Zekeriya Kurşun
Ramazan, Kadir Gecesi ve nihayet bayram ile müşerref olan Müslümanlar, Allah’a kulluk etmenin hazzı, nefislerini terbiye etmenin mutluluğu veya en azından bireysel borçlarını eda etmenin sevincini yaşadılar. Başta İslam’ın kıblesi Kâbe olmak üzere dünyanın birçok yerinde bayram namazı münasebetiyle eller semaya kalktı. Ramazan boyu temizlenen gönüller dua etti, dünya ve ahiret için iyilikler istendi.
Teknolojinin verdiği imkânlar ile dünyadaki bütün Müslümanlar birbirlerinin bayramına ortak oldu. Bir köşeden dünyanın öbür ucundaki Müslümanların bayram sevinçleri seyredilerek gurur duyuldu. Eğer şeklî olarak değerlendirecek olursak, çağın sunduğu imkânlar ile tarihin en makbul Ramazan’ını idrak ettiğimiz söylenebilir. Bırakın Müslüman diyarlarındaki bayramları, Moskova’dan ABD’ye; Avrupa’dan Çin’e azınlıkta olan Müslümanların meydanlardaki bayramlarını da seyretmedik mi, sevinçlerine ortak olmadık mı?
BİREYCİLİK TUZAĞINA MI DÜŞTÜK
Ancak gerçekte oruç ibadeti ile birçok arzularından fedakârlık yapması istenen Müslümandan beklenen sadece bu mudur? Acaba paylaşmayı, kendisini başkalarının yerine koymayı, görmese de, bilmese de dünyanın diğer ucundaki Müslüman kardeşinin, hemcinsinin hatta Allah’ın yarattığı her mahlukatın derdiyle dertlenmeyi unutup, bireysel bir tatmin ve kurtuluş peşinde koşmak yeterli midir?
Daha açık ve doğrudan soralım: Bir paylaşma dini olan İslamiyet, uzun zamandır Batı medeniyetinin içine düştüğü bireycilik tuzağına mı düştü?
Kâbe’de milyonlar ellerini semaya kaldırırken, aynı zamanda yüzde yetmişi yıkılmış bir başka Müslüman diyarı Yemen’in kalan kısmının nasıl tahrip edileceğinin planları yapılmıyor muydu? Kudüs’te yüzbinler af dilerken, dünyanın en büyük hapishanelerinden biri olan Gazze Müslümanları ne âlemdeydi?
İslam medeniyetinin ilim beşiklerinden olan Ezher’de, Zeytuna’da; İslam’ın adalet yüzünü Kuzey Afrika’da gösteren Ukbe bin Nafi’nin Keyrevan’daki makamında, yüzbinler semaya dönmüş bireysel af talep ederken, Filistin’de, Libya’da, daha fazla Müslüman kanının dökülmesi hesaplanmıyor muydu? İslam dünyasının neredeyse her yerinde mebzul Çin malları dolaşırken, hatta bayramlık olarak Çin malı giysiler ile camilere gidilirken; Doğu Türkistan’da, Urumçi’de zulüm durmuş muydu?
Fas’ta Kral Hasan’ın görkemli camisinde on binler dualar ile meşgul iken, dünyanın en büyük hapishanesine dönüşmüş Batı Sahra’da neler yaşanıyordu? Birleşik Arap Emirlikleri’nde şatafatlı ve muhteşem tezyinatlı Şeyh Zayed Camii’nde dualar okunurken, bir başka Müslüman diyarı olan Hudeyde’ye askeri harekât planlanmıyor muydu?
Örnekleri çoğaltmak mümkündür. Ama uzatmadan bir-iki soru daha soralım: Cuma ve bayramı paylaşım ve sosyalleşme olarak anlayan İran, Tahran, Kum ve Meşhed gibi kentlerde bayram namazlarını sadece bir yerde kılmaya özen gösterirken; aynı anlayış, Suriye’de Irak’ta ve daha pek çok yerde diğer Müslümanlara tuzak kurmakla meşgul değil miydi? İslam medeniyetinin önemli merkezlerinden biri olan Timbuktu Büyük Camide diller zikirde, gönüller duada iken; Afrika’nın pek çok yerinde bayramın geldiğinden bihaber milyonlar yaşamıyor muydu?
KURTULUŞUN REÇETESİ
Bayram sonrası ağır bir sorgulama ve hatta kötümser bir bakış sergilediğimin farkındayım. Ama maksadım ve niyetim kötümserlik yaymak değil, paylaşmayı, birbiri için fedakârlık yapmayı, birbirine karşı merhametli olmayı emreden bir dinin mensuplarının bireysel kurtuluşlarının yeterli olmadığını hatırlatmaktır. İslam dünyasında egemen olmaya başlayan bireycilik tuzağının tehlikelerini anlatmaktır.
İslam tarihinin değişik dönemlerinde, bireysel tatminlerin dorukta hatta ilim ve refah düzeylerinin yüksek olduğu zamanlarda bile benzeri krizler yaşanmıştır. O büyük krizler ancak bireysel kurtuluş yerine başkaları için fedakârlık yapan liderlerin ve milletlerin ortaya çıkmasıyla atlatılmıştır.
İslam’ın ilk fatihleri olan Araplar arasında başlayan çıkar çatışmalarıyla ilim ve felsefede zirve yapmış olan Abbasi hilafetini düştüğü çaresizlikten, İslam’ı yeni tanımış olan ve İran, Irak, Suriye, Filistin hatta Yemen ve Umman’ı siyasi bir bayrak altında toplayan Selçuklular kurtarmıştır. Aynı şekilde, İslam dünyasının zaaflarından istifade ederek birleşen Haçlı ordularına karşı duran güç de yine Selçuklular olmuştur. Kudüs’ü kurtarıp orada yaşanan zulme son veren Selahhadin-i Eyyubi’yi düşünün. Eğer bireysel arzu ve hevâsının esiri olsaydı kendisine saltanat nimetlerini yeterince sunan Mısır ile yetinmez miydi?
Bu mirası devralan Osmanlılar, Batı’dan gelen tehditleri engelledikleri gibi, on altıncı yüzyılda İran’da güç kazanarak yeni bir tehdit oluşturan Safevilere karşı İslam dünyasının siyasi birliğini sağlamışlardır. Dönemin en büyük emperyal gücü olup, Kuzey Afrika’yı tehdit ve Kızıldeniz’den İslam’ın kıblegâhı olan Mekke’ye yaklaşan Portekizlileri de geri püskürten yine Osmanlıların fedakârlıkları olmuştur. Maalesef İslam dünyasının bugün içinde bulunduğu sorunlar da bireysel arayışlar yüzünden Osmanlıların devraldığı büyük mirası taşıyamaması ve nihayetinde ortadan kalmasıyla başlamıştır.
Bu kısa tarih gezintisi bizlere bir kere daha sorumluluğumuzu hatırlatmıyor mu? Kendi tarihimizi sadece tebcil ederek, onun hatırası ile yaşayarak çözüm üretmek elbette mümkün değildir.
Ancak unutmayalım: “Yiğit düştüğü yerden kalkar.”
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları


















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.06.2020
1.02.2019
18.03.2019
18.02.2019
4.02.2019
10.01.2019
3.02.2019
17.12.2018
22.11.2018
12.11.2018