmadı ve yangından mal kaçırır gibi darbesini indiriverdi. Bu darbeyle beraber bazı soruların cevabını somut biçimde alma şansımız da ortadan kalktı. “22 milyon imza topladık” iddiası, Türkiye’de 27 Mayısöncesinde dolaşıma sokulan abartılı söylentileri andırıyor. Mursi muhaliflerinin iddialarının ne kadar haklı olduğunu asla bilemeyeceğiz. “En iyi kamuoyu araştırması olan serbest seçimler” yoluyla bu iddiaları test etme şansını yitirdik.
3 Temmuz Askerî Darbesi’nden sonra 1000’den fazla insan öldürüldü. Bu ölümlerin büyük bölümü, barışçıl göstericilere açılan ateş sonucunda yaşandı. Yüzlerce MK üyesi tutuklandı. Ardından şiddetten uzak duran bu örgütün feshedildiği ve malvarlığına el konulacağı açıklandı.
Tüm bu haksızlıklara rağmen, darbe mağdurlarının hak ettikleri desteği gördüklerini söylemek çok zor. Ahlaki üstünlük darbe mağdurlarının elinde. Artık onların birleştirici, bütünleştirici bir “acı hikâyeleri” var. Bu hikâyenin verdiği dirençle Mısır siyasetinde yeniden etkin konuma geleceklerini öngörmek zor değil.
Tüm bu haksızlıklara karşın, darbecileri destekleyen seküler kesimde şimdilik büyük bir çatlak görünmüyor. Darbecilerin önerdiği Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı görevini kabul eden “Liberal”Muhammed Baradey, ağustosta yaşanan kitlesel bir katliamdan sonra görevini bırakarak apar topar Viyana’ya gitti. Aslında kaçmaması; “Hata ettik, daha demokratik bir Mısır ancak sivil ve demokratik güçlerce kurulabilir. Devrim’i düştüğü yerden kaldıralım” demesi gerekirdi.
Marksizm 2013 Güz Toplantıları’nda bir konuşma yapan Mısırlı Devrimci SosyalistlerdenWassim Wagdy, “Ne Ordu ne Mursi” dedikleri için başlangıçta nasıl yalnız bırakıldıklarını ve hain damgası yediklerini anlattı. Wagdy’nin arkadaşları, 6 Nisan Hareketi, Devrim Şehitleri Aileleri Derneği gibi yapılarla darbecilere mesafeli bir siyasi hattı güçlendirmeye çalışıyorlar. Bu anlamlı girişimin şimdilik yeterince etkili olduğunu söylemek mümkün değil. Yine de bu karanlık günlerin tarihini yazanlar, yaşanan çılgınlığa kapılmama dirayeti gösterenleri not edeceklerdir.
Mısır da kimi sol ve liberal çevreler, geç de olsa asıl çözümün yeniden Tahrir Ruhu’na geri dönmek olduğunu kavramış görünüyorlar. Seküler demokratlar, darbecilerden açık bir mesafe alıp, Devrim mirasına sahip çıkarlarsa, bu sadece kendileri için değil, tüm Mısır için hayat öpücüğü olacaktır. Henüz “nispeten etkin” konumlara sahipken, bu şanslarını kullanmalılar.
Aksi takdirde Ordu’nun, “terörle savaş” söylemi üzerinden bazı İslamcı gurupları şiddete iterek yaratmaya çalıştığı “kontrollü gerilim” siyaseti başarıya ulaşabilir. MK liderlerinin bu oyunun farkında oldukları ve tuzağa düşmemek için çabaladıkları söylenebilir. Kontrollü gerilim siyaseti izleyenler aslında ateşle oynuyorlar. Kontrol yitirilirse ve iç savaş nedeniyle başka bir Suriye ortaya çıkarsa bunda en büyük sorumluluğun kandan ve baruttan iktidar devşirmek isteyenlerde olacağı açıktır...
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları







































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.04.2024
15.12.2019
26.07.2019
18.12.2017
27.09.2017
19.09.2017
10.08.2017
27.07.2017
10.07.2017
26.06.2017