Yusuf Ziya DÖGER
Toplumsal dönüşümlerin yaşanabilmesi toplum mühendisliği ile değil, reel durumların toplumda kazandığı karşılıklarla mümkün olabilmektedir. 7 Haziran 2015 seçimlerinin sonuçları üzerinden bunu birçok noktadan okumanın verileri önümüz de durmaktadır. Bu veriler üzerinden herkes şapkasını önüne koyarak değerlendirmelerde bulunmalıdır.
Seçimin mutlak galibi ve mutlak mağlubu ortaya çıkmıştır.
12 yıllık iktidarı döneminde muhafazakâr mütedeyyin Kürdlerin ödünç oyuyla orada durmayı başaran AKP kendisine verilen krediyi son süreçte doğru biçimde kullanman basireti gösterememiştir. 90’lı yıllarda köyleri yakılıp yıkılmak suretiyle Türkiye’nin çeşitli kent ve Metropollerinin varoşlarına yerleşen insanlarımızın hem güvenlik kaygısıyla hem de normalleşme beklentisiyle kendisine oy verdiği kesin bir veri idi. Yine Kürdistan bölgesinde beklentiler veya muhafazakâr-mütedeyyin hassasiyet üzerinden oy aldığı herkesin malumuydu. Ancak bu seçim sürecinde Erdoğan ve Davutoğlu ikilisinin Türk İslam sentezci çizgiye kayan bir dil kullanmaları verilen bu kredinin tüketildiğini göstermektedir. Dolayısıyla seçimin mutlak mağlubu bence Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP’dir. AKP artık düşüş trendine geçmiştir.
AKP’ye bugüne kadar oy vermiş veya bu seçimde dahi oy veren Kürdler onların İslami hassasiyetlerini dikkate alarak bu tercihte bulundukları herkesin malumudur. Ancak Davutoğlu’nun yaptığı balkon konuşması ve seçim sürecinde Cumhurbaşkanı ile birlikte sergiledikleri dil, onların Türk İslam sentezli bir anlayışı amaçladıklarını açıkça göstermiştir. Şimdi AKP’yi hangi gerekçe ile olursa olsun desteklemiş veya desteklemeye devam eden Kürdlerin şapkasını önüne koymaları lazımdır.
Bu saatten sonra dillendirdikleri ümmetçi söylemlerin içinin boş olduğunu görmeleri ve kendi aidiyetleri üzerinden HDP üzerinde baskı unsuru haline gelmeleri gerekiyor. Ki bu yönelim HDP’nin politikalarını ve söylemlerini gözden geçirme sebebi olacaktır. Kürdlerin kendi ulusal değerlerini öne çıkarmaları için bir vesile olacaktır. Gerçi bu seçim sürecinde bunun nispeten yapmaya çalışıldığına müşahidiz. Ama bunun yeterli olmadığını da söylemek gerekir.
2013 Nevrozuyla başlayan süreçte normalleşmeye başlayan ve siyasal zeminin daha etkin bir biçimde kullanılmasını önemseyen Kürd hareketi geliştirdiği dil ile başarı çıtasını bu seçimde en üst seviyeye çıkarmayı başarmıştır. Seçimin mutlak galibi HDP üzerinden Kürd halkı olmuştur. Bu başarının devamı bundan sonra geliştirilecek söylem ve eyleme bağlıdır.
Doğrusu HDP projesine baştan beri karşı çıkan ve eleştiren biriyim. Bugünde aynı noktadayım. Elde edilen başarı Türkiyelileşmenin bir sonucu değildir. Açıkçası Batı illerinde alınan oylar 90’lı yıllarda göçe zorlanan Türkiye varoşlarındaki Kürdlerin aidiyet duygusuyla gerçekleştirdikleri yönelimin yansımasıdır. Dolayısıyla HDP’nin Türk solu ile gerçekleştirdiği ittifakın katkısından ve başarısından söz etmek mümkün değildir. Proje siyasi olarak başarılı olmuştur ama bu başarı Kürd halkının çabasıyla gerçekleşmiştir.
Sonuçlar ortada sadece İzmir iline ait 2015 ve 2011 verilerine dikkat edilmesi gerekir. Bu sonuç bile bize başarının mihenk noktasının neresi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
2015 sonucu: CHP:45.42, AKP:26.21, MHP:13.71, HDP:10.31
2011 sonucu: CHP:43.8, AKP:36.8 MHP:11.2, HDP:4.66
Şimdi HDP yönetimi bu sonuçlar üzerinden bir okuma geliştirmeli ve siyasal olarak hedef kitlesinin ne olduğunu görmelidir. Bunları sol kesimin oyuyla açıklamanın imkânı yoktur. Bu oylar muhafazakâr mütedeyyin Kürdlerin aidiyet duygusuyla verdiği oylardır. Dolayısıyla HDP tv ekranlarından arzı endam bazı Beyaz Türk analistlerin CHP den akan stratejik Türk oyları diyerek hedef şaşırtmaya çalışmalarının tuzağına düşmemelidir.
Ortaya çıkan sonuçlar HDP’nin kimseden emanet oy almadığı ve aidiyet duygusunu öne çıkaran Kürdlerin partisi olduğunu açıkça ortaya koymuştur. HDP Kürd partisi değildir, etnik yaklaşımlardan vazgeçmelidir gibi gazlara gelmemeli, bundan sonrası için bu Kürdlerin gönlünü kazanarak bu oyu kemikleştirmenin yoluna bakmalıdır. Dersim de ve Türkiye kentlerinde yaşayan Kürd Alevilerinin de aynı duyguyla hareket ettiklerini görmek gerekir. Dolayısıyla Kürdler tüm renkleriyle bu seçimde HDP’nin başarısında söz sahibi olmuşlardır.
HDP Türk solu veya beyaz Türklerin gazına gelerek Kürd halkının haklı ulusal taleplerinden hiçbir şekilde vazgeçmemelidir. En azından İzmir sonuçları bunun olmaması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Evet, Kürd siyasi aklına düşen görev bundan sonra tüm renkleriyle tüm farklılıklarıyla Kürd halkının varlık mücadelesinde onlara yer açmaya devam etmesidir. Bu statünün önünü açabilecek yegâne yoldur. Bu yoldan sapmak gelecekte hezimetlerin yaşanmasında etkili olacaktır.
Diğer iki pati için birkaç sözle yetinmek gerekiyor. CHP yerinde saymıştır. Kemikleşmiş ulusalcı Kemalist oylarla yetinmeye devam etmiştir. Oy oranlarında değişme olmadığından bir başarı veya başarısızlıktan söz edilemez. Ancak MHP ise HDD’nin barajı aşması ihtimali üzerinden oy oranını artırmıştır. Bu oylar geçmişti kendisine ait olan oylardır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları







































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
29.05.2018
21.02.2018
13.10.2017
24.09.2017
27.03.2017
27.02.2017
16.02.2017
31.01.2017
28.01.2017
22.01.2017