Yüksel TAŞKIN
Siyaset kimilerine göre, iktisadi, siyasal ve kültürel kaynakların ele geçirilmesi mücadelesidir. Burada ortaya çıkan tanımın dışında ve ona rakip siyaset tanımları da var. Bu nedenle yukarıdaki tanımı mutlak görmüyoruz. Buna rağmen Türkiye siyasetinde etkin olan aktörlerin siyaset anlayışlarının yukarıdaki tanımla örtüştüğü söylenebilir.
Siyasal aktörlerin kullandıkları söylemlere, başvurdukları sembollere hiç bakmadan, direkt pratiklerine yoğunlaştığımızda gördüğümüz manzara ilginçtir: İktidarı “ele geçiren” hareket, iktisadi, siyasi ve kültürel güç kaynaklarının dağıtım mekanizmasını da eline geçirmektedir. Hareketin ideolojisine mensubiyet, bu kaynakların dağıtımında pay sahibi olmanız veya olamamanızın da ölçüsüdür. Siyaset, sınırlı kaynakların ele geçirilmesi ve belli bir zümreye dağıtımı olduğunda, toplumun bütününe hizmet işlevi görmez. Aksine bağlanılan ideolojiye mensubiyet, çok ciddi bir içerme veya dışlama mekanizmasının kilidi hâline gelir.
İslamcı veya muhafazakâr değilseniz, vali veya rektör olamamanız; kamu ihaleleri gibi sermaye biriktirme süreçlerinden dışlanmanız tam da bununla alakalıdır. Burada günümüz Türkiye siyasetinin en önemli çelişkilerinden birisi kaçınılmaz olarak ortaya çıkar: İslam, güç biriktirmek isteyenlerin dışlama mekanizması hâline geldikçe ideolojikleşir ve gündelik siyasal mücadelelerin içerisinde yıpranmaya başlar. Güç biriktirme alanlarından dışlananlar, bunu İslam’la ilişkilendirmeye yönelirler.
Aslında hem AKP hem de Gülen Cemaati, siyasal mücadelelerin dışına çıkarılan bir üst kimlik olarak herkesin saygı göstereceği bir İslam anlayışında müttefik görünüyorlardı. Ne var ki kendileri de “realist” siyaset tanımını benimseyen AKP’liler, kendi zenginlerini yaratır, yeni seçkin adaylarını hızla devlete, yerel yönetimlere ve kültür alanına taşırken, içerme mekanizmasının kilidi olarak İslami kimliğe mensubiyeti öne çıkardılar.
Gelenek bakımından İslam’ın gündelik siyasal mücadelelerin dışında bırakılmasını savunan Gülen Cemaati de hiç beklemediği bir güç elde etmenin sarhoşluğuyla, bahsedilen türden mücadelelerin içerisine girdi.
İktisadi, siyasal ve kültürel güç kaynaklarına yeni seçkinleri taşıma hamlesi, doğası gereği eski seçkinleri ürkütür. Bu hareketlilik, “Tünel etkisi” denen bir etki yaratarak, henüz güçten nasiplenemeyen çevrelerde de umut yaratır. Şimdilik “Tünel karanlığında” yol alınmaktadır ama Tünel’in dışında da ışık görünmektedir.
İktidar katları toz dumandan görülmez olduğu için, çok sayıda aktörde güç elde edebileceği umudunu yaratır. Ne var ki iktidarın kaynakları eşitsizce dağılır ve yeni eşitsizlikler yaratır. Gücün biriktirilmesi, birilerinin daha az güçlenmesi demektir ne de olsa. Böylece siyasetin realist doğası, kaçınılmaz biçimde yeni mağdurlar yaratır. Bu mağdurlar, başka bir siyasi aktör etrafında kümelenerek iktidarı ele geçirirler ve döngü yeniden başlar...
AKP’nin 11 yıllık iktidarı da ciddi sayıda mağdur yarattı. Bugünlerde sözkonusu mağdurların kendi ideolojik duruşlarından kaynaklanan engelleri aşarak yan yana gelme ve iktidarı “ele geçirme” arayışında oldukları söylenebilir. Bunun yolu da sistem içi reflekslere sahip karizmatik şahsiyetler etrafında kümelenerek, yeni bir iktidar saldırısına başlamaktan geçer. En azından verili siyasette çözüm olarak görülen yol budur.
Bu “siyaset” oyununun, aynı sahnede, farklı aktörlerce oynandığını görenler, bu döngüyü kırmanın yaratıcı yollarını bulmak zorundalar.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları





































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.04.2024
15.12.2019
26.07.2019
18.12.2017
27.09.2017
19.09.2017
10.08.2017
27.07.2017
10.07.2017
26.06.2017