Yusuf Ziya DÖGER
Bir millet için var olma gerçekliği doğrudan doğruya sahip olduğu, fiziksel dünyanın sınırları belirlenmiş toprak parçası üzerindeki egemenlik koşuluna bağlıdır. Var olmanın koşulu olan egemenlik ise toplumun bağrından çıkan belli bir güçle sağlanılabilir. Bu gücün dayandığı felsefi ve etik temeller de o toplumun geleceği açısından önem arz eder. Toplumun tarihsel süreçle oluşturduğu değerlere dayalı felsefi ve etik temellerin esas alınması egemenlik aracı olan güçle toplum arasındaki duygusal bağın kuvvetlenmesini sağlar.
Bir milletin tarihsel varoluşunu sağlayan olaylar dizgisi içerisinde de ona ait yazgının değişmeye başladığına işaret eden kırılma noktaları vardır. Bu durum sünnetullah’ın gereğidir. Çünkü milletler statik bir yapı değil dinamiklik arz eden bir yapı gösterirler. Ancak bu dinamiklik sürekli bir gelişme yönünde olmayıp zaman zaman da değişme (var olan durumdan geriye gidiş olarak değişme) niteliği gösteren kırılmalarda yaşayabilir. Toplumları organizmacı yaklaşımla ele alanlardan biri olan İbn-i Haldun toplumlar açısından değişmenin (hem olumlu hem de olumsuz) kaçınılmaz olduğunu vurgular.
Yaklaşık 800 yıldır devlet organizasyonu olan kendi toprakları üzerinde egemenlik gücünden yoksun olarak yaşayan Kürdler tarih sürecinde bu çift yönlü değişimi birçok kez yaşadılar. Ancak yaşanan tüm olumsuz durumlara rağmen var kalmanın yol ve yöntemlerini üreterek bu güne gelmeyi başarabildiler. Bu başarının altında elbette tarihsel süreçte var kıldıkları değerlerin yadsınamayacak kadar önemi var.
Devletsiz kalmanın oluşturduğu boşluğun yerini dolduran aşiretler üretilen değerlere ait tarihsel mirasın günümüze aktarılması işlevini başarıyla yerine getirdiler. Ancak günümüz dünyasının evirildiği yeni biçim karşısında bu işlevi devam ettirme adına yetersiz kaldıklarını/kalacaklarını görmek kâhinlik olamaz. İşte bu noktada var kalmanın şartı olarak sahip olunan topraklar üzerinde egemenliğe gidişin zorunluluğu olan askeri güç ortaya çıkmaktadır.
Ki yaşanılan toprak parçasının yer aldığı Ortadoğu’da egemenliği sağlamanın koşulu olan askeri güç olmanın zorunluluğu orta yerde durmaktadır. Doğrusu Kürdler adına yazgının değişmeye başladığına işaret eden her olay öncesi büyük acılar yaşanmıştır. Ancak yaşanan bu trajik acılardan kısa bir süre sonra Dünya Konjonktürünün de etkisiyle o kırılma anları yeni yazgılar oluşturmaya başlamıştır. (İran, Irak savaşının sona ermesi ve Kuveyt işgali)
Kırılmaların yaşanmasıyla oluşan fırsatların doğru hamlelerle değerlendirilmesi yazgının ters yüz olmasına yol açmıştır. Ancak var kalmak için ilk hamlelerden sonrası daha anlamlıdır. Ki Başur Kürdistanı ilk hamleleri doğru yönetmesine rağmen gücünün pekişmesine eşlik edecek askeri gelişimin göz ardı edildiğini işid çetelerinin Şengal saldırılarıyla açığa çıktı. Evet, toplumsal refah anlamlıdır. Ama bu refahın sürekliliğini sağlayacak güçten yoksun olmak refahı anlamsızlaştırır. Başur’un rol model olarak Dubai’ye yönelmesi gerçekçi değildi. Askeri anlamda güçlü olan ve karmaşa ortamlarında yer alan devletleri rol model alsaydı bugün işid çeteleriyle uğraşmak zorunda kalmazdı.
Kürdler bugün Şengal ve Kobani üzerinden yeni bir dünya Konjonktürü ile karşı karşıyadırlar. Doğrusu ilk hamle Şengal’de trajediye yol açmasına rağmen doğru atıldı. Hem dünyanın dikkati çekildi hem de kendi kardeşine olan ihtiyacını gizlemeden ve kibir perdesi altına da girmeden kapıları sonuna kadar açtı. Ancak Kobani’deki kardeşler bu anlamda tecrübesizlik ve ideolojik bağnazlık altına girerek kapıların açık olduğunu ima ettiler ama diyerek farklı algılara dayalı sorunlara yol açtılar.
Sonuç:
Bir Millet için askeri güç varlık dayanağıdır. Peşmerge ve YPG birlikleri bu halkın bağrından çıkan askeri yapılardır. Varlığın garantörü olan bu yapıların birlikteliği Kürd halkında yüzyılların oluşturduğu umutsuzluğu umuda çevirmiş görünmektedir. Bu umudun heder edilmemesi herkesin temel görevidir. Bakur Kürdistanında Peşmerge geçişinin oluşturduğu coşku bunu ifade etmektedir. Öyleyse herkes bu coşkunun altında yatan anlamı kavramalı ve ona göre davranmalıdır.
Herkes ve her yapı ideolojik kısır döngülerden sıyrılarak Kürdistanın maslahatlarını düşünmek zorundadır. Halk kitlerinin verdiği bu mesajı doğru okumalıdır. Aksi takdirde ideolojik kalıplara sığdırılmaya çalışılan Halkın Kürdistani duygusu kısa zamanda bu tutumun yanlışlığını hem ber taraf edecek hem de kendisini Kürdistani çizgi üzerinden yeniden var kılacaktır.
Son Cümle:
Peşmerge geçişinin anlamı; Kürdlere yönelik Inkâr, red ve asimilasyonun konsept olarak fiiliyata geçirildiği günün yıldönümünde Ķurdistan Peşmergesinin kendi bayrağı ile inkarcı devletin egemenlik kurduğu Kürdistan topraklarında geçmesi Kürd halkının birlikteliği anlamında tarihi bir öneme sahiptir.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Neden Demirtaş ama HDP değil?
29.05.2018 - Şeyh Said Kıyamında ve sonrasında neden Kırdlar/Zazalar hedef alındı - 1
21.02.2018 - ALANSAL EGEMENLİK VE FELAKET SENARYOLARININ YAZARLARI
13.10.2017 - Hewler Mitingi ve Arka Plan Mesajları
24.09.2017 - Referandum mu? Yoksa korku ütopyası mı?
27.03.2017 - İdeolojik Saplantılar ve Parçalanmış Kafalar..
27.02.2017 - Kürdler Hem Sağdan Hem de Soldan Eritildi
16.02.2017 - Aşiretlerin tarihsel dayanağı - 3
31.01.2017 - Aşiretlerin tarihsel dayanağı-2
28.01.2017 - Aşiretlerin tarihsel dayanağı
22.01.2017
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları































































mehemmed zaza
`dinime küfreden müselman olsa bari`hatirlatayim dedim.